Berk Hakman

Berk Hakman Fan sitesine hosgeldiniz. foruma girmek için anasayfaya tıklayınız..
 
KapıKapı  AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

 

dizi hakkında çıkan tüm haberler...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8  Sonraki
Yazar Mesaj
Misafir
Misafir




MesajKonu: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   C.tesi Ağus. 30, 2008 4:13 pm


O sahneden sonra kendime gelemedim !
Ekranlara veda eden 'Hatırla Sevgili' dizisinin oyuncusu Ayda Aksel, dizinin özellikle gençleri yakın siyasi tarihle ilgili bilgilendirdiğine dikkat çekti ve bazı sahnelerin çekimlerinde duygu olarak çok zorlandığını anlattı.

Kanaltürk'teki 'Orada Neler Oluyor?' programına konuk olan Ayda Aksel, bir süre önce sona eren atv'deki Hatırla Sevgili dizisinin bir döneme ışık tuttuğunu söyledi.

En çok kızının işkence gördüğü ve eşinin öldüğü sahnelerin kendisini duygusal anlamda çok zorladığını anlatan Aksel, "Eşimin öldüğü sahne çok zordu. Zaten iki gün sonra kendime geldim. Öncesinde çalışırken de çok zorlanmıştım, senaryo elime geçtikten sonra 'Eyvah, biz bu sahneyi nasıl oynayacağız' diye" açıklamasını yaptı.

Dramatik sahnelerin çekildiği günlerde sette bir ölüm sessizliği olduğunu anlatan Ayda Aksel, "Herkes, buruk ve kırıktı. Mesela odada fotoğraf baktığım bir sahe çekiliyor. Dışarı çıktım 7 kişi birden başka tarafa bakıyor. Ağlıyorlar... Seti çok fazla ekliyordu. Ben de 78 bölüm ağladım" dedi.

Balık hafızasından kurtulmalıyız

Özellikle sonrası kuşağın o dönemleri pek bilmediğine dikkat çeken Aksel, "Geçlerin pek fazla bilgisi yokken Adnan Menderes'in asılması dönemini merak ederek izlemeye başladılar. O dönemle birlikte 70'lerde gündeme geldi. En azından sorular soruldu, hatırlandı. Umarım bazı konularda soru işaretlerinin daha derin olmasını sağlamıştır. Umarım sadece 'Neler yaşamışlar vah vah' gibi bir hafifliğin dışında 'Yahu neler olmuş, neler oluyor?'u getirsin" diye konuştu.

O dönemlerle şimdi yaşanan süreç arasında çok benzerlikler bulunduğuna da dikkat çeken Ayda Aksel, toplumsal olarak balık hafızasından kurtulmak gerektiğini vurgulayarak "Bu nedenle bu tür çalışmalar önemli ve gerekli" dedi.


alıntıdır !!



Kullanıcı İmzası
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici


Kadın
Yaş: 18 Kayıt tarihi: 26/06/08 Mesaj Sayısı: 2774 Nerden: İş/Hobiler:
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 11:34 am

Cansel Elçin: "Menderes dönemini bilmiyordum, dizi sayesinde yaşıyorum"

"Hatırla Sevgili"nin başrol oyuncusu Cansel Elçin Fransa'da tiyatro okudu, dizilerden reklam filmlerine pek çok yapımda görev aldı. Audrey Tautou ile sınıf arkadaşı olan, Zidane ile bir araba reklamında oynayan Elçin, ekranın ardından "Küçük Kıyamet"le beyazperdede de karşımıza çıkıyor

Cansel Elçin 33 yaşında. Televizyon ekranlarının yeni yıldızı, dizi fanatiklerinin yeni yakışıklısı. "Kırık Kanatlar"ın Yüzbaşı Cemal'i, "Hatırla Sevgili"nin Ahmet'i. Geçen hafta vizyona giren Durul ve Yağmur Taylan kardeşlerin gerilim filmi "Küçük Kıyamet"te Başak Köklükaya'yla başrolde.

Elçin'in küçük bir kasabadan Paris'e "taşınan" hikayesini Kandilli'deki dizi çekimleri öncesinde dinledik. Röportaj sonrasındaki muhabbetimizde en çok "cool" lafını kullandı. Türkçeye tam anlamıyla hakim olmadığı için söyleşide sık sık "Yani, hani, anlatabiliyor muyum?" dedi. Bize göre "anlatabildi"...


Nasıl bir çocukluk geçirdiniz?


Babam terziydi. Dokuz yaşımdayken ailece Tire'den Fransa'ya göç ettik. Zor bir dönemdi ama belki de çocuk olduğumdan bunu pek anlamadım. Şimdi fark ediyorum. Tire gibi bir kasabadan Paris'e gitmek enteresan bir hayat tecrübesiydi. Türkiye'deyken ilkokul ikiye kadar okumuştum, Paris'te yine birinci sınıftan başladım. Fransızca önceleri bir kompleksti benim için. Dili sevince öğrenmesi kolay oldu.

Türkiye'yi bizim aile gibi daha çok para kazanmak için bırakıp gidenler yeni ülkelerine adapte olamıyor. Çünkü para biriktirdikten sonra memleketlerine geri döneceklerini sanıyorlar. Oysa çoğu bunu başaramıyor. Biz de ailece, o iki ülke arasında kalanlardandık.

Yıllar sonra o kasabalı çocuk büyüdü ve oyuncu olmaya karar verdi.
19 yaşında üniversiteyi bırakıp ailemin tekstil şirketinde çalışmaya başladım. Zamanla kendimde bir eksiklik hissettim. Hayat yalnızca mal satmakla geçmiyordu. 24 yaşımda Fransa'nın en ünlü tiyatro okullarından Ecole Florent'a yazıldım. Okula akşamları devam ediyordum. Sınıf arkadaşlarımdan biri de Audrey Tautou'ydu.

İşten çıkıp tiyatroya gittiğim için tiyatroda takım elbiseyle geziyordum. Hocalara komik geliyordu bu. Önceleri bana işadamı rolleri veriyorlardı bu yüzden. Okulu bitirince tiyatro oyunlarında, reklamlarda, filmlerde, dizilerde rol aldım. Madrid'de Zidane'le bir araba reklam çekimi yapmıştık mesela.

Sizi ilk keşfeden Türk, Ferzan Özpetek'miş.


Evet. Ferzan Fransa'da rol aldığım bir tiyatro oyununda gördü beni, "Gel 'Harem Suare'nin kamera arkasında yardımcı ol bana" dedi. Kabul ettim. Sonra deneme çekimlerinde yer aldım. Başka dizi teklifleri de aldım Türkiye'den. Ama çok sevdiğim bir iş çıkmadı içlerinden. Beni bir deneme çekiminde gören Tomris Giritlioğlu "Kırık Kanatlar"ın kadrosuna dahil etti.
Yüzbaşı Cemal karakterini çok sevdim. Türkiye tarihinin bir bölümünü anlatan bir dizide oynamak çok güzeldi. Hele yıllardır yurtdışında yaşayan biriyseniz. Çünkü o Türklük damarı aslında memleketinizden dışarı çıktığınızda kabarıyor.
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici


Kadın
Yaş: 18 Kayıt tarihi: 26/06/08 Mesaj Sayısı: 2774 Nerden: İş/Hobiler:
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 11:34 am

"HATIRLA SEVGİLİ"DEKİ AŞK ÜÇGENİ GERÇEK OLDU!..


Hatırla Sevgili dizisinin genç yıldızı Beren Saat önce Cansel Çetin'le yakınlaştı, sonra diğer rol arkadaşı ile birlikte olmaya başladı.


Güzel oyuncu dizide olduğu gibi özel yaşamında da önce Cansel Elçin (Ahmet) ile duygusal yakınlık kurdu. Sette başlayan bu ilişki herkesin dilindeyken Ceren Saat bu kez yine senaryoda olduğu gibi rotayı Necdet karakterini canlandıran Okan Yalabık’a (Necdet) çevirip yeni bir aşka yelken açtı. Magazin dünyasında kulaktan kulağa dolaşan iddiaya göre, şimdi iki erkek oyuncu bu yüzden selamı sabahı kestiler. Cansel Elçin’in dizi setinde mecbur kalmadıkça çiftle konuşmadığı belirtiliyor.
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici


Kadın
Yaş: 18 Kayıt tarihi: 26/06/08 Mesaj Sayısı: 2774 Nerden: İş/Hobiler:
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 11:35 am

Mehtap ALTINOK Ekran Avcısı

Hatırla Sevgili’nin anımsattıkları

atv’nin başarılı dizisi Hatırla Sevgili, giderek izlenme oranını artırıyor... Daha ilk gün ‘Binbir Gece’ dizisi ile aynı gece yayına başladığında izleyicilere Binbir Gece’yi değil hatırla Sevgili’yi izlemelerini önermiş, Binbir Gece’yi tekrarlarından takip etmelerini tavsiye etmiştim... Ancak Binbir Gece’nin konusu ve magazin programlarına bol malzeme çıkarması dolayısıyla Hatırla Sevgili’nin günü değiştirilerek cumaya alınmıştı... İyi de oldu aslında, son dönemde dikkat ettim çoğu insan bana hak verdiklerini belirterek Hatırla Sevgili’yi izlemeye ve tartışmaya başladı... Hatırla Sevgili bir kere tekrara düşmediği, senayosu ağır işlemediği için favorilerimden biri... Ancak en önemlisi, dizide hem tarih hem aşk hem de insani duygular birarada veriliyor... Genç bir izleyicinin diziyi izleyerek bile Adnan Menderes dönemini merak etmesi ve ardından araştırması ya da büyüklerine sorması mümkün... O bakımdan öğretici olduğu da kesin... Dizide yaşanan aşk zaten başlı başına izleyiciyi çok farklı noktalara götürerek, eski aşkları anımsatıyor... Dizide kullanılan kıyafetler, kullanılan kelimeler, eski İstanbul, bir hayranlık duygusu ve aşırı merak uyandırıyor izleyicide... Bu ögeleri belki diğer tüm dizilerde bulmak mümkün ama Hatırla Sevgili’de işlenen duygusallık başka hiç bir yerde yok... İnsani duyguları harekete geçiren, izleyiciye unuttuğu şeyleri hatırlatan çok özel duygular bunlar... Hatırla Sevgili zaman zaman Adnan Menderes dönemini iyi yansıtamadığı ya da politik olarak yanlış bir yöne gittiği şeklinde eleştiriler alsa da bana göre bu sezonun en iyi dizilerinden... Çünkü izlerken anımsattığı çok fazla şey var...
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici


Kadın
Yaş: 18 Kayıt tarihi: 26/06/08 Mesaj Sayısı: 2774 Nerden: İş/Hobiler:
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 11:35 am





'Hatırla Sevgili'nin ekibi sezona veda etti

atv'nin sevilen dizisi 'Hatırla Sevgili' yarın akşam sezon finaliyle ekranda olacak. İlgiyle izlenen dizinin oyuncu kadrosu ve teknik ekibi, önceki akşam Kuruçeşme Sortie'nin içindeki Fishmekan'da hep beraber veda yemeği yedi.

Şimdiden özledik
Dizinin eylül ayından itibaren yeni bölümleriyle ekranda olacağını belirten oyuncular, "Sezonu yeni kapattık ama daha şimdiden setimizi çok özledik" dedi. Gecede en büyük ilgiyi dizinin başrol oyuncuları Beren Saat, Cansel Elçin ve Okan Yalabık çekti. Neşeli tavırlarıyla dikkat çeken genç oyuncular, 'Hatırla Sevgili'nin başarısını setteki uyuma bağladıklarını söyledi. Yemeğe katılanlar arasında Yılmaz Erdoğan'ın eşi Belçim Erdoğan da vardı. Güzel oyuncu, şıklığıyla göz kamaştırdı.

SABAH
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici


Kadın
Yaş: 18 Kayıt tarihi: 26/06/08 Mesaj Sayısı: 2774 Nerden: İş/Hobiler:
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 11:35 am

Rekora koşuyor!

Tomris Giritlioğlu'nun şirketi olan SİS Yapım'ın çektiği "Hatırla Sevgili" dizisinin müzikleri çok beğenilince bir albüm yapıldı.Ancak öyle bir şey oldu ki herkes şaşkına döndü!

atv ekranlarında yayınlanan ve Menderes döneminin anlatıldığı Hatırla Sevgili dizisinin müziklerinden oluşturulan sountrack albüm, 20 bin adet basılmasına rağmen, piyasaya çıktığı ilk gün İstanbul'da tamamı satıldı.

Albümün yapımcısı olan Kalan Müzik yetkilileri bu durum karşısında şaşırıp kaldı. Şu anda yeni baskıları yapılan albümün, böyle giderse beklenmedik bir rekora imza atması bekleniyor.

Albümde, dizide yer alan ve dillerden düşmeyen Hatırla Sevgili, Geçmişten Geleceğe, Yaralı Kalbim, Dalgakıran ve Zor Yıllar şarkıları yer alıyor.

Dizi müziği yapmak daha karlı

Bir çok sanatçının uzunca bir süre uğraşarak piyasaya çıkardıkları ve büyük reklam kampanyalarına rağmen satamadıkları albümlerini düşününce, Hatırla Sevgili'nin başarısı oldukça dikkat çekici!

Dizi müziklerinden oluşan albümlerin neredeyse yok sattığı bir dönemde, Kıraç, Gökhan Kırdar, İntizar gibi isimlerin de neden dizilere müzik yaptığı anlaşılır bir durum olarak ortaya çıkıyor bu yaşananlardan sonra. Zira, bir çok sanatçı son derece iddialı çalışmalarına rağmen, bekledikleri tirajlara ulaşamıyorlar.
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici


Kadın
Yaş: 18 Kayıt tarihi: 26/06/08 Mesaj Sayısı: 2774 Nerden: İş/Hobiler:
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 11:35 am

YENİ SEZONUNDA NELER OLACAK?

Hatırla Sevgili’nin yeni sezon bölümleri 1969 Şubat’ından devam ediyor. Ahmet, Rüya’nın kendi kızı olduğunu öğrendikten sonra büyük çalkantılar yaşayacak ve Yasemin’le Necdet’in hayatı artık asla eskisi gibi olmayacak. Rüya’nın doğumunu, büyüdüğünü görememiş olan Ahmet bunun acısını Yasemin’den çıkaracak. Güzide’nin hayatı da dönülmez biçimde değişecek. Yasemin’le yüzleşen Güzide’yi de bir sürpriz beklemektedir.Ailelerin olaylara karışmasıyla Ahmet ve Yasemin arasında büyük bir mücadele başlayacak. Ayla’nın bu mücadeledeki rolü herkesin kaderine etki edecek. Deniz’in ağır yaralı hastaneye kaldırılması Defne ve aileler için büyük şok yaratır. Artık Türkiye’de farklı görüşten gençlerin arasında gittikçe yükselen şiddet herkesi dört bir yana savrulmaya başlar. Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan’ın da aralarında olduğu solcu gençler farklı fraksiyonlara bölünücekler. Bu süreç Türkiye’yi 12 Mart 1971 darbesine taşıyacaktır. Diğer yandan sağcı gençlerin örgütlendiği ülkü ocakları ve Yaşar’ın bu çevrelerde yükselişi Işık’la ilişkisine etki edecektir. İşçi hareketleri’nin yoğun yaşandığı bir dönemde DİSK ve emekçilerin haklarını arama kavgalarına şahit olacağız. Rıza tekrar siyasete dönme umuduyla çalışmalara başlayacak. Demirel hükümeti, İsmet İnönü’nün de desteğini alarak eski DP’lilerin siyasi haklarını geri vermeye çalışacak. Ama tabii bu, bazı çevrelerin hiç hoşuna gitmeyecektir.
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici


Kadın
Yaş: 18 Kayıt tarihi: 26/06/08 Mesaj Sayısı: 2774 Nerden: İş/Hobiler:
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 11:36 am

ZOR YILLAR MI HATIRLA SEVGILI MI

"Adnan Menderes'in hayatından ve dönemin siyasi ortamından kesitler sunan Zor Yıllar'da Beren Saat ile Kırık Kanatlar'dan tanıdığımız Cansel Elçin başrolleri paylaşıyor. Türkiye yakın tarihinin anlatıldığı bu yarı belgesel-drama, bu sezon atv ekranlarının en prestijli yapımlarından biri olmaya aday. Bir dörtlü aşk çıkmazının ardından, 27 Mayıs İhtilali iki çocukluk arkadaşını savcı ve zanlı olarak mahkemede karşı karşıya getiriyor. Bir yanda aşk hesaplaşması, diğer yanda adaleti tecelli ettirme arzusu. Türkiye'nin yakın tarihinin fon oluşturduğu son derece hareketli bir öykü, tıpkı bir dönem Çemberimde Gül Oya'nın yaptığı gibi kısa zamanda tiryakilik yaratacağa benziyor
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici


Kadın
Yaş: 18 Kayıt tarihi: 26/06/08 Mesaj Sayısı: 2774 Nerden: İş/Hobiler:
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 11:36 am

HATIRLA SEVGİLİ MAHKEMELİK OLDU

Ekranların sevilen dizisi HATIRLA SEVGİLİ daha başladıgı ilk günden itibaren siyasi içerigi ile ilgi görmüş ve eleştirilere maruz kalmıştı... özellikle siyasi içerikleri ve Tarihimize ışık tutan dizi son bölümlerinde DENİZ GEZMİŞ ve arkadaşlarının hayat öyküsünü anlatmaya başlamıştı.. o dönemdeki insanları ve olayları birebir canlandıran HATIRLA SEVGİLİ RÜTÜK tarafından mahkeye verildi... sebep oalrakta genç nesillerin beynini yıkamak , DENİZ GEZMİŞ'İ kahraman gibi gösterme ve o zamanın gençlerini sanki çok iyi bir şey yapıyormuş gibi özendirerek anlatma sebeplerinden dolayı MAHKEMELİK OLDU. RÜTÜK bu konuda hiç bi açıklama yapmazken,HATIRLA SEVGİLİ yapımcıları,oyuncular ve ATV zor durumda kaldıklarını çok sıkıntılı günler geçirdiklerini belirti... yapımcılar ve atv yönetimi; mahkemenin gidişatı çok önemli, davayı kaybedersek diziye ara verilebilir ya da yayından kalkabilir diye açıklama yaptılar...
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici


Kadın
Yaş: 18 Kayıt tarihi: 26/06/08 Mesaj Sayısı: 2774 Nerden: İş/Hobiler:
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 11:36 am

HANGİ YAZAR HATIRLA SEVGİLİ’Yİ ELEŞTİRDİ?
29.01.2007 17:00:00

Vatan gazetesinin sert üsluplu yazarı ATV'de yayınlanan Hatırla Sevgili adlı diziyi önce övdü sonra verdi veriştirdi!
Senaryosunda hatalar var diyen yazarımız dizinin yöneticileri bazı konularda uyardı. Peki kim bu yazar?

Hatırla Sevgili... Ama lütfen doğru hatırla!

Cuma akşamları nefes bile almadan seyrediyorum “Hatırla Sevgili”yi... Alıştığımız tarzdaki vurdulu kırdılı ya da sulu zırtlak Türk dizilerinden oldukça farklı, büyük bir emekle çekildiği de belli...

Öykü, 1950’lerde başlıyor ve demokrasi tarihimizde oldukça tartışmalı bir dönemi, yani 1960 darbesini anlatıyor. Senaryo danışmanlarından Can Dündar’ın deyişiyle, “Yıllar yılı komşu ve dost olan biri CHP’li diğeri Demokrat Partili iki ailenin askeri müdahaleyle ayrılan yollarını ve kuşaklara yayılan öyküsünü” izliyoruz bu dizide... O döneme ait bilgilerimizi tazeliyoruz... Yapım, yönetim, oyunculuk, kostüm, dekor dört dörtlük!

Ama dizinin her bölümü bittiğinde arkadaş çevremde büyük bir tartışma başlıyor:

- Dizideki Demokrat Partili Milletvekili Rıza, aslında Rüştü Erdelhun... Çünkü Yüksek Adalet Divanı’nın idam cezasına çarptırdığı 15 kişi arasında Rıza diye biri yok...

- Hayır... Rüştü Erdelhun olamaz, çünkü onun Büyükada’da evi yoktu. O milletvekili, Zeki Erataman... Dizi karakteri Rıza’nın eski dostu Yassıada Savcısı Şevket de aslında Başsavcı Ömer Altay Egesel. Çünkü duruşmalarda sanıklarla ve avukatlarıyla bir tek o tartıştı.

- Olur mu canım? Egesel’in oğlu Yassıada duruşmalarında DP’lilerin avukatı falan olmadı... Üstelik dizideki savcı, karar verildikten sonra evinde oğluyla tartışıyor ve kalp krizi geçirip hastaneye kaldırılıyor. Egesel ise karardan bir gün sonra başlayan idamlarda bile hazır bulundu. O savcı başka biri...
***

Bu tür yarı belgesel senaryolar, her zaman tartışmalara yol açar... Çünkü gerçek kişilerin arasına serpiştirilen “hayali kahramanlar”, izleyicinin kafasını bulandırır.

Daha da kötüsü; döneme ait bilgi kirliliğine yol açar...

Bu dizinin senaryo danışmanlarından biri Can Dündar, diğeri ise yine yakın tarihe ilişkin başka senaryolarıyla tanıdığımız Yılmaz Karakoyunlu...

İkisi de hem senaryo yazarlıklarıyla, hem de belgeselcilikleriyle ülkemizin önde gelen isimlerinden...

Hoşgörülerine sığınarak kendilerine sormak istiyorum:

Yassıada’da idam cezasına çarptırılan 15 kişi; Celâl Bayar, Refik Koraltan, Adnan Menderes, Emin Kalafat, Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan, Agâh Erozan, Hamdi Sancar, Bahadır Dülger, Baha Akşit, İbrahim Kirazoğlu, Nusret Kirişçioğlu, Zeki Erataman, Osman Kavrakoğlu ve Rüştü Erdelhun...

Bunlardan sadece Menderes, Zorlu ve Polatkan’ın idam cezaları Milli Birlik Komitesi tarafından onaylandı, diğerleri ise “müebbet hapis”e çevrildi... Bu durumda dizideki “Rıza” karakteri yukarıdaki isimlerden biri mi, yoksa tümüyle hayali mi?

Eğer yanıtınız “hayali”yse, dizinin ana karakterlerinden biri olan bu kahramanın çevresinde gelişen “kurmaca” olaylar, halkımızın 1960 Askeri Darbesi ve Yassıada duruşmaları hakkında yanlış bilgilerle donatılmasına neden olmaz mı?

Bu; özetle “tarihi çarpıtmak” anlamına gelmez mi ve yanlış değil mi?
***

Bu diziye bu kadar çok kafa yormamın tek nedeni var: Onu önemsiyorum...

Önemsiyorum ama senaryo konusunda ciddi kuşkular da taşıyorum...

Çünkü Atatürk’ün dediği gibi, “Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan, yapana sadakatle bağlı kalmazsa, değişmeyen gerçek; bir gün insanlığı şaşırtıcı bir hal alır...”

Senaristler sakın, “Biz tarih yazmıyoruz” demesinler, çünkü bugün o diziyi izleyenlerin neredeyse dörtte üçü o günlerde hayatta bile değildi ve onlar için sizin “senaryo”nuz tarihin ta kendisi!

Vatan
Mustafa Mutlu
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici


Kadın
Yaş: 18 Kayıt tarihi: 26/06/08 Mesaj Sayısı: 2774 Nerden: İş/Hobiler:
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 11:37 am

Hatırla Sevgili

Hatırlamak bazen pek de rahat vermez insana. Sanırım bu yüzden çabucak unutmayı tercih ediyor insan kalbi...

Doğum ağrısını, ayrılık acısını unuttuğu gibi...

Unutmak iyi midir diye de düşünmekteyim kimi zaman da... Unutmasa nasıl dayanacak insan o kederle yaşamaya?

Unuttuğu için belki de patinaj çekmekte aynı insani hatalar üzerinde.

***
Cuma gecesi “Hatırla Sevgili” yi izlerken, çok çok iyi yazılmış, çok çok iyi çekilmiş ve çok çok iyi oynanmış bir projenin de varlığını görmek iyi geldi bana...

Zira (hiç seyretmedim sakın yanlış anlaşılmasın) bir kadının kaç paraya yatabileceğini sorgulatan bir başka güçlü projenin gölgesinde “hatırlanması gerekenler” yok sayılabilirdi...

“Sağcı solcu şeyi aman boş ver” diyen bir genç kuşak izleyici için yabancı dursa da o sağcı solcu şeylerinin bu ülkede neleri tepetaklak ettiğini anımsamak irkiltebilir belki birilerini... Sanmıyorum ama belki...

***
Bugünkü gazete başlıklarına bakarsak Türkiye iki uç noktada durmakta sanki.

Töre cinayetiyle, televizyon programlarındaki çürümüş modellerin delilikleri arasında bir boşluk var sanki.

Sanki artık ailelerin çocuklarını büyütürken yaşadıkları sorunlar, siyasetin ulusal ekonomiye, ulusal ekonominin aile bütçesine ettiklerinin hiçbir önemi yok.

Bir şeye inanmanın, bir taraf olmanın sorumluluğu, vatandaşlık bilinci, adalet ve aidiyet duygusu yok...

Üstelik bunların yeni günlük yaşam içinde bir anlamı da yok...

***
“Hatırla Sevgili” Cuma akşamı 1959 yılını anlatırken usul usul 1970’lerin sonu, 1980’lerin başları geldi aklıma...

Sokak çatışmalarının içinde saklambaç oynarken, “bir kadın 150 bin dolara bedenini satar mı?” durağına geldik...

Bu yazıyı rol aldığım dizinin setinde yazıyorum. İzleyicilerin Ferit oda diye bildikleri tavan arasında, pencereden bakarken az önce Asu Maralman geldi yanıma. “Sonbaharı mı seyrediyorsun?” diye sordu. “Evet” dedim... “Şu yaprakların uçuşuna bak...”

“Eeee” dedi “Her şey mutlak bitmeye mahkumdur. Bitecek ki her defasında yeni bir şey başlasın.”

Her şey hızla anı oluyor evet...

Az sonra bu yazıyı bitirecek ve aşağı ineceğim. Aşağıda beni yeni, heyecanlı ve belki de çok iyi bir iş devralmış olmanın ürkekliği içinde bir ekip karşılayacak. Makaralar dönecek. Kasetler bitecek. Zaman geçecek... Yine birarada günler ve geceler geçireceğiz.

Bir gün gelecek biz de tükeneceğiz...

Yeni şeyler başlayacak... Başlayacak her yeni günü sevinçle karşılayabilme gücü olmayacak içimizde her zaman.

Ama hiç unutmaycağız; her bitiş yeni bir başlangıçtır!

Pazar ekinde gidenlere güle güle demiştim...

Buradan da kapımızı henüz çalanlara merhaba demek isterim...

Hoşgeldiniz...
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici


Kadın
Yaş: 18 Kayıt tarihi: 26/06/08 Mesaj Sayısı: 2774 Nerden: İş/Hobiler:
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 11:37 am

Bomba aşk!

Dizideki aşklarını gerçek hayata taşıyan Tuba Büyüküstün'le Bülent İnal, ayırıldı. Bülent, Beren Saat'le yeni bir aşka yelken açtı. Tuba gönlünü Beren'in rol arkadaşı Cansel Elçin'e kaptırdı.

Duygu dolu aşk hikayelerini anlatan 'Ihlamurlar Altında' dizisi ile atv'nin reyting rekortmeni dizisi 'Hatırla Sevgili'nin rekabetinden aşk doğdu! Tuba Büyüüstün ile Bülent İnal, 'Ihlamurlar Altında'ki aşklarını gerçek hayata taşıdı. Yıllar boyu birlikte olan çiftin, evleneceğine kesin gözüyle bakılırken Tuba ile Bülent cephesinden 'ayrılık' haberi geldi.

YORUM YOK...
Bu haberlerden sonra ise ortaya ilginç bir iddia atıldı. Konuşulanlara göre; Bülent İnal gönlünü 'Hatırla Sevgili'deki 'Yasemin' rolüyle milyonların gönlünde taht kuran Beren Saat'e kaptırdı. İkili bu aşk hakkında konuşmazken, bu kez de Tuba'nın 'Hatırla Sevgili'nin Ahmet'i Cansel Elçin'le yeni bir aşka yelken açtığı ortaya çıktı.

AYNI DİZİDE DEVAM...

Tuba ile Ahmet, önceki gece Bebek'te görüldü. Böylece rakip iki dizinin rekabeti, yepyeni ilişkileri doğurmuş oldu. Bu arada; Tuba Büyüküstün 'Asi' adlı bir diziye başlarken Bülent İnal, atv'de ekrana gelecek 'Kara Yılan' dizisinde rol alıyor. Cansel Elçin ile Beren Saat atv'nin reyting rekortmeni dizisi 'Hatırla Sevgili'de oynamaya devam ediyor.

09.09.2007 Takvim - Saklambaç
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici


Kadın
Yaş: 18 Kayıt tarihi: 26/06/08 Mesaj Sayısı: 2774 Nerden: İş/Hobiler:
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 11:37 am

Kürsat Bumin(yeni safak gazetesi)

'Hatırla Sevgili' Dünkü yazıda epeyce ilerlemiştik; film ve televizyon dizilerinde önümüze getirilen "yaşanmış hikayeler" sayısının –nihayet- artıyor olmasının hepimize iyi geleceğinden söz ediyorduk. Bu çerçevede son dönemin "12 Eylül filmleri"ni hatırlatmış, işin televizyon dizilerine ilişkin faslında da proje tasarımı Tomris Gritlioğlu'ya ait olan "Hatırla Sevgili"yi anmıştık. (Kurtlar Vadisi"nin hesabını "şiddet propagandası müsameresi" olarak kestiğimizi de unutmayın.)

Gidişattan memnun olmamak mümkün mü? Onlarca televizyon kanalında karşımıza çıkan (ve ülkede artık soyu tükenmiş olan) "konak hikayeleri"nden ve birbirinin neredeyse aynı repliklerle dolu, nasıl gelişeceği- nihayet bulacağına "yolda" karar verilen "aşk hikayeleri"nden bıkıp usanmadık mı? Yok mudur bu ülkenin doğru dürüst bir biçimde ekrana taşınacak "yaşanmış hikayeleri"? Tahmin ettiğiniz gibi işin "öğretici" yanından filan söz etmiyorum; ama insaf, "dizi" dediğimiz şeyler bu kadar da uçuk bir hayal gücünün ürünü olabilir mi?

Giritlıoğlu'nun "Hatırla Sevgili"si bugün için sözünü ettiğim bu "marazi" konak ve aşk hikayelerini elinin tersiyle bir kenara iten tek televizyon dizisi. Dizinin bugüne kadar izlediğimiz bölümlerinde bir aşk hikayesi etrafında "Menderes'in Dramı"na şahit olduk. Kimbilir kaç bin izleyici yakın tarihimizin mahkeme kurularak işlenen bir cinayeti hakkında belki de ilk kez fikir sahibi oldu. Hem de cinayet mahalline giden yolda ekrana gelen o çok öğrettici sahneleri de izleyerek. Menderes, dar ağacına giden yokuşta etrafını kuşatan ve kendisine çoşkulu tezahüratta bulunan "halkı" ile göz göze gelmektedir. O "halk" ki, sevgili başbakanları için –aması filan yok- kılını bile kıpırdatmamıştır. Bir ülkede "sivil itaatsizlik" bu derece mi cılız olur, hiç değilse diziyle birlikte düşünmemiz gerekiyor.
"Hatırla Sevgili" sinematografik açıdan taşıdığı artılarının yanı sıra bu toplumun hafızasını yenilemesi açısından da "ilaç gibi" gelmiş olmalıdır. 27 Mayıs sayıları hiç de az olmayan bir kesim (en utangaçları 61 Anayasası dolayısıyla) tarafından –hâlâ- ülkenin demokratikleşmesi yönünde önemli bir adım olarak değerlendiriliyorsa, bir değil belki on tane "Hatırla Sevgili"ye acilen ihtiyaç vardır. Cinayet üzerine demokrasi inşa edilebildiği nerede görülmüş?

İzleyene "İşte!" dedirten bir dizi. Kimin aklına niçin-ne münasebetle geldiği hiç mi hiç anlaşılamayan senaryoların canlandırıldığı onlarca diziden sonra izleyene nihayet "İşte bu ve buna yakınlar" dedirten bir dizi.

"Hatırla Sevgili" 27 Mayıs ve "Menderes'in Dramı"na ilişkin yeni tartışmaların başlamasına da vesile oldu. Bakın mesela, Radikal'den Neşe Düzel'e konuşan Halil Berktay, 27 Mayıs ve İnönü ilişkisi hakkında "İnönü, askeri müdahaleyi onaylamadı ve bu sayede iktidara gelmeyi, askeri müdahalenin başbakanı olmayı hiç istemedi" derken, Yeni Şafak'tan Mehmet Gündem'e konuşan Hüsamettin Cindoruk, İnönü'nün "...biz bu ihtilalin ne içindeyiz ne dışında" şeklindeki sözlerini "tarihi ve çok talihsiz bir söz" olarak değerlendiriyor. Görüyorsunuz; "Hatırla Sevgili"nin bu türden tartışmaların canlanmasına yararı da var. Bir diziden daha fazla ne istenebilir ki...
"Hatırla Sevgili"de yokluğunu hissettiklerimin (yoksa vardı da ben mi kaçırdım) başında "Türk matbuatı"nın 27 Mayıs'ı nasıl karşıladığına ilişkin sahneler geliyor. Bence bu önemli konu atlanmamamıydı. Çünkü biliyorsunuz, 27 Mayıs sabahından itibaren "Türk matbuatı" büyük çoğunluğuyla gerçekten yerlerde sürünüyordu... ("Hangi darbeden sonra yerlerde sürünmüyordu ki" diyorsanız, tabii ki haklısınız.)

Gazeteleri dolduran "Gerçek bir demokrasi ve tam bir tolerans devrinin de sadece ilk adımı", "Hürriyet hareketi", "Milli İnkılap", "Mustafa Kemal ihtilaninin devamı", "Fenni ve insani bir ihtilal" gibi 27 Mayıs'ı selamlayan yüzlerce utanç verici başlıkları ya da bir gün içinde DP'nin yanından karşısına geçen gazeteleri (dönemin Hürriyet ve Tercüman'ı gibi) hatırlatmıyorum bile.. . Bana göre (de) asıl skandal, Milli Birlik Komitesi'nin "Menderes hükümeti devrilmesiydi neler olacaktı" faslından yaydığı söylentilere matbuatın verdiği gönülden destektir. DP hükümetinin yandaşlarına silah dağıttığı yolunda haberler mi istersiniz, gösterilerde öldürülüp "buzhanelere" konan cesetlerin bulunduğunu manşet yapan gazeteler mi? Belki inanmayacaksınız ama matbuatın gönüllü kulluğuyla yayılan bu söylentilerin içinde şöylesi bile vardı: "Bir Kürdistan Hükümeti Tesisi İçin DP Grubu İçinde Çalışanlar"(!) (Cumhuriyet, 31 mayıs 1960)

Neyse de, son olarak söylemek istediğim kısaca şu: Mutlaka, acilen "hatırlamamız" lazım ve "Hatırla Sevgili" biz "aşırı unutkanlara" epeyce şeyi hatırlataran iyi bir örnek olarak ekranımızdan geçmektedir...
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici


Kadın
Yaş: 18 Kayıt tarihi: 26/06/08 Mesaj Sayısı: 2774 Nerden: İş/Hobiler:
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 11:39 am

HATIRLA SEVGİLİ-Çekim Yerleri

--Ahmet'in ailesinin yaşadığı evin yerinde Pazar günleri çekim yapılıyormuş. Faik paşa caddesi, burası Beyoğlu'ndan Çukurcumaya inen yollardan biri. Galilei Gaileo İtalyan lisesinden Yunan konsolosluğu yönüne döndükten sonra bir kaç adım sonra sağa kıvrılan ilk cadde hatta yokuş.

--Ayla-Ahmet operada karşılaştılar. Ancak orası AKM değildi. Zaten bugün bildiğimiz AKM binası 1978 yılında açılmış. Bir önceki bina ise temeli 1946'da atılmasına rağmen ancak 1969'da açılabilmiş ve Arthur Miller'in Cadı kazanı oyunu sahnelenirken 1970'de yanmış. Yani zaten dizi 1966 ağustosunda ve AKM zaten yok. Oturdukları koltuklar bana Beyoğlu Atlas sinemasını anımsattı. Çünkü bu salonda öyle localar var. Zaten Atlas sineması 1950'den sonra tiyatro salonu olarak kullanılmış.
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici


Kadın
Yaş: 18 Kayıt tarihi: 26/06/08 Mesaj Sayısı: 2774 Nerden: İş/Hobiler:
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 11:39 am



Beren Saat: 'Sevgilisi olan birine hiç göz koymadım'

İnsanı şaşırtacak şekilde düzgün ve aklı başında konuşuyor. Henüz 23 yaşında olmasına rağmen ne istediğini ve nerede, nasıl davranacağını çok iyi biliyor. Her ne kadar sessiz sakin görünse de, bir Balık burcu olarak ona 'heyecanların kadını' demek yanlış olmaz.

Hatırla Sevgili dizisindeki başarılı oyunculuğunun yanı sıra, özel hayatıyla magazin basınının da hedefi haline gelen Beren Saat, kendisine yakıştırılan 'Gönül çelen kadın' imajından, biraz rahatsız. Ama emin olun, yine bir Balık olarak ona ket vurmak da imkânsız!..

Hayatın bir armağanı sanırım, sizin bugün burada olmanız. Bir yarışmaya katıldınız ve kısa sürede aranan bir oyuncu oldunuz. Bu kadarını hayal etmiş miydiniz?

- Hayır etmemiştim, daha doğrusu böyle önemli projelerde başrol almak için daha çok yolumun olduğunu düşünüyordum. Başarımdaki asıl pay çok yetenekli olamamdan değil, doğru insanlarla, doğru projelerde çalışmamdan kaynaklanıyor. Örneğin Hatırla Sevgili'de yönetmenimiz Tomris Giritlioğlu bana çok güvendi, başkası olsa bunu yapmazdı belki.

Dışarıdan baktığınızda nasıldı, içine girdiğinizde neyle karşılaştınız? Beklediğinizden çok farklı bir dünyayla mı?

- Çok büyük bir sürpriz ya da hayal kırıklığıyla karşılaşmadım açıkcası, aşağı yukarı beklediğim şeyi buldum. Tabii ki çok kolay olmasını beklemiyordum ama dizi çekmenin hiç de dışarıdan göründüğü gibi olmadığını öğrendim. Çok zor şartlarda çalışılıyordu. İlk set günümde 24 saati devirince, "Bu böyle olacaksa, ben bu işi devam ettiremem," diye çok korkmuştum.

Peki ya ilişkiler?

- İşte o noktada biraz dejenere olmuş bir topluluk buldum karşımda. Sadece magazin haberlerinden ve insanların ilişkilerinden bahsetmiyorum... Çok bireysel bir iş olduğu için, egoların çok çarpıştığı ve insanların birbirine hiç güveninin olmadığı bir ortamdasınız. Hatta insanlar birbirini ezerek veya birbirinin ayağını kaydırarak bir şeyler başarmaya çalışıyor. Karşımda bu kadar 'güvensiz' bir popülasyon bulunca, bu beni üzdü açıkcası. Ama şimdi yapacak bir şey olmadığını görüyorum. Adapte olmayı, yaklaşan tehlikeyi sezmeyi ve korunmak için dikenlerinizi çıkarmayı öğreniyorsunuz. Sosyal çevrenizi de ona göre oluşturuyorsunuz tabii.

Sizi bugüne dek en çok ne rahatsız etti? Ya da en çok neden şikâyetçisiniz, diyeyim...

- Yanlış anlaşılmak... Zaten o yüzden de artık neredeyse hiç röportaj vermiyorum. Canlı bir program olursa, en azından söyledikleriniz olduğu gibi yayınlanıyor. Ama söylediklerinizin sizin ağzınızdan çıktığı gibi yazılmaması, okuyucuların gözünde sizi bir anda aptal ya da çok kıskanç biri durumuna düşürebiliyor. Tüm röportajın içinden bir cümleyi alıp başlığa taşıdığınızda çok aptalca bir ifade olabiliyor bu ve okuyucunun damağında sizinle ilgili kalan tat da o oluyor. Çünkü gerisini okuma ihtiyacı bile hissetmiyor...

Sizin adınız hep 'gönül çelen kadın' olarak anılıyor, neden?


- Öyle olması beklenildiği için. Çünkü insanlar şöyle düşünüyor, "Bu kız bir yarışmayla nereye geldi... Süreç buysa ancak bu şekilde bu noktaya gelmiştir," diye bir düşünce var insanların kafasında. Konservatuvar mezunu olsaydım, belki böyle yakıştırmalar yapılmayacaktı, eminim. Ama insanlar zamanla beni anlayacaklar...

Kimi zaman bir çekimde 24 saatten fazla vakit geçiriyorsunuz rol arkadaşlarınızla. Hayatınızın bu kadar önemli bir bölümünü paylaştığınız insanlar arasından birini kendinize yakın hissetmeniz çok doğal değil mi?

- Elbette olabilir ama bir de ön yargı var, 'Dizi setlerinde mutlaka herkes partneriyle bir ilişki yaşar,' diye. Benim adımın geçtiği her yerde Cansel Elçin (dizide Ahmet rolünde) adı geçiyor. Oysa yok öyle bir şey, hiç olmadı. Biz çok iyi dostuz. Ama dedikodulara artık hiç kulak asmıyorum. Çıkıp da "O benim sevgilim değil," diye bas bas bağıramam ki! Bir de size hiç fırsat tanınmıyor. Belki biriyle gerçekten aranızda bir elektrik vardır ama ne olacağını görmek için arkadaşlık edersiniz önce. Sorulduğunda da "Arkadaşız," dersiniz. Zamanla bir ilişki başlar ya da başlamaz. Ama sizi biriyle yan yana gördüklerinde hemen "Beraberler," deniyor. İlişki gerçekten başlarsa da bu kez "Hani arkadaştınız!" deyip yalancı durumuna düşürülüyorsunuz.

Görünen o ki hakkınızda çıkan haberler yüzünden başınız epey ağrımış...

- Benimle ilgili çıkan haberlere uzun zamandır ilk kez bu kadar incindim. Aslında ben bunları aştığımı düşünüyordum ama bazı şeyler insanı incitiyor. Ben hayatımda sevgilisi olan birine hiç göz koymadım. Ama çıkan son haberlerde ben birilerini 'ayıran' kadın durumuna düşürüldüm. Oysa ikinci kadınlara hep fazla refleks gösteren biriyimdir. Kendimi son dönemde hiç alakam olmayan olayların içinde gördüm. "Sen neymişsin be Beren!" gibi bir durum oldu. Hiç hak etmediğimi düşündüm bunları ve kırıldım.

Bir yarışmadan çıkıp kısa sürede bu kadar üne kavuşmak, çok kıskanılmayı da beraberinde getirdi mi sizce?

- Ben henüz istediğim yere gelmiş değilim, önce bunu söyleyeyim. Ama benim de tahminimden hızlı gelişti her şey. Sanırım, bu bazı insanlarda şöyle bir refleks yarattı: "Dur bakalım, bu iş bu kadar çabuk olmaz. Sen de bizim geçtiğimiz yollardan geçmek zorundasın. Senin de bir gün ayağın takılacak ve düşeceksin!" Bana karşı böyle bir ön yargının olduğunu görüyor ve hissediyorum.

Nasıl bir ailede büyüdünüz, onlarla birlikte mi yaşıyorsunuz?

- Ailem Ankara'da yaşıyor, ben şimdi İstanbul'da yalnız yaşıyorum. Benden beş yaş büyük bir ağabeyim var. Ama o kadar yaramazdı ki, ablalık hep bana düşerdi. Çok korunaklı büyütüldüğümü söyleyemem, öyle "Aman evin küçük kızı," gibi çok üzerime düşülmemiştir.

Dışarıdan bakıldığında 'yalnız' birine benziyorsunuz... Yoksa tam tersi mi?

- Neşeli, rahat ve konuşkan halim uzun süre sonra ortaya çıkar. Beni öyle çok konuşurken ve espriler yaparken göremezsiniz, bu çok kısıtlı bir çevrede olur. İnsanlara güvenmem gerek önce. Ama çocukluktan beri yalnız olmayı sevdiğim doğru. Küçükken de oyuncaklarımı alıp bir köşeye çekilir, kendi kendime çok oynardım. Yalnızken kafamı daha rahat toparlarım, sosyal biri olduğum pek söylenemez. Şimdi çevremi iyice küçülttüm, çok arkadaşım yok.

Yarışmayı kazanamayıp oyuncu olamasaydınız, ne değişirdi?

- O zaman pek bir şey değişmeyecekti. Ama oyuncu olmayı hep istedim, başka türlü mutlu olamazdım herhalde. Ben aslında Başkent Üniversitesi İşletme Bölümü'nde okuyordum. Ama baktım ki yapmak istediğim şey bambaşka ve buna engel olmam mümkün değil. O zaman "Bu böyle olmayacak," deyip karar verdim yarışmaya katılmaya.

Dizinin yeni bölümlerinde neler olacak biraz ipucu verebilir misiniz?

- Açıkcası ben de bilmiyorum, dizi çekildikçe öğreniyoruz biz de her şeyi. Ama çocuğun babasının Ahmet olduğu anlaşıldıktan sonra, Ahmet ve Necdet arasında kapışmalar başlayacak. Yasemin de kızını korumaya çalışacak ve iki erkeğin arasında kalacak.

Necdet'in Yasemin'i sevdiği gibi hiç karşılıksız bir sevgi mümkün mü sizce? Eli eline değmeden ve üstelik bir başkasını sevdiğini bilerek, bir erkek bir kadınla evli kalabilir mi?

- Aslına bakarsanız, ilk başlarda bana da çok ütopik geliyordu bu aşk. Ama şimdi biraz daha gerçeğe yakın geliyor nedense. Ne şartta olursa olsun, sevdiği biriyle aynı evde yaşamak, o insan için sevdiğine daha yakın olmak demek. Yani bir tür umuda tutunma hali. Belki aynı evde yaşadığınız sürece, onun da sizi seveceğini ve yakınlaşabileceğinizi düşünürsünüz. Ama bu ömür boyu sürmez çünkü herkes sevilmeyi ister. Zaten Necdet de başka bir kadından gördüğü sevgiye karşı koyamadı...

Peki ya bu durumda ortaya çıkan kıskançlık? Sevgisine bir an bile karşılık vermediğiniz biri, başka bir kadına gidince 'O benim!' telaşına kapılmak haklı bir davranış mıdır?

- Bunu çekimler biz de aramızda konuşmuştuk. Ama sanırım, sana ait bir şeyi kaybetmek kimsenin hoşuna gitmez. Varlığına alıştırıyor sizi, sevgisine alıştırıyor ve hayatınızı her anlamda kolaylaştırıyor. Böyle birini kaybettiği anda insan önce "Ama ben onu sevmiyordum ki," diye düşünemez. Onu kaybetmek sizde bir eksiklik duygusu yaratır. Ama elbette ki kıskanmaya hiç hakkkınız yok!

Hedefinizde ne var?

- İyi bir sinema kariyeri.

Hiç teklif aldınız mı?

- Evet bayağı teklif aldım.

Neden kabul etmediniz?

- Bunun için de doğru insanlarla yan yana olmayı ve doğru projeyi bekliyorum.

Nasıl karar vereceksiniz buna?


- Tamamen hislerimle hareket edeceğim. Bugüne kadar hep öyle yaptım. Gece senaryoyu okurum, sonra uyurum. Sabah uyandığımda kararımı vermişimdir...

Cevabı rüyanızda biri size söylemiş olmuyor, öyle değil mi?

- Uykuda ne oluyor bilmiyorum ama yok, öyle bir şey olmuyor!
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör

dizi hakkında çıkan tüm haberler...

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 8 sayfası Sayfaya git : 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Berk Hakman :: berk hakman :: berk hakman hatırla sevgili -

Untitled Document
En Çok Mesajı Olanlar
Ayın En Çok Mesaj Yazan Üyeleri
Yeni Mesajlar Görüntüle
Kendi Mesajlarınız
Cevaplanmamış Mesajlar
forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Ücretsiz blog