Berk Hakman

Berk Hakman Fan sitesine hosgeldiniz. foruma girmek için anasayfaya tıklayınız..
 
KapıKapı  AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

 

dizi hakkında çıkan tüm haberler...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4, 5  Sonraki
Yazar Mesaj
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 23 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 12:06 pm

Aycan Saroğlu- Nejdet ile Güzide

Alain De Botton hüzünle hüzünlüyü ayıran şahane tespitinde şöyle der: “Edward Hopper , yapıtları hüzünlü olan ama onlara bakanları kedere boğmayan sanatçılardandır, Bach ’ın ya da Leonard Cohen ’in resimdeki karşılığı diyebiliriz ona. ‘Otomat’ tablosu hüznün resmidir ama hüzünlü değildir. İyi bir melankolik şarkının gücünü taşır’…

Muhteşem bir betimleme...En sevdiğim dizi ‘ Hatırla Sevgili ’ de aynı gücü taşıyor bana kalırsa. Özellikle de şimdi ‘denizlere çıkan sokaklar’ı izlerken hüznün gücü daha da artıyor ve anlamanın…

Deniz Gezmiş ’lerin dönemini anlatan kitaplara ciddi ilgi varmış, bu, dizinin hayata damga vurmasına yeter, sanatın hayatı değiştirmesidir, televizyonda bile olsa. Tırnak kadar bile olsa emeği geçen herkese teşekkürler. Ama dizi ‘aşk / hayat gerilimi’nde ‘olmuyor ama’ dedirtiyor.

Esas çocuklar Ahmet (Cansel Elçin ) ve Yasemin (Beren Saat ) arasındaki aşkı şeytan almış götürmüş. 40’lı yıllarda doğmuş Ahmet Rüya’ya “kendine iyi bak” diyor. Güzelim Rüya sinir bozucu bir çocuk oldu, dahası annesi ve babası da, gerçek bir aşk çocuğu olan kızlarından nefret ediyorlar sanki. İki aşığın ateşi sönmüş, ‘akşama eve ne getireyim, yorganlar da şurada dursun’ türünden bir ilişkiye dönüşmüş. Neyse ki dizideki diğer karakterler, diğer sahneler şahane… Turgay Tuna ’yla Berk Hakman ’ın sahneleri mesela. Belçim Bilgin Erdoğan, Laçin Ceylan , diğer genç oyuncular o kadar iyiler ki. Bir de baştan beri ‘Nejdetçi’ olduğumdan artık iyiden iyiye ‘Nejdet ile Güzide’yi izliyorum. Okan Yalabık ve Feride Çetin ’in hayat verdiği çift daha heyecanlı zira. Muhteşem oyunculukları, enerjiyi geçirmeleri öyle başarılı ki; Güzide ve Nejdet onlar. Merak ediyorum ama; Nejdet onu gerçekten seviyor mu mesela? Yasemin ’i unutmak bu kadar kolay mı? Ya Güzide aşkını istediği erkeğin sadece sevgisiyle mutlu mu yani? Yasemin hiç mi kıskanmıyor Güzide’yi… En azından insan ilginin kayboluşuna üzülmez mi? Güzide’yle biri ilgilense Nejdet ne hisseder? Bunları görmek istiyorum. Ahmet ’in karısını ‘çantada keklik’ görmemesi iyi olurdu.

İkisinin oyunculukları büyülüyor. Feride Çetin , o kadar iyi oynadı ki, seyircinin sevmeyeceği karakteri kocaman yaptı. Özel bakışları, ince dudak mimikleri, minik hareketleriyle Güzide, ‘İki Genç Kız ’da Behiye ’yeydi. Yüzü Jean Seberg’le, Winona Ryder ’ı andırıyor biraz, o kadınlardaki özel güzellik var onda, ayrıca üçü de Akrep . Bana şahane bir başlık attırmış Okan Yalabık ’sa , - konuyu dillendirmeyi sevmese de- olağanüstü bir oyuncu. Hareketsizken bile oynuyor. Tek mimikle ruhumuzu elinde oyuncak ediyor. Johnny Depp ’teki bir şey var onda, ne yazık ki bir Tim Burton ’ı yok. Sinemada oyunculuğunun geniş hallerini, yüzünün farklı gölgelerini izleyemedik henüz. Onları izlerken, Türk Sineması ’nda neredeyse ‘Selvi Boylum Al Yazmalım ’dan beri hiç kadın ve erkek starın, eşit bir şekilde bir hikaye anlattığı bir film yapılmadığını düşündüm. Ne romantik komedi, ne aksiyon, ne dram. ‘Bonnie and Clyde ’, ‘Serseri Aşıklar ’, ‘Thomas Crown Affair’ ya da bir ‘French Kiss ’imiz olmamış nicedir.

Yeşilçam ’ın bir döneme damgasını vuran bir film türü artık ölmeye yüz tuttu. Ama aşk bitmedi, hayat devam ediyor, artık filmlere de dönsün.
16.01.2008 2008-01-16 04:11:10 Akşam
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 23 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 12:06 pm

Deniz Gezmiş rolü için 10 yıl bekledim

atv'nin dönem dizisi 'Hatırla Sevgili'de, Deniz Gezmiş'i canlandıran Barış Koçak: Üniversite yıllarında sağcıların arasındaydım. Dizi sayesinde, kişiliğim ve hayat felsefem de Deniz Gezmiş'e benzemeye başladı..

atv'nin iki sezondur beğeniyle izlenen dönem dizisi 'Hatırla Sevgili'de Deniz Gezmiş'i canlandıran Barış Koçak, 10 yıldır bu rolü beklediğini söyledi. Mustafa Kemal Üniversitesi Elektronik Bölümü'nden mezun olduktan sonra memleketi İzmir'de 7 yıl boyunca sağlık teknikerliği yaptığını anlatan 30 yaşındaki Koçak, "Deniz Gezmiş'e olan benzerliğimin farkındaydım. Bir gün onun hayatının anlatıldığı bir sinema filminde oynamanın hayallerini kuruyordum. Bu teklif dizi için geldi" dedi.

HÜMANİSTLİĞİ SEÇTİM

Üniversitede okurken sağcı kesimin arasında bulunduğunu itiraf eden Barış Koçak, "Üniversiteden sonra ise hümanist olmaya çalıştım" diyerek hayat görüşüne dair şunları söyledi: "Antakya'da okurken solcu arkadaşlarım da vardı ama daha çok sağcı öğrencilerle takılıyordum. Ancak hiçbir zaman ön planda olmadım. Bu diziden önce de sağ kesime yakın bazı kanallarda, ufak tefek reklam ve dizi projelerinde yer aldım."

ONDAN ÇOK ETKİLENDİM

Barış Kocak, internette dizi ile ilgili bazı forumlarda kendisinden Deniz Gezmiş'in ideolojisine ters birisi olarak söz edilmesine çok üzüldüğünü söyledi ve ekledi: "Sanatçılar rollerini alırken ideolojik davranamazlar. Ben üniversiteden sonra felsefe olarak kendime insan sevgisini seçtim. Diziyle birlikte Deniz Gezmiş'ten çok etkilendim. İnsanlık için çok hayırlı işler yapmaya çalıştı, onun hakkı ödenemez..." 'Hatırla Sevgilisi' dizisinin ardından Deniz Gezmiş'i iyi bir sinema filminde canlandırmak istediğini kaydeden Koçak, "Dizide Deniz ve o dönemle ilgili canlandıramadığımız birçok konu var. Ben bu projeden çok para almıyorum. Bu işi gönülden yapıyorum. Aslında benim maddi anlamda çok büyük beklentilerim yok. Ama oyunculuğa dair hedefim iyi sanat filmlerinde ve kaliteli dizilerde rol almak" diye konuştu.

MADDİ BEKLENTİM YOK

Oyuncu olmak için herhangi bir sinema ya da tiyatro okulunda okumadığını hatırlatan Barış Koçak, şunları söyledi: "Oyunculuk konusunda öğrenmem gereken çok şey var. Bu nedenle dahil olduğum her proje benim için bir okul kadar önemli. Kalpten gelen bir duyguyla rolümün hakkını vermeye çalışıyorum."


Kaynak:sabah.com.tr
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 23 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 12:07 pm

ROMANTİK ÇİFT NEREYE UÇTU? YILMAZ ERDOĞAN VE EŞİ BELÇİM HANIM "14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ”NÜ HANGİ ÜLKEDE KUTLAYACAK?

13/2/2008 15:18

Yılmaz Erdoğan ve eşi Belçim sevgililer günü için Paris'e uçtu.


THY'nin tarifeli uçağıyla 2 saat rötarlı olarak saat 09.40'da Paris'e giden Yılmaz -Belçim Erdoğan çifti sevgililer günü için, "Herkesin sevgililer günü kutlu olsun" temennisinde bulundular.

Bir hayli keyifli olduğu görülen Yılmaz Erdoğan, sevgililer günü için Paris'e gittiklerini ve herkesin sevgililer gününü kutladığını söyledi. Yılmaz Erdoğan, "Sevgililer günü için özel bir planınız var mı?" şeklinde soruya "Hayır, bizde herkes gibi kutlayacağız" yanıt verdi.
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 23 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 12:07 pm

Hatırla Sevgili'de yaprak dökümü

1970'leri anlatan Hatırla Sevgili'de genç ölümleri ekran başındakileri derinden etkiliyor. Sinan Cemgil ve Hüseyin Cevahir'den sonra Mahir Çayan, Ulaş Bardakçı ve Deniz Gezmiş'i canlandıran karakterler de izleyiciye veda edecek.

Cuma akşamları ATV'de yayınlanan Hatırla Sevgili'de şu sıralar, 1970'lerde üniversite gençliğinin silahlı mücadelesi konu ediliyor. Yakın dönem hikayelerini ayrıntılı bir biçimde ele alan dizide, genç yaşta hayatını kaybeden öğrenciler, izleyenleri derinden etkiliyor. Taylan Özgür, Sinan Cemgil ve Hüseyin Cevahir şimdiye kadar hayatını kaybeden gençlerden bazıları. Dizide ilk olarak 1969 yılında İstanbul Üniversitesi Öğrenci Birliği'nin Beyazıt'taki kongresi sırasında kurşunlanarak öldürülen Taylan Özgür'ün cenazesi işlendi. Geçtiğimiz hafta Sinan Cemgil, Alparslan Özdoğan ve Kadir Manga'nın 31 Mayıs 1971'de Nurhak'ta askerlerle çıkan çatışmada öldürülmesine yer verilen dizinin son bölümünde hayatını kaybeden isim ise 1 Haziran 1971'de Elrom eylemi üzerine polisin açtığı ateş sonunda ölen Hüseyin Cevahir oldu.

FİRARLAR ANLATILACAK

Ancak izleyicide sempati uyandıran ve önümüzdeki günlerde diziye veda edecek isimler bunlarla sınırlı değil. 70'lerde yaşananlara şimdiye kadar ilgi duymamış ve olayları diziyle birlikte öğrenenler için işte önümüzdeki dönemle ilgili birkaç ipucu; Elrom'un kaçırılması üzerine başlatılan Balyoz Harekâtı sırasında yakalanan Ulaş Bardakçı, Kasım 1971'de askeri cezaevinden firar eden beş devrimciden biri. Önümüzdeki bölümlerde, 19 Şubat 1971 günü kaldığı evde, polislerle çatışan Bardakçı'nın ölümü konu edilecek. Çeşitli banka soygunları ve adam kaçırmalardan sonra, yaralı olarak ele geçirilen Mahir Çayan karakteri de kısa süre sonra diziye veda edecekler isimler arasında. Yakalanarak Kartal-Maltepe askeri cezaevine gönderilen ve cezaevinden kaçan Çayan, 30 Mart 1972'de, Tokat'ın Niksar ilçesine bağlı Kızıldere köyünde sıkıştırılıp öldürülmüştü. Döneme damgasını vuran olay ise Deniz Gezmiş'in de aralarında bulunduğu üç gencin idam edilmesi oldu. 19 Mart 1971'de Sivas'ın Gemerek ilçesinde yakalanan Deniz Gezmiş ile Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan 6 Mayıs 1972 tarihinde, Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'nde idam edilmişti. Daha önce sinemada ele alınan bu olay böylece ilk defa bir televizyon dizisinde canlandırılacak.

AYSEL YAŞA / YENİ ŞAFAK
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 23 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 12:07 pm

Nazlı Ilıcak’ın gözyaşları

Sabah Gazetesi Yazarı Nazlı Ilıcak, atv’de yayınlanan Hatırla Sevgili dizisini izlerken gözyaşlarını tutamıyor.

Star Haber’e konuşan Nazlı Ilıcak, kendisini yeniden 27 Mayıs 1960 darbesine ve darbe sonrası yaşadığı üzücü olaylara götüren dizinin birçok bölümünü gözyaşları içinde izlediğini söyledi.

27 Mayıs’ın hemen öncesinde Notre Damme de Sion Lisesi’nda yatılı okuyan Nazlı Ilıcak, Demokrat Partili Milletvekili Muammer Çavuşoğlu’nun kızıydı. Ilıcak’ın babası askeri darbenin ilk günlerinde değil bir hafta sonra tutuklanmıştı.

Hatırla Sevgili dizisinde Yasemin’in babasının gözaltına alındığı bölümü izlediğini söyleyen Ilıcak, "Dizinin bir çok yerinde ağladım. Çok acı günlere döndüm" diyerek dizinin kendisini çok fazla duygulandırdığını ifade etti.

Nazlı Ilıcak, dizide kendisine benzetilen Yasemin’in yaşadığı gibi müthiş bir aşk yaşamadığını vurgulayarak, eşi Kemal Ilıcak ile tanışmasını şöyle anlattı:

"Yasemin’e benzeyen müthiş bir aşk yaşamadım. Fakat Kemal’i şu vesile ile tanıdım; Mükerrem Sarul ile Celil Yardımcı’nın gayretiyle, arabuluculuğu ile çöpçatanlığıyla ben Kemal’le tanıştım."

KAYNAK: TELEVİZYONGAZETESİ
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 23 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 12:08 pm



Süleyman Demirel'den Hatırla Sevgili'ye ödül

Hatırla Sevgili'nin izleyicileri yukarıdaki başlığı okuyunca eminim ki "Haydi canım, olur mu öyle şey" demişlerdir. Zira 1960 yılından başlayarak bugüne uzanan yakın siyasi ve sosyal tarihimizi kendisine fon alan dizi, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel başta olmak üzere dönemin politikacılarına sivri eleştiri okları fırlatmasıyla tanınıyor. Özellikle Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamla sonuçlanan hikayelerinin son derece dramatik ve bir o kadar da eleştirel bir bakış açısıyla ekrana getirildiği son bölümde Süleyman Demirel açıktan açığa eleştiri konusu olmuştu. Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği (RTGD) tarafından "Yılın Dizisi" seçilen Hatırla Sevgili'ye ödülünü kendisi vermek isteyen ve diziyi büyük bir dikkatle takip ettiğini söyleyen Demirel, bakalım son bölümü izledikten sonra da "centilmen tavrını" sürdürüp, Hatırla Sevgili'ye ödülünü verecek mi? Yoksa siyasilerin çoğu zaman başvurduğu şekilde "protokol yoğunluğu nedeniyle affını" mı isteyecek, birlikte göreceğiz. Bu arada atv'nin bir başka dizisi Elveda Rumeli de kanala anlamlı bir ödül daha getirdi. 1950 yılında kurulan Rumeli Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği, dün gece AKM'de düzenlenen özel gecede Elveda Rumeli dizisini yayınladığı için atv'ye bir teşekkür plaketi verdi. Hep söylerim, dizilerin tek hedefi reyting olmamalı diye... Bazı diziler vardır ki, reyting puanlarının yanına çok daha değerli olan prestij puanlarını ekler. Toplumun geniş kesimi tarafından takdir ve teşvik görür. Bence bu, reyting listelerindeki rakamlardan çok daha değerlidir. Elveda Rumeli ve Hatırla Sevgili için atv yönetimine ve söz konusu dizilerin yapımcılarına bir samimi teşekkür de Yakından Kumanda okurları adına bizlerden...

SABAH - YÜKSEL AYTUĞ
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 23 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 12:08 pm





Abisi idam gecesini anlattı


'Yarım saat içinde araba bulun ve götürün dediler. Arabayı bulamam deyince buraya gömün dediler.'

Yakın tarihin en çok konuşulan olaylarından biri olan Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ın idamının üzerinden tam otuz yedi sene geçti.

Bu zaman zarfında olayı asla unutmayacağız diyenler de oldu, birkaç sene sonra idamı hatırlamayanlar da.. Fakat idamın perde arkasında iki isim vardı ki onlar bu olayı asla hafızalarından silemediler. Bir yanda 1968'den 72'ye kadar geceleri rahat uyuyamayan bir ağabey diğer yanda bu üç genci astığına asla pişman olmayan ve hep vicdanının rahatlığından dem vuran askeri savcı. Bora Gezmiş ve Baki Tuğ. Bugüne dek hiç karşı karşıya gelmeyen iki insanı buluşturalım istedik ancak Baki Tuğ kabul etmedi. Biz de iki ayrı şehirdeki iki insanla idamları ve pişmanlıkları konuştuk.

DENİZ SUÇSUZ DEĞİLDİ AMA..

Kardeşini devletin verdiği kararla kaybeden bir isim Bora Gezmiş. Deniz Gezmiş'in kendinden iki yaş büyük ağabeyi. Kardeşinin parkasını işyerinde, yanı başında hala saklayan Gezmiş'le kardeşinin idamını ve Baki Tuğ'un idamlarla ilgili açıklamalarını görüştük. Gezmiş, kardeşini mutlak suçsuz olarak görmüyor ama ....

Öğretmen bir babanın evlatları olarak yetişen Deniz ve Bora farklı çocukluklar geçirmiş. Bora Gezmiş siyasetle çok fazla ilgisi olmayan bir gençken, kardeşi Deniz, ağabeyinin tam zıttıymış. Deniz ile babasının bazen ayrılığa düştüğünü anlatan Gezmiş, “Babam demokrat bir adamdı ancak Deniz'in aktif mücadelesini tasvip etmiyordu” diyor. Deniz Gezmiş'in ilk siyasi olaylara karışması ise aileden habersiz Türkiye İşçi Partisi'nin Üsküdar'daki gençlik kollarına kaydıyla başlamış. Ağabeyinin anlattığına göre herkes bu olayı Deniz, Hukuk Fakültesi'nde okumaya başlayınca öğrenmiş.

YA MUVAFFAK OLACAĞIM, YA DA...

Evde bazen aile üyelerine de siyasi telkinlerde bulunan Deniz, pek başarılı olamamış. Bora Gezmiş kardeşini bu konuda birçok kez uyarmış fakat Deniz'den her seferinde şu cevabı almış: “Ben bu davada ya muvaffak olacağım, ya asılacağım.” Deniz'in eylemlere katıldığı günlerde ailenin evinin önünden polisler eksik olmazmış. Aile olarak olayların yaşandığı dönemde çok zor günler geçirdiklerini anlatan Gezmiş, “Deniz olaylara karışana kadar karakolla ya da hapishaneyle hiç işimiz olmazdı. Ama hapishane kapılarında da bekledik karakol koridorlarında da” diyor.

BAKİ TUĞ MAŞAYDI

Deniz Gezmiş'i asan hakim ve savcılar vicdanlarını yastık yapıp yatarken Gezmiş ailesi her an kötü bir haber gelecek diye 1968'den 72'ye kadar huzurlu tek gece geçirmemiş. İdama tanık olanların hâlâ pişman olmadıklarına akıl erdiremeyen ağabey Gezmiş, en çok Baki Tuğ'a öfkeli. Tuğ'un idam olayında bir “maşa” olduğunu düşenen Gezmiş, “O emirle hareket eden ufak biridir” diyor. Gezmiş, Süleyman Demirel bile pişmanlığını dile getirirken Tuğ'un iyi ki astık demesine anlam veremiyor.

İdam kararı alındıktan sonra Gezmiş ailesinin evine devlet adamlarından sayısız telefon gelmiş. Gelen telefonlarda söylenen tek söz ise “Mahkemede pişmanız desinler onları idamdan kurtaralım” olmuş. Baba Gezmiş bir görüş gününde bunu oğluna anlatınca Deniz Gezmiş'in cevabı açık ve net olmuş: “Öyle bir şey söylersen seni babalıktan reddederim.” Mahkemelere ağabey Gezmiş katılamazken babası hiçbir duruşmada oğlunu yalnız bırakmamış. İdam kararının verildiği gün Deniz, Hüseyin ve Yusuf diğerlerinden ayrı oturtulunca baba Gezmiş oğlunun asılacağına kanaat getirmiş. Ağabey Gezmiş ise çok fazla zaman geçiremediği kardeşine sarfettiği bir laf yüzünden kendini asla affedememiş. Gezmiş o günü şöyle anlatıyor: “İdamdan yirmi beş gün önce görüşe gittiğimizde o anki üzüntümle Deniz'e “Oğlum neticeyi gördün mü? Ben sana demiştim” dedim babam beni dürttü. O da 'Ben vazifemi yaptım vazifesini yapamayanlara bunu söyle sen' dedi. O sözümün pişmanlığını hâlâ yaşarım.”

HÜSEYİN VE YUSUF TOMBALADAN ÇIKTI

Hüseyin ve Yusuf'un idamının sırrını koruduğunu anlatan Gezmiş “Deniz öne çıkan bir adamdı. Ya Hüseyin ile Yusuf. Onların yargılanan 47 kişiden hiçbir farkı yoktur. Onlar tombaladan çıkmışlar ve asılmışlardır” diyor. Ağabey Gezmiş idam için tüm olayların Deniz'in aleyhine geliştiğini vurguluyor ve ekliyor “Anayasa Mahkemesi'ne CHP'nin yardımıyla başvurduk. 27 tane imza topladık. 35 imzayla başvurabiliyorduk. 8 imza lazımdı. Tam o esnada uçak kaçırma olayları oldu. O 27 imzayı verenler de 'Ya biz verdik ama durum kritik imzamızı geri alıyoruz' dediler. Biz 8 imza toplayamadık eğer 8 imza daha olsaydı Anayasa Mahkemesi kararı bozacaktı ve kardeşim bugün yaşıyor olacaktı.”

"TEVEKKÜLLE KARŞILADIK"

Deniz'in idamını Gezmiş ailesi tevekkülle karşılamış. O dönemde duydukları en ufak bir haberi bile iyiye yormaya çalışmışlar. İdam günü kardeşiyle görüşmek için babasını da yanına alarak Ankara'ya giden Bora Gezmiş o gün Deniz'le görüşememiş. O gece saat üçte ise Deniz'in idam haberi gelmiş. Aceleyle Karşıyaka mezarlığına giden Deniz'in babası, ağabeyi, Hüseyin'in babası, Yusuf'un eniştesi ve babası bir polis barikatından geçerek evlatlarının cenazelerine ulaşmışlar. O sırada etraftaki sivil polisler sürekli 'Yarım saate kadar taksi bulun bulamazsanız buraya gömeceksiniz' diyorlarmış.

YANYANA GÖMEMEZSİNİZ

Gezmiş o geceyi şöyle anlatıyor: “Beş kişiyle bütün işlemleri yaptık. Sivil polisler yarım saat içinde araba bulun ve götürün dediler. Arabayı bulamam deyince buraya gömün dediler. Ama yan yana gömemezsiniz dediler. Ben iyice bunaldım ve oradaki polislere 'Siz bunların dirilerinden korkuyordunuz ölülerinden de mi korkuyorsunuz' dedim. Aralarına ikişer mezar yeri koyduk öyle gömdük. Namaz saatini beklemek gibi bir olay olmadı. Beş kişiyle cenaze namazı kıldık kordon altında. Tek bir polis yardım etmedi bize. Oranın imamı “Ben bunların cenaze namazını kıldırmam dedi.” Gezmiş kardeşini hep en son gördüğü haliyle hatırlamak için cenazeye bakmamış. Karşıyaka Mezarlığı'nın cenaze odasında evlatlarının cenazesini gören üç babanın o kapıdan yıkılmış bir şekilde çıkışı ise asla silinmemiş ağabey Gezmiş'in zihninden. Deniz'in idamından sonra uzun bir süre kendine gelemeyen ailenin tek tesellisi ise oğullarının yüz kızartıcı bir suçtan dolayı idam cezası almaması olmuş.

Deniz Gezmiş'in veda mektubunda bilimadamı olmasını istediği kardeşi Hamdi muhasebecilik yaparken ağabey Gezmiş bir firmada genel müdürlük görevine devam ediyor. Türkiye'de birçok çocuğa ismi verilen Deniz Gezmiş'in ismi ailede başka hiç bir çocuğa koyulmamış. Bora Gezmiş bu durumu “Bir aileye bir tane yeter. O tekti ve hep tek kalacak bizim için” sözleriyle anlatıyor.


"ASMASAYDIK DA NE YAPSAYDIK?"

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam kararında imzası olan Baki Tuğ “Asla pişman değilim” diyor. Hatırla Sevgili dizisindeki mahkeme sahneleriyle yeniden canlanan o günlerin en önemli aktörü, diziye de tepkili. Dizideki beş replikten dördünün yanlış olduğunu söyleyen Tuğ, sanat adına da utanç duyduğunu söylüyor

Sorularımızı sorarken sıkıştığı anlarda sinirlenen ve herkesi tarihi bilmeyen insanlar olarak tanımlayan Baki Tuğ, Sıkıyönetim Mahkemeleri'ne askeri savcı olarak atanmadan önce Deniz Gezmiş'in ismini dahi duymamış. Baki Tuğ idamlardan dolayı asla vicdan azabı duymadığını ifade ediyor. Görev yaptığı yıllarda kara kaplı kitap ve vicdanının sesini dinleyerek kararlar verdiğini anlatan Tuğ, Türkiye'yi kurtarmak adına üç genci feda etmekte sakınca görmediğini dile getiriyor. O gençlerin bizi ve Türkiye'yi yok edeceklerine inanan eski savcı, bir dönem Kenan Evren'in söylediği “Asmasaydık da beslese miydik” lafına “Biz bu çocukları asmasaydık da ne yapsaydık” diyerek gönderme yapıyor. Gezmiş'in ailesinden karşılaştığınız insanlar oldu mu diye sorduğumuz Tuğ, tartışma yaratacak bir cevap veriyor: “Ben politikaya girdikten sonra Deniz Gezmiş'in bir yakını geldi. Çok isabetli bir karar vermişsiniz dedi ve elimi öptü.”

HEPSİ BİRER DENİZ GEZMİŞ'Tİ

Davalar esnasında hiç bir devlet görevlisiyle görüşmeyen Tuğ, baskı altında kalmadan bu kararı verdiğini söylüyor. O yıllardan bu yana kafasını yastığa, vicdanı rahat bir şekilde koyduğunu anlatan Tuğ, görüşmemiz boyunca yaptıklarından pişman olmadığını vurguluyor. Mahkemede yargılama sırasında orada bulunan gençlerin hepsine aynı mesafede durduğunu ifade eden Tuğ “Oradaki her genç bir Deniz Gezmiş'ti bana göre. Onun hiç bir farklılığı yoktu” diye de ekliyor. “O dönemde tehlike yalnızca asılan üç gençte değildi” diyen eski savcı, geri kalanları asmadığı için de pişmanlık duyuyormuş. Gençlerin alelacele asıldığı söylentilerine de şiddetle karşı çıkan Tuğ'a göre her şey kitabına göre yapılmış. Eski savcının yargısız infaz yaptı diyenlere de cevabı var: “Biz o günde asmasaydık şimdi onlar herkesin başına bela olurdu” Bugüne dek yapılan hiç bir idamın yanlış olmadığını savunan Tuğ, ABD'den örnek vererek “Eğer siz bu medeni bir şey dir diyorsanız o zaman ABD'nin gayri medeni bir devlet olduğunu da söylemiş olursunuz. Çünkü onlar hâlâ idamlara devam ediyor” diyor.

HATIRLA SEVGİLİ TAMAMEN YANLIŞ

Eylemlerden nedamet duysalardı bu gençlerin idam edilmeyeceğini savunan Tuğ, Deniz ve arkadaşlarının mahkemede fütursuz davranmalarına çok öfkelenmiş. Tuğ bu davranışları bir tek sebebe bağlıyor: “Bu gençler cezaevinde tutukluyken hergün cezaevine haber ve istihbarat iletiliyordu. “Dayanın çok kısa sürede kominist ihtilal olacak. Siz çıkacaksınız, dışarıdakiler içeri alınacak” diyorlardı. Durmadan bu çocukları suç işlemeye teşvik ettikleri için, bu çocuklarda mahkemeye saygılı davranmamışlardır” Şimdilerde Hatırla Sevgili dizisinin de sıkı takipçisi olan Tuğ bu konuya da eleştirel yaklaşıyor. Tuğ'a göre dizideki beş kelimeden dördü yalan. Tuğ izlerken sinema ve sanat adına utanç duyuyormuş.

(Yenişafak)
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 23 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 12:08 pm

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamı ekrana gelmeyecek. Üç genç darağacına doğru yürürken bölüm finali olacak.
Deniz Gezmiş'in idam sahnesi ile geçmişe döndüler

'Hatırla Sevgili' dizisinde tarih yeniden canlandı. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idama gittikleri sahnelerin bir gece süren çekimi, dizi ekibine duygusal anlar yaşattı ..

atv'nin uzun soluklu dönem dizisi 'Hatırla Sevgili'nin merakla beklenen idam sahnesi, önceki gün çekildi. Saat 18.00'de başlayan çekimler, sabaha kadar sürdü. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın darağacına yürüdükleri sahneler için plato olarak Beykoz'daki eski bir ayakkabı fabrikası seçildi. İdam sahnesinin hazırlığında; dizinin teknik ekibinin yanı sıra proje tasarımcısı Tomris Giritlioğlu, senaristi Nilgün Öneş ve danışmanı Mustafa Yalçıner de hazır bulundu.

Koçak: Onur duydum
'Hatırla Sevgili'de Deniz Gezmiş'i canlandıran ve fiziki olarak ona benzerliğiyle dikkat çeken Barış Koçak, "Böyle bir karakteri canlandırdığım için onur duydum. İnançları için mücadele etmiş üç gencin sonunun böyle olması çok kötü. Canları pahasına mücade etmiş bir delikanllı günümüzde bulabilir miyiz bilmiyorum" dedi. Koçak en büyük isteğinin, Deniz Gezmiş'i anlatan bir sinema filminde oynamak olduğunu da söyledi. Dizide Deniz Gezmiş'le birlikte idam edilen Yusuf Aslan'ı canlandıran Murat Zubi, "Rol gereği olmasına rağmen tüylerim diken diken oldu" diyerek şunları söyledi: "20'li yaşlarda bile bile ölüme gitmek herkesin harcı değildir. Şu an kendimi onların yerine koymaya çalışıyorum. Aslında onların suçu yoktu..."

Çok zor bir roldü
Hüseyin İnan'ı canlandıran Oğuz Turgutgenç de rolüyle ilgili şunları söyledi: "Böyle bir karakteri canlandırdığım için çok mutluyum. Ama onlar öldürüldükleri için büyük bir üzüntü yaşıyorum. Empati kurmaya çalışıyorum şu anda... Heyecan verici ama çok da trajik bir durum. Bu sahne benim için çok zor oldu" dedi. 'Hatırla Sevgili'nin senaristi Nilgün Öneş ise, bu sahneyi yazarken çok etkilendiğini belirterek şunları söyledi: "Finalde Deniz'i idam sehpasında görmeyeceğiz. Bence onu öyle görmemek daha etkileyici oldu. O sahneye şahitlik etmek, Deniz'in vedasını görmek hepimiz adına üzücüydü."

Yönetmen için sarsıcı bir sahne
'Hatırla Sevgili'nin yönetmeni Ümmü Burhan, idamlarla ilgili "Hukuksal açıdan baktığımda böyle bir yargılama ve finali hak etmiyorlar" dedi. Bir yönetmen için en zor sahnelerden birine imza attıklarını söyleyen Burhan "Bizim kuşak Deniz Gezmiş efsanesiyle büyüdü... Onun bir eyleme gider gibi ölümü umursamadan sehpaya yürüyüşünü çekebilmek, bir yönetmen olarak benim için de çok sarsıcı oldu" diye konuştu.

1980 darbesiyle final yapacağız
Dizinin proje tasarımını üstlenen Tomris Giritlioğlu, "Ekip olarak iki yıla yakın süredir. 'Hatırla Sevgili' ile yaşıyoruz. Kendi gençliğimizle sürekli hesaplaşarak bugünün gençliğine 30 yıla yakın bir süreci, 2-3 kuşağın aldığı dersleri, bazen ağlayarak bazen coşarak sunmaya çalışıyoruz. Son 12 bölümü kalan diziyi 12 Eylül 1980 darbesiyle bitireceğiz" dedi.
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 23 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 12:08 pm

Hatırla Sevgili

İçinden ihtilal geçen şarkılarla büyüdük biz.
Yiğitler vardı, insanlık dışı yaşama sunak olmuş işçilerin hayatı için, kendi hayatlarını ortaya koydular.
Karşılarında duranlar vardı.
Demokrasiye her daim aç kalmış bir toplumun sebebi olanlar, ülkedeki bugünkü düzenin de sebebi oldular.
Hiçbir savunma aklayamaz onları.
Hiçbir karşı duruş saklayamaz!


***

"Kahrolsun Amerika" sloganlarının eşliğindeki mahallelerde büyüdük biz.
Amerikan askerlerini denize dökenleri "vatan haini" sayanlar, şimdi Amerika'nın emriyle askerlerimizi Afganistan mezarlığına sebil etmeye hazırlanıyor.
Ben Amerika'yı sevenlerin, kendi ülkelerini sevdiğini görmedim.


***

Kefeni sırtında gezen yürekli insanların arasında büyüdük biz.
Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının "Aranıyor" ilanlarını, duvarlardan sökerdik.
Bugün bile söylüyorum...
"Biz onlardan yanaydık!"
Zulasında sakladığı bildirileri meydanlarda okuyan insanların, sorgusuz sualsiz asıldıklarını biliriz.
O yüzden kendine saklananları sevmeyiz.


***

"Tersaneler işçilere uygun bir mezarlık değildir" diye haykıran sesler arasında büyüdük biz.
Bizim duyduğumuzu işçiler duymadı.
O yüzden şimdi tam teşekküllü sefaletin işçileri olarak, acının tespihini çekiyorlar.
Ölüm ruletlerinde sıralarını beklerken, kadere yüklüyorlar bütün meseleyi.


***

atv'de cuma geceleri yayınlanan "Hatırla Sevgili" dizisinde, bizim harcanan yıllarımız kadar, canına okunan aslan gibi gençlerin hikayesi yatıyor.
Bir ülkenin çalınan yarınları...
Demokrasisi, aydınlığı...
Tümden geleceği...


***

Bir memlekette kendi günahları için Anayasa'yı değiştirmekten başka yol bilmeyenler, işlerini yoluna koyuyorsa...
Bir memlekette işçiler kan kusarken, işçileri sevmeyenlere oy yağıyorsa...
Patronların ve politikanın zevkleri, işçilerin gözyaşlarıyla satın alınacaktır.


***

Anlayana sivrisinek saz...
Anlamayana katıla katıla ağlamak az.

HAKKI YALCIN
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 23 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 12:09 pm

Hadi eyvallah

İlhan Selçuk’un gözaltına alındığı gece ATV’de yayımlanan Hatırla Sevgili dizisinde Denizleri astılar!
68 kuşağının öğrenci lideri üç gencin idam kararlarını onayan TBMM’nin, dosyaları ikinci kez görüşmesine olanak tanınmadı. Askeri rejimin baskısıyla milletvekili ve senatörler dilekçedeki imzalarını geri çektiler.
‘Geleceğe dönüş’ başka hangi ülkede bu denli gerçekçi yaşanır.
2008 Türkiye’sinde bir sabah insanlar evlerinden toplanıyor, akşam televizyonda Rodrigo’nun gitar konçertosunu mırıldanarak idam sehpasına giden Deniz Gezmiş’in ‘Hadi eyvallah’ diyen gülen yüzü ekrana geliyor.
‘Ergenekon da nedir?’ diye aklınız mı karışıyor, başka bir kanala geçip ‘Kurtlar Vadisi’ni izlerseniz pek çok şeyin yanıtı orada!
Ya siyasetçilere ne demeli? 1980 öncesi Demirel ve Ecevit iktidar kavgası yaparken asker bir sabah düdüğü çaldı ve aynı uçakta Hamzakoy’a gitmek zorunda kaldılar. Süleyman Bey o gün uçakta, sürekli yakındığı 1961 Anayasası’nı Ecevit’e gösterip ‘Darbe bunun neresinde yazılı?’ diye söyleniyordu. Ama iş işten geçmişti. ‘Menderes’in dramı’nı tarih kitapları, belgesel ve dizi filmlerden anlamaya çalışanlar bugün elbette ‘Nasıl olur, bir Başbakan neden asılır?’ diye tepki gösteriyorlar. ‘27 Mayıs ihtilali’nin de, 12 Mart ve 12 Eylül gibi darbelerin de bugün ne denli savunulamaz olduğunu, parti kapatmaların, siyasi yasaklamaların sonuçta ülkeyi daha büyük çıkmazlara sürüklediğini yaşayarak görüyoruz.
30 yıl sonra geriye baktığımızda bugünkü İslamcı yükselişte, merkez sağ ve sol siyaseti yeniden yapılandırmaya çalışırken demokrasiyi geleneksel yatağından çıkaran 12 Eylül’ün izlerini yadsımak mümkün mü? 1960’larda ‘Soğuk Savaş’ın kurbanı olan gençlere ne demeli? O çocukları astınız da ne oldu?!
İlginç olan, o dönemin mağduru olan kimi ‘solcular’ın günümüzün ‘ulusalcılar’ı olarak yeni darbelere çanak tutmaları, 27 Mayıs’ları, 28 Şubat’ları övmeleridir.
Tamam, AKP lideri Tayyip Erdoğan bugün ‘gölgesiyle bile kavga eder’ hale geldi; seçimden 8 ay sonra iktidar partisinin kapatılma davasıyla karşı karşıya gelmesinde Başbakan’ın sorumluluğu büyük. Erdoğan nutuk atarak ortamı germeye devam ediyor. 1980 öncesinde siyasetçiler çatışmak yerine Türkiye’yi Yunanistan üye olurken AB’ye dahil etselerdi ne askeri darbe olurdu ne de siyasal İslam iktidara gelirdi.
Bakalım Erdoğan, ‘çağı ıskalamadan’ bugünkü tehlikeli gidişten uzaklaşabilecek mi?
30 yıl sonraya dizi malzemesi olmak istemiyoruz.
Biz bu filmi görmüştük demiyoruz. Yaşadık!
Hadi eyvallah.
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 23 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 12:09 pm

DENİZ GEZMİŞ, YUSUF ASLAN VE HÜSEYİN İNAN, KAHROLSUN EMPERYALİZM DERKEN ARAYA REKLAM GİRDİ
22.03.2008 00:28:00


MEDYATAVA- atv’de yayınlanan ve Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının devrim mücadelesinin ayrıntılarını anlatan "Hatırla Sevgili" dizisinin bu haftaki bölümü Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idamı üzerine kuruluydu. Ancak dizide ilginç bir tesadüf yaşandı.

Üç genç hapishane koridorunda yürürken ailelerine yazdıkları son mektupları dış ses tarafından okunduktan sonra ilginç bir tesadüf yaşandı. Sıra her birinin ağzından öfkeyle haykırdıkları "Kahrolsun Emperyalizm, Kahrolsun Kapitalizm" cümlelerine gelmişti. Ve tam bu sırada kapitalist dünyanın en büyük gerçeği olan reklam kuşağı yayına giriverdi. Çünkü dizi bilindiği üzere reytinglerde üst sırada ve oldukça iyi reklam alıyor. Tam da kapitalizm karşıtı söylem sırasında reklam girince bu ironik tesadüf yaşanmış oldu.
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 23 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 12:09 pm

Türkiye’yi ağlattılar

İlhan Selçuk, Doğu Perinçek ve Kemal Alemdaroğlu’nun sabaha doğru evleri basılarak gözaltına alınmasının ardından, akşam da, ATV’nin 70’li yılları anlatan "Hatırla Sevgili" dizisini seyredenler gözyaşlarını tutamadı. O dönem evleri basılan, kitapları toplananlar telefonla birbirlerini arayıp, geçmişi yaşadılar.

GAZETECİ-Yazar İlhan Selçuk, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve İstanbul Üniversitesi eski Rektörü Kemal Alemdaroğlu’nun sabaha doğru evleri basılarak gözaltına alınması ve önceki akşam ATV televizyonunda yayınlanan "Hatırla Sevgili" dizisi başta 68 kuşağı olmak üzere o dönemi yaşayanlara dejavu (Bir yeri daha önce görmüş olma veya bir olayı daha önce yaşamış olma duygusu) yaşattı. 70’li yıllarda evleri basılan, kitaplarına el konulanlar başta olmak üzere dönemi yaşayanlar, dizinin 54. bölümünde Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idama gidişini izlerken gözyaşlarına engel olamadı. Eski dostlar hatırlandı, telefonlar çevrilip, o günler bir kez daha yaşandı.



UÇAK KAÇIRDILAR

"Hatırla Sevgili"nin önceki akşam yayınlanan bölümünde, Mahir Çayan ve arkadaşları Kızıldere’de çatışmaya girdiler. Sonraki yıllarda devrimci marşlara konu olacak çatışmada, Mahir Çayan ve dokuz arkadaşı yaşamını yitirdi. Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan ölüm oruçlarını 13. gününde, darağacına giderken bitkin ve halsiz görünmemek için sonlandırdılar. Dizinin baş kahramanlarından Necdet ve arkadaşları ise üç gencin asılmaması için imza kampanyasını başlattılar. Tam bu sırada, dört hava korsanı, aynı istekle Ankara’dan İstanbul’a giden THY uçağını kaçırdı. Necdet ile Emil Galip Sandalcı ve Altan Öymen’in de aralarında olduğu imza toplayan grup, uçak kaçırma olayını organize ettikleri nedeniyle gözaltına alındı. 1971 ve sonrasını net hatırlayanlar diziyi seyrettikçe o günlere döndüler. Tarih 3 Mayıs 1972’yi gösteriyordu. Ankara’dan İstanbul’a gelmek üzere 61 yolcusuyla kalkan DC-9 tipi Boğaziçi uçağı, Yalova üzerindeyken rotasını değiştirerek, Yeşilköy’e (Atatürk Havalimanı) "Sofya’ya gidiyoruz" mesajı verdi. Yolcular arasında İsmet İnönü’nun oğlu Ömer de vardı. Türkiye’nin ilk uçak kaçırma olayında korsanlar, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam edilmeyeceği garantisi istediler. Uçağı, Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da 6 saat beklettikten sonra eylemlerine son verdiler. Dizide olduğu gibi, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarıın idam edilmemesi için Emil Galip Sandalcı, Altan Öymen, Erdal Öz ve Onat Kutlar’ın da aralarında bulunduğu bir grup imza kampanyası açmış ve 10 bine yakın imza toplamıştı. Kampanyanın ana yazısı, anayasal hak olduğu için müdahale edilemediğinden dilekçe formatıyla yazılmıştı. Radikal Gazetesi yazarı Altan Öymen de önceki gün dejavu yaşayanlardan. Sıkıyönetim idaresinin "İmza toplayanlar da uçak kaçıranlar da Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının asılmamasını istiyor. O zaman bağlantıları vardır" diye düşünüp, hepsini gözaltına aldığını anlatıyor: "Beni, görüşmeye davet ettiler. Gider gitmez de gözaltına aldılar."

O günleri yaşattılar

Başta 68 kuşağı olmak üzere Deniz Gezmiş, arkadaşları Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idama gidişini izleyenler o günleri bir kez daha yaşadı. Hatırla Sevgili’de rol alan Oğuz Turgut Genç (Hüseyin İnan), Murat Zubi (Yusuf Aslan) ve Barış Koçak (Deniz Gezmiş) o döneme tanıklık edenleri ağlattı.

Alıntıdır:Hürriyet
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 23 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 12:09 pm

Hatırla Sevgili'de sözleri sansürlenmişti

İşte avukatı Halit Çelenk'in ağzından Deniz Gezmiş'in son sözlerinin sansürsüz hali...
ATV’de yayınlanan Hatırla Sevgili dizisinin son bölümüyle ilgili tartışmalar devam ediyor.

Bilindiği gibi; dizinin son bölümünde Deniz Gezmiş, Hüseyin Aslan ve Yusuf İnan’ın idam edilişleri anlatıldı.

Dizinin en kritik noktalarından biri de Deniz Gezmiş’in idam edilmeden önceki son sözleriydi.

Ancak ATV’de yayınlanan dizide Gezmiş’in tarihi sözleri sansürlendi ve makaslandı.

İşte öncelikle Hatırla Sevgili'nin ilgili bölümü, ardından Deniz Gezmiş’in idamına tanık olan avukatı Halit Çelenk’in ağzından Deniz Gezmiş’in son sözlerinin sansürsüz hali:

Hatırla Sevgili: Yaşasın tam bağımsız Türkiye, kahrolsun emperyalizm! Yaşasın işçiler, köylüler!

Deniz Gezmiş'in avukatı Halit Çelenk: Deniz, orada yüksek sesle şunları söyledi;

“Yaşasın Türkiye’nin bağımsızlığı! Yaşasın Marksizm'in, Leninizm'in yüce ilkeleri! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi!Kahrolsun emperyalizm! Yaşasın işçiler ve köylüler!’ dedi, bunları söyledi.

Şimdi bu sözler aslında kendisinin ve arkadaşlarının dünya görüşünü, amaçlarını, ilkelerini dile getiren sözlerdi.

Odatv.com
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 23 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 12:10 pm

Dizideki idamı nasıl izlediler?

'Hatırla Sevgili'nin son bölümünde kardeşi Deniz Gezmiş'in asılmasını TV'de izleyen Bora Gezmiş "Çok duygulandım ama kardeşimle annem izleyemedi" dedi..

Yakın siyasi tarihin önemli olaylarını konu alan "Hatırla Sevgili" adlı dizinin son bölümünde Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının 6 Mayıs 1972 tarihinde idam edilmelerinin yer alması büyük ilgi çekti. atv yönetimi ve dizinin yapımcısı Sis Yapım, izleyicilerden gelen istek üzerine son bölümü bu akşam tekrar gösterme kararı aldı. Dizinin son bölümünde Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ın idamının gösterilmesi idam edilen gençlerin aileleri ve arkadaşları tarafından da izlendi. Kardeşi Deniz Gezmiş'in idamını görmek istemediğini belirten Bora Gezmiş, diziyi izlerken hissettiklerini şöyle anlattı:

'CENAZESİNE BAKMADIM'

"Aslında bu kadar yıldan sonra insan kendini bu olaya alıştırıyor. Kardeşim idam edildiği zaman ben cenazesine bakmadım. Babamlar baktı. Nasıl gördüysem hatırası da öyle kalsın istedim. Ama 'Hatırla Sevgili'nin son bölümündeki bu sahneyi seyrettim. Tabii insanın duygulanmaması da mümkün değil. Çok duygulandım. Ama kardeşim ve annem izlemedi. Tabii kolay değil. 35 yıl geçmesine rağmen hiç unutamadık"

AKTÖRE 'DENİZ' DEDİ

Deniz Gezmiş'in yakın arkadaşı aynı zamanda onunla birlikte aynı davada yargılanan Mustafa Yalçıner de diziyi takip edenlerden. "Hatırla Sevgili"nin danışmanlığını da yapan Yalçıner, "Sahneler beni çok etkiledi. Bunda Deniz Gezmiş'i oynayan Barış Koçak'ın da ciddi payı var" dedi. Barış Kolçak'ın olağanüstü derecede Deniz Gezmiş'e benzediğini söyleyen Yalçıner şöyle devam etti: "Dizi için Barış Koçak'a Deniz Gezmiş'i anlattım. Halini hareketlerini davranışlarını aktarmaya çalıştım. Mimikleri jestleri nasıldır diye teker teker gösterdim. Ama bunları ona söylerken boş bulunup 'Deniz' dediğim de çok oldu."

Kaynak: Sabah.com.tr
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 23 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 12:10 pm

Darağaçları çiçek açmaz ki!

İKİ haftadır Türkiye'nin yakın tarihini ekranlara taşıyan dizi ve belgesellere bakıyorum. Ortak özellikleri: İdam sehpaları... atv'nin her yönüyle muazzam dizisi Hatırla Sevgili, Adnan Menderes ve arkadaşlarının idam sahneleri ile açılmıştı. Son bölümde ise Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam sahneleri yürekleri burktu. Bu sahneler Nebil Özgentürk'ün hazırladığı Türkiye'nin Hatıra Defteri belgeselinde de yer alacakmış. Zaten söz konusu belgeselin en ilginç bölümlerinden biri de karnında bebeği ile idam sehpasına çıkartılan, ancak hamile olduğu anlaşıldıktan sonra "bebeğini doğurana kadar idamı ertelenen" bir kadının, yönetmen Mustafa Altıoklar tarafından kısa filme dönüştürülen hikayesiydi. Önceki akşam gözüm TürkMax kanalının dizi olarak yayınladığı Zincirbozan filmine ilişti. 12 Eylül sonrası cezaevi avlularında alelacele kurulan darağaçlarında sallandırılan gençlerin görüntüsü vardı. Reşit olup olmadığı bugün bile tartışılan genç Erdal Eren'in idam edildiği sahnede gıcırdayan ipin sesi hâlâ kulaklarımdan gitmiyor. Adnan Menderes, Hasan Polatkan, Fatin Rüştü Zorlu, Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Arslan, Erdal Eren ve hamile kadın... "Yakın tarih" denildiğinde bizim senaristlerin, yönetmenlerin, yapımcıların akıllarına "idamdan" başkasının gelmemesi ne acı... Bugün hala darbeyi, çeteleri "tarif etmeye" çalışıyoruz. Yani ipe un seriyoruz. "İpe can serenlerin" ülkesinde... Asıl işleri siyaset ve sosyoloji yazmak olan "ağabeylerimiz" ekran başında yarışma izleyip, televizyon eleştirmenlerinin karasularında bayrak göstermeyi marifet sayacaklarına, azıcık bu konularda kalem oynatsalar ya?

YÜKSEL AYTUĞ
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 23 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 12:10 pm

Sevgili'nin hatırlattığı

Kızıldere'de, fotoğraftaki evde öldürülenler aslında, Denizler'in idamını engellemek için yola çıkmışlardı. Tıpkı Nurhak'a çıkanlar gibi, tıpkı uçak kaçıranlar gibi, tıpkı Meclis koridorlarında idam karşıtı imza toplayanlar gibi...

Oy dere Kızıldere, böyle akışın nere

"Bizde hal mi bıraktın, sana can vere vere," diye devam eden türkü hâlâ dillerde, Kızıldere hâlâ hafızalarda. Geçen haftaki bölümüyle Türkiye'yi ağlatan Hatırla Sevgili dizisini seyredenler, Mahirler'i, Denizler'i ve 30 Mart 1972'nin Kızıldere'sini hatırladı..

12 Mart 1971'de askeri darbe. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının yakalanması. Mahir Çayan'ların Maltepe Askeri Cezaevi'nden firarı... Bir dönem film şeridi gibi gözümüzün önünden geçiyor. Söz sanki bir uyarı gibi kulaklarımızda çınlıyor, Hatırla Sevgili. Bu dosyada 'Hatırla ey okuyucu' diyerek hafızaları yoklayıp, Sinan Cemgil'in de öldürüldüğü Nurhak Dağı'ndaki çatışmadan sağ kurtulan Mustafa Yalçıner'e, Kızıldere'de öldürülen Cihan Alptekin'in ablasına, Denizler'in idamına tanıklık eden Halit Çelenk'e, Altan Öymen'e, Fahri Aral'a, Oral Çalışlar'a kulak kabarttık. 30 Mart 1972'deki katliamdan 36 yıl sonra aynı toprakları ziyaret ettik. Ve de karanlık bir dönemin diğer tarafındaki Faik Türün'e, Tahsin Gürdal'a yakından baktık.


Acıyı anlatmak mümkün değil

"Kızıldere'de 10 arkadaşımız öldürüldüğünde ben Mamak Cezaevi'ndeydim. Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan hakkındaki idam cezası Yargıtay'da onaylanmıştı. Konu Meclis'in gündemindeydi. Onlar yanımızdaki hücrelerde kararı bekliyorlardı. Mahir Çayan ve dört arkadaşı İstanbul'da, Maltepe Askeri Cezaevi'nden tünel kazarak kaçmışlardı. Polis peşlerindeydi. Belli ki Mahir Çayan ve arkadaşları, Denizler için bir şeyler yapmaları gerektiğini düşünüyorlardı. Kızıldere yolculuğu böyle başlamıştı. Onlar bir şekilde çaresizlik içinde kapana kıstırılmışlardı, demek daha doğru olur. Kızıldere katliamını 12 Mart askeri darbesinin koşulları içinde değerlendirmek gerekir. Türkiye'de bir askeri darbe yapılmıştı. Bu askeri darbenin şimdi anladığımız kadarıyla asıl nedeni, ordu içindeki iki kanadın birbirine üstün gelmesi çabasıydı. Bir kanat 'solcu' darbe yapmayı planlarken, diğer kanat daha değişik bir müdahaleyi, Meclis'in varlığının devam ettiği bir müdahaleyi tercih etmişti. Darbe giderek sertleşti. Bu sertleşmeyi tırmandıran nedenlerden birisi de İstanbul'daki İsrail Başkonsolosu Efraim Elrom'un, Mahir Çayan ve arkadaşları tarafından kaçırılması ve öldürülmesiydi. Darbe, ordu içindeki hesaplaşmadan çıkıp solun bastırılmasına dönüştü. Kızıldere, bir umutsuzluk isyanıdır. Kızıldere operasyonunun arkasındaki güçlerin acımasızlığı, ülkemiz tarihinin en kanlı operasyonlarından birine sebep oldu. Kızıldere'ye, Denizler'in idama gönderildiği koşullar içinde bakmak gerekir. Öyle bakınca bu olayı 20 yaşının hemen üstünde olan ve arkadaşları hiç yoktan idama giden gençlerin kahramanlığı, gözüpekliği ve çılgınlığı olarak değerlendirebilirsiniz. Aradan 36 yıl geçtikten sonra bakınca her şeyi daha farklı değerlendirmek mümkün. Arkadaşlarımız acaba oraya doğru bilinçli olarak mı yönlendirildiler? Bir kuşağın bütün öncü isimlerini topluca imha edebilmek için önceden kurulmuş bir tezgâhın içine mi düştüler? Tabii, daha sonraki yıllarda Denizlerin, Mahirler'in, İbrahimler'in birer mite dönüşmesinin nedeni de yaşadıkları ve karşılaştıkları acımasızlıktır. O zaman ne devrimci durum vardı, ne de bizlerin devrim yapabilecek gücü. Dünyadaki gelişmelerden etkilenmiştik. Denizler, Küba devrimini bir örnek olarak görüyorlardı. Castro ve arkadaşlarının yaptıklarını yapabileceklerine inanıyorlardı. Mahirler de değişik bir şekilde benzer bir anlayış içindeydiler. İbrahim Kaypakkaya ise köylerden şehirleri fethedeceğine inanıyordu. Kızıldere, 1960'larda başlayan devrimci gençlik hareketinin bir anlamda sonuydu. 68 kuşağının öncüleri orada son nefeslerini verdiler. Türkiye'yi yöneten, askeri darbelerle sürekli ülkemizdeki demokrasinin önüne set çeken derin devlet, hâlâ 68 kuşağıyla barışmadı. Hâlâ o gençlerin hayaliyle dövüşmeye devam ediyor. Biz ise, bugün aramızda olabilecek onlarca arkadaşımızı acımasız katliam ve idamlarda yitirmenin acısını, öfkesini yaşıyoruz. 12 Mart darbecileri de, 12 Eylül dabecileri de, bugün hâlâ darbe peşinde koşanlar da bu ülkeye çok zarar verdiler. Kızıldere'yle, biz 68 kuşağının da, bu alçak katliamı gerçekleştiren 'derin devlet'in de yüzleşmesi gerekiyor. Bu mümkün mü, bundan emin değilim... Orada yitirdiğimiz arkadaşlarımı sevgiyle, özlemle anıyorum. Bunun, bizler için ne büyük bir acı olduğunu anlatmam mümkün değil..."
ORAL ÇALIŞLAR (Gazeteci - yazar)

Kaynak: Sabah.com.tr
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 23 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 12:12 pm

Hatırla Sevgili’den özür

atv’deki ’Hatırla Sevgili’ dizisinin 59. bölümü tekrar olarak yeniden ekrana getirildi. Yapılan bir yanlıştan sonra özür dilemek için SİS Yapım dizideki hatayı düzelterek dün akşam yeniden yayınladı. Peki neydi o hata?

Dizinin 4 Nisan Cuma akşamı yayınlanan bölümünde, 1976 yılında öldürülen Siyasal Bilgiler Fakültesi öğrencisi olan devrimci Hakan Yurdakuler, kullanılan bir cümlede "Ülkücü" olarak anılmıştı. Sol görüşlü Yurdakuler’in arkadaşları dizinin yapımcılarından özür dilenmesini isteyerek SİS Yapım’a tepki göstermişlerdi.

atv ve SİS Yapım’a gelen çok sayıdaki telefon ve tepki üzerine alınan bir kararla, dün akşam dizinin 59. bölüm yeniden yayınlandı. Aynı yayın saatinde Karayılan’ın ekrana gelmesini bekleyen izleyiciler ’Hatırla Sevgili’nin tekrarını gördüklerinde şaşırdılar.

Ancak tekrarın amacı, Yurdakuler’in ailesi, arkadaşları ve sevenlerinden özür dilemek adına yapılan yanlışın giderilmesiydi. Sözkonusu sahnedeki cümlede yer alan ’Ülkücü Hakan Yurdakuler’ sözü dublajda yeniden okunarak bu kez ’Devrimci Hakan Yurdakuler’ olarak değiştirildi.

KAYNAK: TELEVİZYONGAZETESİ
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 23 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 12:12 pm

Deniz Gezmiş ne zaman öldü ?

Hatırla Sevgili, 70'li yılların sonlarına ulaştı. Şimdi sırada 12 Eylül darbesine giden o dehşetli süreç var. O günlerde bir lise öğrencisi olan bendeniz, sırf yeşil parka giyiyorum diye Bakırköy Sahili'nde yüz üstü sürünmeye mecbur edilmiştim. Taranan kahvehanelerden "saniye farkıyla" kurtulanlardandım. Okula gitmek için Dev-Sol, Dev-Genç, İGD ve Akıncılar'ın kurduğu barikatlarda kimlik kontrolünden geçerdik. Neyse ki bir kaç kitap karıştırıp, hepsinin kendi jargonuna uygun cümleleri ezberimde tutmuştum. Kim çevirirse, ondan oluyordum. "Lümpen" olduğumdan değil, hayatta kalmak için... Dizide solcu gençler duvara "Kahrolsun emperyalizm" yazarken, alttan reklam geçiyordu: "VMEKTUP yaz 4155'e gönder, Deniz Gezmiş'in veda mektubu cebine gelsin..." Deniz Gezmiş eğer bu reklam altyazısını "bir yerlerden" görüyorsa, ne düşünüyordur acaba? İşçiköylü devrimi için ölümü göze alacaksın, batı sermayesinin Türkiye'de düzeni değiştirmesine engel olmak için devrime soyunup, ipin boynuna geçirilmesini göze alacaksın, sonra sermaye 35 yıl sonra senin veda mektubundan SMS geliri damıtacak... 4 Nisan 2008 Cuma... Deniz Gezmiş'in gerçekten öldüğü gündür!..

Sevgilinin hatırlayacakları

Cuma gecesi atv'de yayınlanan Hatırla Sevgili'de 30 yıl önceki 1 Mayıs Taksim olaylarını damlarda "konuşlanan" yabancı tahrikçilerin sıktığı mermilerin tetiklediği savunuldu. Pazartesinin gazetelerinde ise Akdeniz Üniversitesi'ndeki bir provokatörün öğrencilere nasıl kurşun sıktığı fotoğraflanmıştı. 30 yıl sonra, yani 2038'de yayınlanacak "Hatırla Sevgili 2"nin senaryosu şimdiden hazırdı!

SABAH- YÜKSEL AYTUĞ
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 23 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 12:13 pm

Hurriyet Gazetesi, Yalcin Dogan'in kose yazisi

Hepimiz idam ediliyoruz


YAŞAMINDA hiç görmediği yargıcın cenazesini taşıyor. Derin bir saygıyla.

Sadece kardeşiyle ilgili verilen idam kararına karşı çıktığı için değil. Aynı zamanda yargıcın meslek yaşamı boyunca, idam kararları karşısında gösterdiği tutuma saygı olmak üzere. Kendi özel kayıtlarına sessizce düştüğü borcu ödemek üzere.

Deniz Gezmiş idama mahkum oluyor. Yargıçlardan Nihat Saçlıoğlu, önüne gelen başka davalarda olduğu gibi, Deniz’in, Hüseyin’in ve Yusuf’un idam kararına da karşı oy kullanıyor.

Saçlıoğlu birkaç yıl önce aramızdan ayrılıyor.

Cenazesini taşıyanlar arasında Bora Gezmiş de var, Deniz’in ağabeyi.

Gözyaşlarımı tutamıyorum.

Gezmiş ve Saçlıoğlu Ailesi ilk kez cenazede karşılaşıyor. O yargıcın oğlu, edebiyat dünyasının yakından tanıdığı isim. Yazar Mehmet Saçlıoğlu.

Ben belgesel diye buna derim.

DUYGU YÜKLÜ

Önceki gece Nebil Özgentürk ve arkadaşları aralarında benim de bulunduğum bir grup gazeteciye, duygu yüklü saatler yaşatıyor.

Masada TV’lerdeki dizi kirliliğinden sıyrılıp, düzgün senaryosu, oyunu ve çekimiyle milyonlarca insanı TV başına kilitleyen Hatırla Sevgili ekibi. Yönetmen Ümmü Burhan, senarist Nilgün Öneş, genel yönetmen Tomris Giritlioğlu.

Nebil Özgentürk’ün deyimiyle, "kahraman kadınlar". Belgesel gibi, ince elenip sık dokunması gereken bir yapıma dürüst imza atan kadınlar. Onlar para karşılığında bir kişi ya da grubu yüceltmek adına belgesel yapmıyor. Belgesel adı altında tüccarlığa prim vermiyor. Belgesel tüccarları çoktan afişe oluyor.

Ama, bu kahraman kadınlar, onlar, Türkiye’nin belleğini geri getiriyor, gri alanları temizliyor. İzleyenleri ayna karşısına oturtuyor, kişisel bilançolarıyla yüzleşmek üzere.

Bu gibi belgesellerde duygu yükü ağır basıyor. Duygu şart, yaratıcılığın itici gücü. Ortaya çıkan ürünle birlikte başlayan yabancılaşma, bizi gerçeklerle yüz yüze getiriyor. O gerçekler, yeni bir duygu seli.

HATIRA DEFTERİ

İşte, önceki akşam tam öyle.

Sohbetle başlayan akşamda, bir belgeselin dokuzuncu bölümünü izliyoruz. Dün akşam CNN Türk’te yayınlanan bölümünü. Türkiye’nin Hatıra Defteri.

Nebil Özgentürk’ün belgeseli, Türkiye’nin Hatıra Defteri 1923-2008 yıllarını kapsıyor. 105 tane, 4 dakikalık gerçek öyküler. Her biri insana ok gibi saplanıyor.

Biz, o defterin iki sayfasını izliyoruz. Türkiye’nin Hatıra Defteri sonuna eklenen iki öyküyü. Deniz Gezmiş bölümü, Babalar ve Oğullar ile Aşk Olsun Çocuk.

Deniz Gezmiş’in yakalanışı,Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’la birlikte mahkeme süreci ve idam.

Gözyaşlarımı tutamıyorum. Masadakilerin tamamı gibi.

Babalar ve Oğullar bölümünde, Bora Gezmiş’in yargıç Nihat Saçlıoğlu’nun cenazesini taşıdığı an. Mehmet Saçlıoğlu ile cenazede karşılaşması. Birbirini ilk kez gören iki insan. Birbirini çok iyi tanıyan iki insan. Babalar ve Oğullar.

Masamızda Bora Gezmiş, hepimizin ortasında oturuyor.

Bora Bey kardeşinin idam sahnesini daha fazla izleyemiyor. Gözlerini kuruladığı mendil sırılsıklam. Masadan kalkıyor, dışarıya atıyor kendini.

Hepimiz dışarıya atıyoruz kendimizi.

Hepimiz idam ediliyoruz.

Cenazeyi hepimiz taşıyoruz.
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 23 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 12:13 pm

Aksam Gazetesi

Deniz Gezmiş ekonomisi


“Hatırla Sevgili” dizisi, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarına olan ilgiyi patlattı. O döneme yetişemeyen gençler, kitaplar, posterler ve yeşil parkalarla nostalji yapınca, “68 kuşağı tüketicisi” oluştu

Hatırla Sevgili dizisiyle Türkiye gündemine gelen Deniz Gezmiş ve arkadaşları, gençler arasında yeniden popüler birer kahraman haline geldi. Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan, Hüseyin İnan ve Mahir Çayan’ın diziye damgasını vurduğu bölümlerin ardından o dönemi anlatan kitap satışlarında büyük artış yaşanmaya başladı. Kitapların yanı sıra Deniz Gezmiş posterleri, yeşil parkalar ve dönem kıyafetlerine olan ilgi de arttı. Büyük kentlerdeki kitabevlerinin yanı sıra Anadolu’da da Erdal Öz’ün “Gülünün Solduğu Akşam”, Nihat Behram’ın “Darağacında Üç Fidan”, Oral Çalışlar’ın “Denizler İdama Giderken” Halit Çelenk’in “İdam Gecesi Anıları” ve Turhan Feyzioğlu’nun “Mahir: On’ların Öyküsü” kitapları listelere girmiş durumda.

Diriliş’in tek rakibi Deniz

İSTANBUL’daki İstiklal Kitabevi yetkilisi Şahin Erdoğan, “Bu kitaplar artık klasik olmuş durumda, her dönem satılıyor. Ancak Hatırla Sevgili dizisiyle birlikte satışlar çok arttı. Biz de bu duruma hazırlıklıydık” dedi. En çok satan kitabın Erdal Öz’ün “Gülünün Solduğu Akşam” olduğunu söyleyen Erdoğan, ardından “Darağacında Üç Fidan” kitabının satıldığını belirtiyor. Dizide Mahir Çayan ve arkadaşlarına çok yer verilmese de gençlerin bir diğer ilgi odağı da Çayan’ı anlatan kitaplar.

Beyoğlu-Kadıköy’de ilk 10’a 3 kitabı girdi

1. Diriliş, Turgut Özakman

2. Siyah Süt, Elif Şafak

3. Allah’ın Kızları, N. Gürsel

4. Gülünün Solduğu Akşam, Erdal Öz

5. Veda, Ayşe Kulin

6. Darağacında Üç Fidan, Nihat Behram

7. İhtiyarlara Yer Yok, Cormac McCarthy

8. Mahir: On’ların Öyküsü, Turhan Feyzioğlu

9. Olasılıksız, Adam Fewer

10. Yolda, Jack Kerouac

İkinci el parka 30 lira retro modeller 60 lira

HATIRLA Sevgili’nin harekete geçirdiği bir diğer alan ise giyim oldu. Dizide 60 ve 70’li yıllara ait kostümlerin başarılı örneklerinin kullanılması da bu dönem giysilerine olan ilgiyi de artırdı. Doğu Alman ordusunun bir dönem kullandığı ve Deniz Gezmiş’le özdeşleşen yeşil parka da gençlerin ilgisini çekiyor. Hatırla Sevgili dizisinin kostüm sponsoru olan By Retro’nun sahibi Hakan Vardar “Alman parkasının adı artık Deniz Gezmiş parkası oldu. Almanya’dan getiriyoruz, ikinci el fiyatı 30, yenilerin fiyatı ise 60 YTL” dedi. Dizinin kadın oyuncularının giydiği kıyafetlerin de büyük ilgi gördüğünü belirten Vardar, “Yurdun her yerinden telefon geliyor, her yaştan insan dizideki elbiseleri istiyor” dedi.
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 23 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 12:13 pm

Sinemanın yapamadığını 'Hatırla Sevgili' yaptı...

Türkiye'nin yakın tarihini 'prime-time'a sokan diziyi yaratıcısı anlattı..




Politik zor yıllar çemberinden defalarca geçen bir ülke olsak da yakın tarihimize
ilişkin politik sinema konusunda ciddi bir filmimiz hatta gayretimiz yok. Geçmiş
yıllarda birkaç politik film çekilmiş olsa da, bu örnekler insanları politik film
mevzusuna yakınlaştıracağına daha da uzaklaştırdı. Politik içeriklerinden ziyade cesur sahnelerin altından kalkan kadın oyuncularıyla anıldı. Toplumsal belleğimiz giderek zayıflarken televizyon ekranlarında bir dizi film yakın politik tarihimizi anlatmaya başladı. Hem de sevdirerek; "Hatırla Sevgili".

Adnan Menderes'in idam edilmesiyle sonuçlanan politik tarihimizi anlatarak önce evimize oradan da gündemimize girdi. Türkiye'nin politik tarihini anlatan bir filmimiz olmadığından duruma alışmamış bünye, "dizideki oyuncu Adnan Menderes'e benzemiyor" eleştirilerinden öte bir şey söyleyemedi. Fakat tarih kronolojik olarak işlenmeye başladığında, insanlar kelimenin tam anlamıyla televizyonun karşısında mıhlandı kaldı. Yakın tarihimiz o kadar gerçekçi bir biçimde ekranlardaydı ki, izleyici sadece diziyi izlemiyor yakın geçmişe ait hafızasını da yeniden tazeliyordu.

Yakın geçmişin bugünündekiler, Deniz Gezmiş'i, Adnan Menderes'i ya da Mahir Çayan'ı yeni kuşaklara anlatmaktan kaçınıyor ya da isteseler de anlatamıyorlardı. Varsayalım ki anlattılar, bu gayret anlatılanları dinleyenlerin gözünde canlandırmaya yetmiyordu elbette. Ama "Hatırla Sevgili" dizisiyle birlikte Adnan Menderes'in yani Türkiye'nin bir başbakanının idam edilmesini, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam sehpasına çıkmalarını, Mahir Çayan ve arkadaşlarının Kızıldere'de öldürülmelerini ve yakın tarihimize "Kızıldere katliamı" olarak geçmesini televizyon ekranlarından -hem de prime time denen, tv için altın kadar önemli bir kuşakta- yer yer belgesel görüntülerle izlemeye başladık. Özellikle 1 Mayıs 1977'de Taksim Meydanı'ndaki büyük miting ve sonrasında meydana gelen olaylar tam da 1 Mayıs arifesinde bütün
gerçekliğiyle karşımızdaydı işte. Etap Marmara'dan miting alanına açılan ateş, sol fraksiyonlar arasındaki sürtüşmeler ve büyük bir mitingin faciaya dönüşmesi. "Hatırla Sevgili"yle yeniden hatırladık. Sonra da dizinin mimarlarından ve senaristi Nilgün Öneş'i aradık. Merak ettiğimiz ve öğrenmek istediğimiz her şeyi sorduk.

"Ihlamurlar Altında"dan "Hatırla Sevgiliye"

"Hatırla Sevgili"den önce "Ihlamurlar Altında" dizisinin senaryosunu yazan Nilgün Öneş, o dizi bir yıllık bir süre için planlanmış olduğundan bir yılın sonunda diziden ayrılmış fakat dizinin yapımcısı onlarsız da olsa devam etme kararı almış.

Daha sonra? Sonrasını Nilgün Öneş'ten dinleyelim: "Ihlamurlar Altında projesinde Tomris Giritlioğlu'yla birlikte çalışıyordum. Proje bittikten sonra Tomris bana 1960'lı yıllarla ilgili bir proje yapmak istediğini söyledi. Adnan Menderes dönemini anlatan bir proje. İdamların konu alınacağı bir intikam hikâyesi düşünüyordu. Ben de Tomris'e 'Bunu daha geniş tutabiliriz. Darbeler ve sonuçları gibi bir konsepte oturtup 12 Eylül'le bitirebiliriz' dedim. Böylece geniş bir biçimde Türkiye panoraması çıkarabilirdik. Ama aradan geçen uzun yıllar bir intikam hikâyesini taşımazdı. Bir aşk hikâyesi ve fikir ayrılıkları üzerine inşa edersek uzun soluklu bir proje yapabiliriz diye düşündüm ve hikâyeyi kurdum."

Demokrat Partili bir ailenin kızıyla, CHP'li bir ailenin oğlunun birbirine âşık
olması ve sonuçta savcı olan bir babanın diğer babanın idam hükmünü imzalayanların arasında bulunmasına kadar giden büyük bir fikir çatışmasının ortasında başlamış hikâye. Sonra bir sağcı ailenin oğluna âşık olan sol görüşlü ailenin kızı girmiş devreye. Ve böylece "Hatırla Sevgli"nin müdavimleri de yavaş yavaş artmaya başlamış. "Aslında daha önce bunun çok da farkında değildik. Seyircinin ne ölçüde siyaset izleyeceğini tahmin edemiyorduk. Çünkü politik sinema ya da diziler insanımızın alışık olduğu bir şey değil. Sıkılabilirler diye düşündük. Ama aşk hikâyesiyle başladığımız için ilk önce hikâye dikkatlerini çekti. Ama ne zaman ki 27 Mayıs oldu, idamlar ve arkadan gelen Kayseri cezaevi hikâyesiyle izlenme oranımız hızla yükselmeye başladı. O zaman anladık ki böyle bir ihtiyaç var. Zaten istediğimiz, kendi kahramanlarımız üzerinden dünden bugüne Türkiye'nin halini anlatmaktı. Yeni dönemde de fraksiyon ayrılıklarının arasında filizlenen bir aşk öyküsü üzerinden fikir çatışmalarını anlatacağız."

Sinema başka televizyon başka

Politik filmler konusunda sinemada sınırlar daha özgür olsa da televizyon için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Nilgün Öneş'le Tomris Giritlioğlu birlikte böyle bir proje hazırlarken bunun televizyondan yayınlanacağına inançları var mıydı? Öneş'ten dinliyoruz. "ATV bize hiçbir şekilde karışmadı. Yazdığımız tek bir satırı bile değiştirmedi. Çok büyük desteklerini gördük, başta reytinglerimiz düşüktü, ona rağmen bizi desteklediler. Kanalın bu projenin bu noktaya gelmesinde çok büyük bir payı var. Hatırla Sevgili, sinema filmi olur elbette ama konuyu bu kadar uzun anlatamayız orada. Bu ancak bir diziyle çözülürdü. Televizyon olması bu nedenle çok önemli. ATV'nin böyle bir projeyi kabul etmesi de ayrıca çok önemli bir gelişme."

Birçoğumuzun yaşı yetmese de izleyiciler arasında o yılları yaşayan, bilen hatta
bilfiil olayların içinde olan birçok insan var. O yüzden izleyiciden diziye olumlu
ya da olumsuz birçok eleştiri de yöneltiliyor. Örneğin Kızıldere'den sağ olarak
kurtulan tek insan olan Ertuğrul Kürkçü'nün Kızıldere sahnesini izlediği zaman nasıl bir tepki verdiğini merak ediyoruz. Öneş merakımızı gideriyor: "Ertuğrul Kürkçü ile konuştuk. Kızıldere için ne yapılmalı konusunda görüşlerini aldık ve bu görüşleri kullandık. Bizim danışman grubumuzda THKP-C'li bir danışmanımız da var. Danışman grubumuzda o dönemi temsil eden her fraksiyondan, her görüşten bir kişi var. Bizim
için objektif olmak çok önemli. Döneme ait her fikri değerlendirdik. Herkesin sözünü
söyleyebileceği bir ortam yaratmak istiyoruz, bu bizim için önemli. Biz 2008'den
geçmişe bakıyoruz. Görüşlerimiz bir miktar değişti, ona rağmen ister istemez yine bir tarafta duruyoruz ama diğer görüşlere de yer vermeye çalışıyoruz."
Dizi danışmanlarının bazen değişmesi dışarıdan bir anlaşmazlık gibi görünse de işin içyüzünün öyle olmadığını söylüyor Nilgün Öneş. "Danışmanların bazen değişmesi, anlattığımız dönemle ilgili bir durum. Döneme ilişkin insanlarla çalışıyoruz. Ama hiç değişmeyen danışmanlarımız da var. Yılmaz Karakoyunlu, Ferhat Kenter ve Mümtazer Türköne hep vardı. Ama Deniz Gezmiş'lerin dönemini anlatırken yani 12 Mart öncesini anlatırken bu defa Mustafa Yalçıner, Fahri Aral katıldı. İsmini görmediğiniz ama o dönemi iyi bilen 68 kuşağından insanlar da var ekipte. Onların da çok emeği geçti.

Danışmanlar tamamen dönemleriyle değerlendirildi ve değişti. Başka bir nedeni yok." Hatırla Sevgili'nin senaryosu Nilgün Öndeş ve birlikte çalıştığı iki senaristin elinden çıkıyor. Danışmanlardan işlenecek konuyla ilgili araştırmalar isteniyor ve bu araştırmaları temel alarak hazırlanan senaryo danışmanlar tarafından inceleniyor. Görüşler alınıp değerlendirildikten sonra da Nilgün Gündeş izleyiciyi ekranın karşısına mıhlayan senaryoyu yazıyor. Diziye ilişkin olarak yapılan önemli eleştirilerden biri de hikâyenin kahramanlarının asıllarına benzemiyor olması ve Deniz Gezmiş'lerin idam sehpasına giderken söyledikleri son sözlerin tamamının ekranlara yansımaması. İzleyiciler sözlerin neden kesildiğini merak ediyor. İnternetteki platformlarda en son tartışılan konulardan biri de bu. Biz de bu soruları Nilgün Öneş'e ilettik, işte cevabı: "Biz hiçbir şeyi sansürlemiyoruz. Ben olduğu gibi yazdım o sözleri, zaten kesmem mümkün de değil. Kendi adıma şunu söyleyebilirim, biz orada Deniz Gezmiş'in vasiyetini yerine getirdik; ona idam gömleği giydirmedik, tam istediği gibi parkası ve postallarını giydi ve Rodrigo'yla uğurladık. Son sözlerini kesmemiz mümkün değil. Ama burası bir televizyon kanalı. Bir sinema filmi olsaydı elbette kesilmezdi ama televizyon yayınlarında böyle şeyler yaşanıyor."

Yeni bölümlerinde hangi olayları izleyeceğiz?

Maraş Katliamı, Fikri Sönmez'in belediye başkanlığındaki Fatsa ve Nokta
Operasyonu.'12 Eylül Darbesi'ne giderken Türkiye'nin yaşadığı yakın politik tarih
diğer bölümlerde olduğu gibi hafızalarımızı tazeleyecek mi? "12 Eylüle doğru
giderken Türkiye'nin yaşadığı çok önemli olaylar var" diyor Öneş. "16 Mart Katliamı, Maraş Katliamı, Fatsa ve Nokta Operasyonu gibi önemli olayları biz kendi kahramanlarımız üzerinden işleyeceğiz. 12 Eylül'e geleceğiz ve 12 Eylül'de yapılan idamları görüp bitireceğiz."

Kaynak:haberturk.com
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 23 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 12:14 pm



İdam sahnesinden önce ne yaptı?

atv’nin sevilen dizisi Hatırla Sevgili’nin ilk bölümlerinde Adnan Menderes’i oynayan Hüseyin Avni Danyal, Menderes’in asılma sahnesini canlandırmadan önce kendisi için karanlık bir yer hazırlattığını anlattı.

Hatırla Sevgili dizisinde Adnan Menderes’i canlandıran Hüseyin Avni Danyal, Menderes’in asılma sahnesinde yaşadıklarını anlattı.

"Oyuncu olarak avantajlıydım çünkü elimde çok materyal vardı, yakın tarih olduğu için. Sağolsun Can Dündar, bu anlamda çok yardımcı oldu. Belgeler ve görüntüler konusunda. Bir de çok fotoğraf ve eski filmleri izlediğim için onlar da yardımcı oldu bana" diyen Danyal, hayatında ilk kez bir sahneyi canlandırabilmek için bazı koşullar istediğini söyleyerek şu ilginç açıklamayı yaptı:

"Belki de hayatımda ilk defa birşey istedim yapımdan ve yönetimden. O gün sette hiç kimseyle konuşmadım. Benimle iletişim kurmasına izin vermedim. Yaklaşık 1,5-2 metrekarelik bir karanlık alan hazırlattım kendime. Sahneleri çektiğim anlarda çıkıp çekiyordum, onun dışında hiç kimseyle iletişim kurmadan gelip orada oturuyordum."

O benim Adnan Menderes yorumumdu

Adnan Menderes’i canlandırırken, yakın tarih olması nedeniyle Menderes’i tanıyan gören insanlardan bazı eleştiriler aldığını anlatan Hüseyin Avni Danyal, özellikle Menderes’in ailesinden yana bazı sıkıntılar yaşadıklarını söyleyerek şöyle konuştu:

"Bazı olumsuzluklar çok az da olsa geldi ama tabii ki bir Adnan Menderes olgusu vardı insanların tanıdığı. Yakın tarih olduğu için. Ama ben ne yaparsam yapayım Adnan Menderes olamam. Hüseyin Avni Danyal’ın Adnan Menderes yorumu o. Bu oyuncudan, bu malzemeden, bir Adnan Menderes çıkartmak o. Yoksa ben birebir Adnan Menderes olacağım diye bir şey yok. Özellikle Adnan Bey’in yakın çevresinden biraz böyle bir sıkıntımız oldu. Herşeyini çok birebir ona benzetmek istediler. Haklılar, akrabaları, yakın çevresi ama o bir televizyon dizisinde Hüseyin Avni Danyal’ın Adnan Menderes yorumuydu."

KAYNAK: TELEVİZYONGAZETESİ
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 23 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 12:14 pm

Hatırla Sevgili ama doğru hatırla!


Türkiye’de dönem dizisi çekmek gerçekten de zordur. Kaş yaparken göz çıkarmamak için ne kadar özen gösterirseniz gösterin, bazen sonuç değişmez...

Çünkü nedense hep sakınan göze batar çöp... Ancak bu kez durum öyle olmadı.
“Hatırla Sevgili” ekibi, sakınarak, çekinerek değil, çöpü olduğu gibi göze batırdı.

Öyle olmasa Mülkiyeliler ayağa kalkar mıydı?
Mülkiyeliler Birliği Yönetim Kurulu’nun, “Hatırla Sevgili”de öldürülen devrimci Hakan Yurdakuler’in ülkücü olarak gösterilmesi üzerine yaptığı şu açıklamaya dikkatinizi çekerim:

“...Saldırıları ve saldırılarda yitirdiklerimizi o nedenle hiç unutmadık. Onları anmaya, anılarını, yaşatmaya çalıştık, çalışıyoruz. 8 Nisan 1976 ‘da, yani bundan tam 32 yıl önce, aynı Antalya’da yaşananlar gibi, “öğrenci görünümlü” bir grup eli kanlı faşist S.B.F. öğrencilerinin üstüne hedef gözeterek ateş açtı. Okulumuzun bahçesinde bir arkadaşımızı, Hakan Yurdakuler’i yitirdik, iki arkadaşımız da saldırının izlerini ömürleri boyunca taşıyacak şekilde yaralandı.

Kuruluşundan bu yana demokrasinin, aydınlanmanın, özgürlüğün, eşitliğin en güçlü savunucularından biri olagelen Mülkiye Topluluğu, okulumuzun bahçesinde öğrencimiz Hakan Yurdakuler’in şahsında yaşanan saldırının gerçek hedefinin aslında o gün de bugün de diğer demokrasi güçleriyle birlikte bizlerin de savunduğu demokratik değerler ve özgürlükler olduğunun bilincindedir.
Üniversitelerde öğrencilere yapılan bu saldırılar sürerken, son günlerin ilgiyle izlenen TV dizisi ‘Hatırla Sevgili’de dönemin devrimci mücadelesi ve bu mücadelede yer alan insanlara ilişkin ‘hata’lara 4 Nisan akşamı bir yenisi eklenerek, SBF öğrencisi Hakan Yurdakuler’e katledilen ‘ülkücü öğrenci’ olarak yer verilmesi, onların anılarının yaşatılması konusundaki çabamızın haklılığını bir kez daha ortaya koymuştur.

Üniversitelerde yaşanan bu kanlı oyuna yeni Hakan Yurdakuler’ler eklenmesini önleminin yolu 8 Nisan’ı anmak, anlamaktır. Çünkü 8 Nisan’ı anlamak bugünü anlamaktır.

Mülkiyeliler Birliği’nin tavrının geçmişte olduğu gibi bugün de süreceğini, katledilen S.B.F. öğrencilerinin anılarının hep sıcak tutulacağını ve üniversitelerde yeniden oynatılmaya başlanan bu kanlı oyunun, geçmişte olduğu gibi bugün de tüm Mülkiye Topluluğu’nu karşısında bulacağını kamuoyuna saygı ile duyururuz.”

Mülkiyeliler Birliği Yönetim Kurulu’nun bu açıklamasından sonra “Hatırla Sevgili” ekibi hatasını anlamış olacak ki, 59. bölümünde ülkücü olarak gösterdikleri Hakan Yurdakuler için 60. bölümde düzeltme yapıp, özür diledi.

Dönem dönem Mümtaz Türköne’den Yılmaz Karakoyunlu’ya, Can Dündar’dan Fahri Aral’a branşlarında uzman insanların danışmanlık yaptığı bir dönem dizisinde böylesine yanlışlar oluyorsa vay halimize...
“Hatırla Sevgili”yi hazırlayanlar, daha önceki eleştirilerde olduğu gibi bunda da, “Canım biz dönem dizisi yapıyoruz, belgesel değil. Gerçek olaylardan yola çıkıp, bambaşka öyküleri olan bir senaryo oluşturuyoruz” diye kendilerini savunabilir ama temize çıkmaları için bu yetmez.
“Dönem dizisi” iddiasıyla yola çıkanların, yaptıkları yanlışlar ya da özensizlik karşısında bu tip savlarla kendilerini savunmaya hakları olamaz.

“Gerçek olaylar”dan yola çıkanlar, ne olursa olsun, gerçeklerden uzaklaşmamalı.
“Dönem dizisi” çekenler, bilhassa gerçeği saptırıp “siyah”ı “beyaz”, “beyaz”ı da “siyah” gibi gösterip, insanların kafasını asla karıştırmamalı.

Burada dizinin danışmanlarından eşi AKP milletvekili (Özlem Türköne) olan Zaman gazetesi yazarı Prof. Mümtaz Türköne’ye de görev düşüyor. Prof. Türköne, 12 Eylül öncesinde Mülkiye’nin çok az sayıdaki “ülkücü” öğrencilerinden biriydi.
Aynı zamanda Muhsin Yazıcıoğlu ve Abdullah Çatlı ile Ülkü Ocakları yönetim kurulunda “dava arkadaşı”ydı.

Bu uzmanlığı ile Hakan Yurdakuler’in kimliğini fark etmesi gerekmez miydi?

Ali Eyüboğlu / Milliyet
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 23 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 12:14 pm

Hatırla Sevgili, Siyaset Meydanı’nda

Ali Kırca’nın sunduğu Siyaset Meydanı’na sevilen dizi Hatırla Sevgili’nin oyuncuları da katılacak.

Show TV’de bu akşam saat 22:30’da başlayacak olan Siyaset Meydanı’nın konukları arasında atv’nin sevilen dizisi ’Hatırla Sevgili’nin oyuncuları da yer alacak.

Bir süre önce dizide Barış Koçak’ın oynadığı Deniz Gezmiş’in idam sahnesiyle birlikte yeniden gündeme gelen olaylar, Türkiye’nin diziye daha dikkatli bakışına da neden olmuştu. Koçak, bu akşam Siyaset Meydanı’na katılarak dizide canlandırılan o sahneleri de anlatacak.

Hatırla Sevgili’de 68 kuşağının siyasi karakterlerini oynayan bazı oyuncuların da bu akşam Siyaset Meydanı’na katılması bekleniyor.

KAYNAK: TELEVİZYONGAZETESİ
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 23 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 12:14 pm

Türkiye'nin First Lady'si Hayrünnisa Gül'ün de bir dizisever olduğu ortaya çıktı. Üstelik, Hayrünnisa Hanım diziyi izlerken zaman zaman gözyaşlarına hakim olamıyormuş. First Lady'i ağlatan dizi ise Türkiye'nin yakın tarihini anlatan "Hatırla Sevgili"... Yavuz Donat bu bilgiyi 'Hatırla Sevgili'nin Kayserili sponsoru Casati Boya'nın sahibi Zafer Bağkale'den almış. Bağkale, Donat'a "First Lady'nin gözyaşları"nı şöyle anlatmış:

"Bir gece "patron" Zafer Bağkale'nin telefonu çalmış:
- Zafer uyuyor muydun?
- Sayın Cumhurbaşkanım, siz misiniz?
- Evet benim... Uyandırdım mı?
- Hayır sayın Cumhurbaşkanım.
- Zafer... Yengenle birlikte Hatırla Sevgili' yi izliyorduk... Sponsoru senmişsin.
- Evet efendim.
- Aferin, tebrik ederim... İyi iş yapmışsın... Güzel bir dizi... Bazen yengen çok duygulanıyor, ağlıyor.
Zafer Bağkale telaşlanmış:
- Hayrünnisa yengem neden ağlıyor sayın Cumhurbaşkanım?.. Bir şey mi var?
- Hayır, hayır... Hatırla Sevgili' yi sürekli izliyor... 1960 ihtilali... Menderes' in asılması... Sonra 1980 ihtilali... Siyasetçilerin içeri atılması... O günleri biliyorum ben... Acılarla dolu... Yengen, Hatırla Sevgili' de izleyince dayanamıyor, duygulanıyor, gözleri sulanıyor."
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content





MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   

Kullanıcı İmzası
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

dizi hakkında çıkan tüm haberler...

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
3 sayfadaki 5 sayfası Sayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4, 5  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Berk Hakman :: berk hakman :: berk hakman hatırla sevgili -
Untitled Document
En Çok Mesajı Olanlar
Ayın En Çok Mesaj Yazan Üyeleri
Yeni Mesajlar Görüntüle
Kendi Mesajlarınız
Cevaplanmamış Mesajlar
Bedava forum | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Ücretsiz blogunuzu yaratın