Berk Hakman

Berk Hakman Fan sitesine hosgeldiniz. foruma girmek için anasayfaya tıklayınız..
 
KapıKapı  AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

 

dizi hakkında çıkan tüm haberler...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4, 5  Sonraki
Yazar Mesaj
Misafir
Misafir




MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 12:24 pm

=) allah allah sayın cuömhur başkanımız Evil or Very Mad da meğersem izliyomuş heee
Kullanıcı İmzası
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 24 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Salı Eyl. 09, 2008 8:48 pm

first lady de ağlamış ilginç yani öyle bi çift dizimizi izliyo ve ağlıyo haa neye ağlıyosunki sen senin gibilerin yaptığı iğrençliklere mi yoksa yapılan hatalara mı hiç sanmıyorumm ağladığına da inanmıyorum
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 24 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Çarş. Eyl. 10, 2008 1:26 pm

DENİZ GEZMİŞ KARANFİLLERLE ANILDI
Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf
Aslan, idam edilişlerinin 36. yıldönümünde, mezarları başında ve
İstanbul'da düzenlenen etkinliklerle anıldı.

Karşıyaka Mezarlığında düzenlenen anma etkinliğine, bazı
milletvekilleri, sivil toplum örgütü temsilcileri, ''Hatırla Sevgili''
dizisinin oyuncuları ve bir grup öğrenci katıldı.

Etkinlikte, Gezmiş ve arkadaşlarının avukatı Halit Çelenk ile katılımcı
grupların temsilcileri kısa birer konuşma yaptılar.

Konuşmaların ardından Gezmiş ve arkadaşlarının mezarlarını ziyaret eden
gruptakiler, mezarlara karanfiller ve yanan sigaralar bıraktılar.

''Hatırla Sevgili'' dizisinde Deniz Gezmiş'i canlandıran sanatçı Barış
Koçak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, etkinliğe katılmaktan duyduğu
mutluluğu dile getirdi.

''Toplanan kişilerin önceki yıllara oranla daha kalabalık olmasında
dizinin büyük etkisi olduğunu'' söyleyen Koçak, Gezmiş'i canlandırmanın
zor olduğunu, ''kendisinin gerçek hayatta onun kadar cesur olmadığını''
söyledi...
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 24 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Çarş. Eyl. 10, 2008 1:27 pm

'HATIRLA SEVGİLİ'Yİ İZLEYENLER DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARINI NE KADAR TANIYOR?
07.05.2008 11:26:00


Özellikle son dönemlerde 7'den 70'e herkes'in merakla izlediği 'Hatırla Sevgili', Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını aileden biri gibi yaptı. Peki, diziyi izleyenler Gezmiş ve diğerleri hakkında ne biliyor...



bianet sokağa çıkıp Deniz, Hüseyin ve Yusuf'u sordu.O dönemde yaşayanlar "yazık oldu"yla eşleşen bir üzülme içindeler, devlete "yazıklar olsun"a dönüşemeyen. Genç kuşaksa onlar dizi ya da kitap kahramanıymışcasına duygulanıyor.

"Hüseyin İnan'ı tanımıyor musunuz?" sorusuna 33 yaşındaki turizmci Hande'nin cevabı, "hayır" oldu. Yusuf Aslan'ı biliyor muydu? Hande'nin hiçbir fikri yoktu. Peki ya Deniz Gezmiş?

Hande: Gezmiş vurulmuştu(!)
Hande "Solcu fikirleri yüzünden vurulan genç bir vatandaş. O zamanki kaotik ortamda 'kim vurdu'ya gitti. Halbuki ölmesini gerektirecek bir şey yapmamıştı" diye cevap veriyor.

Hande, toplumun hemen her kesiminden insanın yolunun gün içinde düştüğü Eminönü'nde rastlayıp da Yusuf, Hüseyin ve Deniz'i sorduklarımdan yalnızca bir tanesi.

Mesela 22 yaşındaki işçi Ferhat ve 27 yaşındaki işçi Doğan, Yusuf ve Hüseyin bir yana Deniz'in adını daha önce hiç duymamışlar.

57 yaşındaki ev kadını Rukiye, "Tanıyorum. Solcuydular. Rejim karşıtı, komünizm yanlısıydılar. Asıldılar. O zamanlar ben lise öğrencisiydim. Deniz'in fotoğrafını gazetede görünce çok ağlamıştık. Çok çileli günlerdi. Ülkücüler kahve, ev basıyorlardı. İşte o solcu gençlere de yazık oldu. Fikir özgürlüğünün olmadığı bir ortamdı. Fikirleri yüzünden öldürüldüler" diyor.

"Hatırla Sevgili'de izleyip duygulandım"
Yusuf ve Hüseyin'i tanımayan 22 yaşındaki İdil üniversite, güzel sanatlar fakültesi öğrencisi. "Deniz Gezmiş'i nasıl tanımam. 68'lerin öncülerinden. İdam edildi. Şimdi bir de Hatırla Sevgili'nin geçen bölümlerinde bile yayınlandı. Hatta çok duygulandım. Sonuçta bu ülkede ezilen insanlar için iyi bir şey yapmak istedi" diyor.

"Hatırla Sevgisi dizisini izliyor musunuz?" diye sorduğum 28 yaşındaki muhasebeci Sevin "Bir o bir de Yaprak Dökümü. İkisini de kaçırmıyorum" diye cevap verdi. Biraz önce ona Hüseyin, Yusuf ve Deniz'i sormuştum. Tanımadığını söylemişti. Hatırla Sevgili dizisinde anlatılanların Türkiye'de bir dönem yaşanmış olaylara dayandığını söyleyip ne düşündüğünü sorduğumda Sevin "Duygulanıyorum, hüzünleniyorum" diyor.

"Darağacında Üç Fidan'ı okumuştum, ama hatırlamıyorum"

26 yaşındaki Erdem, "Ben çok eskiden Darağacında Üç Fidan'ı okumuştum. Ama inanın hiçbir şey hatırlamıyorum. Sadece Deniz'i tanıyorum. İşte biliyorsunuz 68'de yaşanan olaylar ve sonrasına taşınan süreç, tutuklanıp yargılananlardan biri de Deniz. Sonra da öldürüldü zaten. Saygı duyduğumuz bir tarihi karakter. Solun Türkiye'de simge isimlerinden birisi. O hani yeşil parkalı fotoğrafı falan var her yerde" diyerek bildiklerini anlatıyor.

"Gezmiş ölmüştü değil mi?"
40 yaşındaki ev kadını Hülya, Hüseyin ve Yusuf'u tanımayanlardan. Deniz için ise "Öldü değil mi o?" diye soruyor. "Hatırlamıyorum" diyor. Türkiye'de idam cezasının olup olmadığını soruyoruz. "Yok herhalde olsaydı birilerini asarlardı" diye cevap veriyor.

"Deniz'le yemekhanede karşılaşırdık"
Yusuf, Hüseyin ve Deniz'i bilenlerden 59 yaşındaki emekli öğretmen Necmi'ye onları nasıl bildiğini soruyoruz: "Aynı dönemde üniversitedeydik. Yemekhanede karşılaşmışlıklarımız var. Gerçekten mert ve vatansever insanlardı. Duygularımı ifade etmekte zorlanıyorum. O yıllar zor yıllardı."

Necmi, Hülya, Rukiye, İdil, Ferhat, Doğan, Sevin, Hande dışında pek çok kişiye soruyorum. Yaş seviyesi düştükçe Deniz'i, Yusuf'u, Hüseyin'i tanıyan çıkmıyor.

Deniz Gezmiş belki ama Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ı genç kuşak bilmiyor. Deniz'i bilenlerden, o dönemde yaşayanlar, yaşananlara tanık olanlar ne kadar üzüldüklerini söylüyorlar.

Onların ifadeleri "yazık oldu"yla eşleşen bir üzülme, Deniz, Yusuf ve Hüseyin'i idam eden devlete "yazıklar olsun"a dönüşemeyen.

Genç kuşaktan bilenlerse Deniz'in sadece "iyi bir insan olduğu, öldürülmemesi gerektiği" bilgisiyle hayattan uzak, Deniz bir dizi ya da film kahramanıymışcasına hüzünleniyor, duygulanıyor. www.bianet.org
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 24 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Çarş. Eyl. 10, 2008 1:28 pm

Vatan Gazetesi, Hasmet Babaoglu'nun kose yazisi

Deniz Gezmişler romantizmi ve samimiyetsizlik furyası!


Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan... Bir döneme damgalarını vurdular!

Asıldılar!

Unutturulmaya çalışıldılar.

Şimdi yeniden manşetlerdeler!

İdamlarından 36 yıl sonra üzerlerinde oluşturulan romantik aura (hale) bütün toplumu etkisi altına almak üzere!

Neden acaba?

Hayırdır, deyip geçelim mi?

Onları tanımayan ama anılarına hayranlık ve saygıyla yaklaşan gençlere bir sözüm yok!

“Hatırla Sevgili” dizisiyle bugünün gençlerine “meğer Türkiye bunları da yaşamış!” dedirten, 1968’lerin gençlerine de hatıralarına dalıp gözyaşı döktürten senarist ve yapımcılara da ne diyeyim! Popüler dizi böyle olur!

Ama Deniz Gezmiş ve arkadaşlarıyla aynı dönemde yaşamış; neyin ne olduğunu gayet iyi bilen bugünün siyasetçi ve gazetecilerinin yaldızlı sürrealist nutukları bende mide bulantısı yaratıyor.

Böyle bir yalan fırtınası; bu kadar pişkin bir samimiyetsizlik furyası olabilir mi?


***


Dün Milliyet’te Hasan Cemal şu noktayı vurgularken ne kadar haklıydı: Deniz Gezmiş idam sehpasını tekmelemeden önce sözünü şöyle bağlamıştı: “Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği ve bağımsızlık mücadelesi! Yaşasın Marksizm-Leninizm! Kahrolsun emperyalizm!”

Bugünkü durum ne?

Bu sözlerin sadece son cümlesi kullanılıyor.

Deniz Gezmişler üzerine övgüler yağdıran bir takım gençlik dergilerinde, bir takım karanlık siyasal örgütlenmelerde ve Hatırla Sevgili dizisinde diğer cümleler makaslanıyor.

Neden?

Neden 12 Mart darbesi 9 Mart “devrimci darbe teşebbüsü” çerçevesinde tartışılmıyor?

Neden 68’li devrimcilerin gerçekte Marksist-Leninist oldukları bugünün genç kamuoyundan saklanıyor?

Onların teorik temelleri bambaşka bir ideolojiye dayalı olan ve iki kutuplu dünyaya göre inşa edilen anti-emperyalizm kavrayışları nasıl oluyor da bugünün ucuz anti-AB kampanyalarına alet ediliyor?

Yine hain bir tezgâh mı dönüyor yoksa?

Kaşarlanmış siyaset seçkinlerinden cevap gelmez bu sorulara, hiç beklemeyin! Onların kafasında hâlâ bin tilki cirit atıyor çünkü.

Bu soruları günümüz gençleri kendi kendilerine sormalı.


***


Deniz Baykal da ayrı bir âlem!

Grup toplantısında Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idamının bütün toplum için giderek derinleşen bir pişmanlık duygusu yarattığını söylemiş ve “o üç yiğit insanı anmayı görev bildiğini” belirtmiş CHP Genel Başkanı!

İnsan merak ediyor; bu pişmanlık konusunda bugüne kadar ne yapmış Baykal?

Çünkü idamlar bugün pazarlandığı gibi “devrimci romantizm” konusu olmaktan önce bir hukuk faciasıdır!

İdamdan bu yana 36 yıl geçti.

Deniz Baykal da siyasete 1950’lerin sonuna doğru başlamıştı.

Ama geçelim o bölümü! Milletvekilliğinden alalım!

Baykal’ın 1973’teki ilk milletvekilliğinin üzerinden tam 35 yıl geçti.

Hepsini bıraktım, kendi sözleriyle “bu idamların toplumda yarattığı giderek derinleşen pişmanlık duygusu”nu kaç kez meclise getirdi Baykal?

Kaç kez mesele yaptı?

Bir söylese de bilsek!

Ama bunlar zor iş!

Gerçeklerle ve düzenle yüzleşmek gerekir bunu yapmak için!

Onun yerine herkes en kolay ve kazançlı yolu seçiyor.

Deniz Gezmişlerin anısı üzerinden siyasal parsa toplanıyor!

Olan bugünün gençlerine olacak bu gidişle!

Yazıktır, günahtır!
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 24 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Çarş. Eyl. 10, 2008 1:28 pm

nilgun k. TAHMAZ
Çoook iyiydi!


Yıllardır kanayan yaradır Abdi İpekçi cinayeti... Faili meçhullerin en bileneni, gazeteci cinayetlerinin ilkidir... Ve yakın tarihimizin unutulmayacak acılarından biridir. 'Hatırla Sevgili', bu acıyı ve unutmamız gerekenleri bir kere daha hatırlattı bizlere... Ellerine sağlık
TAKVIM
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 24 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Çarş. Eyl. 10, 2008 1:28 pm

Yılmaz evleneceğimizi daha ilk gün söyledi

Belçim Erdoğan, "Eğer aşkın ömrü iddia edildiği gibi üç yılsa, çok üzülürüm" dedi.
Yılmaz Erdoğan'la evlendiğinden beri oyunculuğundan çok özel hayatıyla merak uyandıran Belçim Erdoğan, InStyle dergisine konuştu. Erdoğan, "Eğer aşkın ömrü iddia edildiği gibi üç yılsa, çok üzülürüm. Biz şu anda üçüncü yılımızdayız ve bunun ömür boyu sürmesini istiyorum. Sıradanlık ve alışılmışlık beni ürkütüyor. O yüzden aşka gerektiği emeği vermek gerek" dedi.

Ankaralı bir ailenin iki çocuğunun büyük olanı Belçim Erdoğan. "Harika anlaşırız. Benim hayatımın en özel insanlarından biri. Olayların bambaşka yönlerini gösterir bana" dediği bir erkek kardeşi var. İlk kez "Büyüyünce ne olacaksın?" diye sorulduğundan beri aynı cevabı veriyor Erdoğan: "Artist olacağım." Artist olma alıştırmaları tüm okul yaşantısı boyunca devam etmiş zaten. Ne zaman 19 Mayıs için bir oyun hazırlanacak; Belçim sahnede... "29 Ekim’de programı kim sunar?" diye sorulduğunda Belçim yine ilk sırada...

Amcasının amatör tiyatrosunda ilk kez çıkmış sahneye, Ankara Sanat Tiyatrosu’nda kursiyer olarak yer almış. Okul tiyatroları da cabası... "Keşanlı Ali Destanı"nın Zeliha’sı olmuş lisede... İşin ilginç yanı, üniversite sınavı zamanı geldiğinde konservatuvar yerine Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü’nü tercih etmesiymiş. "Aslında konservatuvara gideceğimi düşünmüştüm hep. Klasik bir aile endişesiyle başka bir mesleğimin daha olmasını istedi annem ve babam. Ben de çok mücadele etmedim. Bu ateş benim içimde yanarken bir şekilde oyuncu olacağımı biliyordum çünkü" diye anlatıyor seçimini.

Paris’e ait olduğumu hissettim

Üniversitede bir arkadaşı vasıtasıyla Yılmaz Erdoğan’la tanışmış. O dönemde aralarında bir şey yok ama... Sadece oyunculuk konusunda fikirlerini alıyor Erdoğan’ın. Zaten kısa süre sonra da okulundaki kaydını dondurup Paris’e gidiyor güzel oyuncu. Nedeni o dönemde aldığı bir teklifle oynadığı ve aynı zamanda kamera arkasında da çalıştığı "Sıfır Kilometre" filminin montajını yapmak için Paris’te bulunmasının gerekliliği. "Hayatımda bir açılım bekliyordum" dediği açılım Fransa’da yaşamaya başlamakla gerçekleşiyor.

"Üç yıl kaldığım Paris’e karşı garip bir aidiyet duygusu hissettim. Çok mutluydum ama aynı zamanda da çok da yalnızdım" diye anlatmaya başlıyor ve devam ediyor: "Bütün çocukluğum arkadaşlarımla kah orada, kah burada gezerek geçtiği için, ilk kez kendi kendime kalma fırsatı buldum. Hayatımda ne istediğime de o dönemde karar verdim." Bu arada oradaki sanat dünyasından birkaç kişiyle tanışmış olmayı da tamamen bir şans olarak değerlendiriyor şimdilerde.

Arkadaşken de çok aşıktım ona

Paris’e gidiş hikáyesi kadar dönüş hikáyesi de ilginç. "O dönemde Yılmaz’la ilişkimiz başlamıştı. Ve ben Paris’te gitmeyi istediğim okula kaydımı yaptırmıştım. Ya orada kalacaktım ya da buraya gelip evlenecektim. O anda hayatımda bir daha ne zaman böylesine tutkulu bir duygu hissedebileceğimi düşündüm ve Yılmaz’ı seçtim." diyor yüzüne yayılan gülümsemeyle.

Bu romantik kızın hayatına aşkın yön verdiği, genç yaşta aşkının peşinden Türkiye’ye dönüp evlenmesinden belli. Peki "30’uma kadar hayatta evlenmem" diyen Belçim Erdoğan’ı Yılmaz Erdoğan nasıl kandırmış acaba? Ya da kim kimi ikna etmiş evliliğe?

"Bizimki ya hep olacaktı ya hiç. Ben arkadaşken de çok aşıktım ona. Yılmaz ilişkinin boyutlarını çok kolay değiştirebilirdi. Ama ipleri elinde tutup beni üzmeden, kırmadan ilişkiyi idare etti bir süre. Yoksa evleneceğimizi bana ilk gün söylemişti" derken tekrar o güne dönüyor. "Oyunculuk üzerine sohbet ederken birden ’Ben seninle evleneceğim’ deyip güldü. O zaman da hayrandım ona ama "Bu ünlüler ne acayip" diye düşünmüştüm. Aradan zaman geçip evlenme teklif ettiğinde ise "Ben sana dememiş miydim?" dedi. Unutmamış yani o anı."

Evlilik teklifi öyle şampanyanın içinden çıkan yüzükle olmamış. Çeşme’de bir tatilde "Benimle elimizin uzandığı her yere iyilik ve güzellik götürmeye var mısın? Benimle evlenir misin?" diye sormuş Yılmaz Erdoğan. Yanıt coşkulu bir "Evet" olmuş.

Yılmaz aynı zamanda hocam

Ama bu evlilik mesleğini bırakması anlamına gelmiyor elbette. Aksine, Türkiye’ye dönünce Paris günlerinde tanıştığı Tomris Giritlioğlu’nun "Hatırla Sevgili" isimli dizisinde rol almaya başlıyor ve oyunculukla ilgili pek çok hayali var. "Ben sinemasız yaşayamam. Bir rol için çalışıyor olmak, onun için emek veriyor olmak duygusundan vazgeçemem. Şimdi oyunculuk coşkum çok kabarık ve onu tatmin etmek istiyorum. Sonrasında sinemada yönetmen olarak da yer almak isterim" diyor.

Peki Yılmaz Erdoğan’ın eşi olması gelecek tekliflerin önünde bir engel oluşturur mu? "Yılmaz, benim aynı zamanda hocam. Bana o kadar çok şey öğretti ki... Ayrıca o her zaman benim iyiliğimi isteyecektir. İyi bir proje olduğunda o da beni destekleyecektir" diyor Erdoğan.

Aşkın ömrü üç yılsa çok üzülürüm

Belçim Erdoğan için aşk ömür boyu sürmeli... "Eğer üç yılsa, çok üzülürüm" diyor romantik bir ses tonuyla. "Şu anda üçüncü yılımızdayız ve bunun ömür boyu sürmesini istiyorum. Sıradanlık ve alışılmışlık beni çok ürkütüyor. O yüzden aşka gerektiği emeği vermek ve onu canlı tutmak gerek" derken aşkın yaşayan bir organizma olduğuna inandığını belirtiyor. Her ne kadar kayınvalidesi bir torun daha istese de çocuk meselesi biraz bekleyecek. "Bu sorumluluk için biraz daha vakit var. Ama iki-üç yıldan fazla da sürmeyecek" diyor sesini bir çocuk gibi incelterek.

Evlilik kararım biraz deliceydi

Hayat tecrübesi fazla bir adamla evlenme konusunda hiç mi korku duymamış hayatı yeni keşfeden bu genç kız? "Bu biraz benim deliliğimdi. Evlendikten sonra, ben nasıl bu kadar cesurca bu evliliğin içine girdim dedim kendi kendime. Tamam cesurca girdiğim için çok da güzel gitti her şey. Çok fazla planlayıp kafada kurgulayınca böyle olmayabilirdi. O coşku var ya... Bir de bir daha nasıl böyle bir duygu yaşarım ki diye de düşünüyor insan."
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 24 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Çarş. Eyl. 10, 2008 1:29 pm

Sakın hatırlama sevgili!...

Hatırla Sevgili, ekranlardan yakın tarih dersi vermeye devam ediyor. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının ölüm yıldönümünde 10 bin kişi toplanıp, denize karanfil bırakmış. Bunca kişinin orada toplanmasında atv'deki dizinin büyük katkısı olduğu bir gerçek.

Dizinin son bölümünde ise Kahramanmaraş olayları konu edildi. Ertesi gün bir Alevi arkadaşım aradı. Yaşı o günleri yaşamaya yetmeyecek kadar gençti. Diziyi gözyaşları içinde izlediğini, olayların bu denli korkunç olduğunu bilmediğini, izleyince şoke olduğunu anlattı. Önce 1 Mayıs olayları geçti sevgilinin hatıralarından ve ardından Kahramanmaraş... İlkinde olduğu gibi ikincisinde de fitili ateşleyen "tahrikçiler"di.

Olaylar öncesinde Kahramanmaraş'ın otellerinde nereden çıktıkları belli olmayan 2 bin seyyar piyango satıcısı rezervasyon yaptırmıştı. Piyangodan, önce katliam, sonra kaos ve ardından da darbe çıktı.

Peki neden bu denli tahrike açığız? Neden "tahrik olmak için" adeta fırsat bekliyoruz? 1977'nin 1 Mayıs'ı, 1979'un Kahramanmaraş'ı arşivlerde öylece dururken, nasıl oluyor da bugün hâlâ "tahrik olmak için" fırsat kolluyoruz? Sağ-sol, işçi-hükümet, alevi-sünni, Türk-Kürt... Nifak tohumu ekmek için bu coğrafyayı sürmeye gerek yok. Derin yarıkların arasına at tohumu gitsin...

Hatırla Sevgili bir tarih laboratuvarı... Bugünün sonuçlarının dünkü nedenlerini görmek için deney tüpüne değil, "televizyonun tüpüne" bakmak yeterli. Ve ne acıdır ki, tüpün yüzümüze yansıttığı ışık hep kan kırmızı.

Hatırla Sevgili dizisi Adnan Menderes ve arkadaşlarının idamıyla başladı, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamıyla sürdü. Sonra 1 Mayıs, Kahramanmaraş olayları ve Abdi İpekçi suikastı... Dizi, 12 Eylül darbesi ve 17 yaşında darağacına gönderilen Erdal Eren'in idamıyla sezonu kapatacak...

Bu memlekette sevgiliye hatırlatacağımız iyi şeyler ne kadar azmış meğer...(YÜKSEL AYTUĞ)

Kaynak:sabah.com.tr
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 24 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Çarş. Eyl. 10, 2008 1:29 pm

'Hatırla Sevgili' dizisine suç duyurusu

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kahramanmaraş Teşkilatı, televizyonda yayınlanan "Hatırla Sevgili" adlı dizi hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.

Konu ile ilgili MHP Kahramanmaraş il binasında basın toplantısı düzenleyen Merkez İlçe Başkanı Ömer Özkan, "Hatırla Sevgili" adlı dizinin 2 ve 9 Mayıs'ta yayınlanan bölümlerinde Kahramanmaraş'ta 1978 yılında meydana gelen olayların anlatıldığını hatırlatarak, "Dizide geçen bir takım sahne ve diyaloglar toplumsal gruplaşmaların yoğun olarak yaşandığı şu günlerde ülkemiz ve milletimiz için büyük bir tehdit olarak algılandığını düşünmekteyiz." dedi.

1978 yılında Kahramanmaraş'ta yaşanan üzücü olayların dizide tek taraflı bir bakış açısıyla yayınlandığını kaydeden Özkan, "Adana Sıkıyönetim 1'inci Askeri Mahkemesi'nin vermiş olduğu kararında açıkça Kahramanmaraşlıların bir iftiraya maruz kaldıkları açığa çıktığı halde hala dizide bu olaylardan katliam olarak bahsediliyor." diye konuştu.

Dizinin sonraki bölümlerinde de bu ve buna benzer kelimelerin sürekli işlendiğine dikkat çeken Özkan, tarımı, sanayisi, kültürel zenginlikleriyle her geçen gün gelişen Kahramanmaraş'ı, tarihi ve geçmişiyle televizyon, basın, internet gibi yayın kuruluşlarından takip eden gençler önünde küçük düşürmeye ve aşağılamaya hiç kimsenin hakkı olmadığını belirtti.

Dizide milliyetçi- mukaddesatçı insanların cani olarak gösterildiğini dile getiren Özkan, "Olaylar Ermeni ve dış güçler ile bağlantılı örgütlerin oyunudur. Dizide olayların bir Alevi Sünni meselesi gibi takdim edilmesi toplumumuzu daha çok germeye ve yeni ihanetlere zemin hazırlamasını sağlamaktadır. Zaten dış güçlerin bir takım tehdit ve baskıları ile zor bir dönemeçten geçmekte olduğumuz şu günlerde bu tür diziler ile birlikte halkımızın kafalarında soru işaretleri uyandırmaya, daha çok korku ve panik havasına sokarak bu cennet vatanımızın bölünmesine ve parçalanmasına müsaade edilmemesi gerekir." şeklinde konuştu.

Basın toplantısının ardından Özkan ve diğer partililer dizinin yayından kaldırılmasını talep ettikleri suç duyurusunu Cumhuriyet Başsavcılığı'na teslim etti.

habervaktim
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 24 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Çarş. Eyl. 10, 2008 1:30 pm

Ergenekon'un 70'lerdeki izi

Dün size bu sütunlarda Hatırla Sevgili dizisinin adeta bir tarih laboratuvarı olma özelliğinden söz etmiştim. Dizinin son bölümünde kontrgerilla ile ilgili çalışmalarını korkusuzca sürdüren CHP'li Necdet ile bir milletvekili arkadaşı arasında geçen diyalog da bu savımı doğrular nitelikteydi. Zira şu sıralar gündemin baş maddesi olan Ergenekon soruşturmasının izi ta 70'li yıllara uzanıyordu. Arkadaşı, Necdet'e şöyle diyordu: "MİT'teki sivil örgütlenmenin kod adı Ergenekon'muş. Örgütlenmenin arkasında soyadı Ergenekon olan bir albay varmış..." Bakalım tarih bu topraklarda daha ne kadar tekerrür edecek?

YÜKSEL AYTUĞ
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 24 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Çarş. Eyl. 10, 2008 1:30 pm

MHP'liler bu dizi kaldırılsın istiyor
MHP Kahramanmaraş Teşkilatı, televizyonda yayınlanan "Hatırla Sevgili" adlı dizi hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.

Bugün'ün haberine göre konu ile ilgili MHP Kahramanmaraş il binasında basın toplantısı düzenleyen Merkez İlçe Başkanı Ömer Özkan, "Hatırla Sevgili" adlı dizinin 2 ve 9 Mayıs'ta yayınlanan bölümlerinde Kahramanmaraş'ta 1978 yılında meydana gelen olayların anlatıldığını hatırlattı.
Üzücü olayların dizide tek taraflı bir bakış açısıyla yayınlandığını kaydeden Özkan, "Adana Sıkıyönetim 1. Askeri Mahkemesi'nin vermiş olduğu kararında açıkça Kahramanmaraşlıların bir iftiraya maruz kaldıkları açığa çıktığı halde hâlâ dizide bu olaylardan katliam olarak bahsediliyor" diye konuştu.

Basın toplantısının ardından Özkan ve diğer partililer dizinin yayından kaldırılmasını talep ettikleri suç duyurusunu Cumhuriyet Başsavcılığı'na teslim etti.
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 24 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Çarş. Eyl. 10, 2008 1:31 pm

Dizideki Maraş katliamına ilişkin sahneler olay yarattı. MHP, diziye dava açarken Alevilerden de MHP'ye tepki geldi.


Alevilerden MHP'ye tepki

Hatırla Sevgili dizisinde Maraş katliamına ilişkin sahneler nedeniyle "dizinin yayından kaldırılması" amacıyla dava açan MHP Kahramanmaraş Merkez İlçe Başkanı Ömer Özkan’a Aleviler’den tepki geldi.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Fevzi Gümüş, yaptığı yazılı açıklamada, Türk Dil Kurumu’nun 1982 yılında yayımladığı Türkçe Sözlük’ün 465. sayfasında katliam sözcüğü, “kırım, kılıçtan geçirme, toptan öldürme" şeklinde açıklandığını hatırlattı. Hatırla Sevgili adlı dizinin 2 ve 9 Mayıs’ta yayınlanan bölümlerinde Kahramanmaraş’ta yaşanan vahşetin “katliam" olarak tanımlanmasına tepki gösteren MHP Kahramanmaraş Merkez İlçe Başkanı Ömer Özkan’a öncelikle “sözlüğe bakmasını" öneren Gümüş, “Maraş’ta yaşanan vahşetin adı katliamdır, yani toplu öldürmedir. Onlarca masum insan silahla, satırla, bıçakla öldürülmüş, evler yakılmış, katliamdan sonra binlerce insan yerinden yurdundan edilmiştir" dedi.

Maraş’ta öldürülenlerin tümünün Alevi ve solcu olduğunu ifade eden Gümüş, katledilenlerin evlerine de kırmızı boyayla çarpı işaretleri konulduğunu hatırlattı. Gümüş’ün açıklaması şöyle:
“Hatırla Sevgili adlı dizi, yakın tarihimize bir ayna tutmuştur ve aynada bu ülkeyi karanlığa boğanların kanlı elleri, kanlı yüzleri görünmüştür. O aynada, faşizmin yarattığı vahşet görünmüştür. ‘Dizide geçen bir takım sahne ve diyalogların toplumsal gruplaşmaların yoğun olarak yaşandığı şu günlerde ülkemiz ve milletimiz için büyük bir tehdit olarak algılandığını düşünmekteyiz’ diyen MHP’li Ömer Özkan, bu ülkenin birlik ve beraberliğine darbe vuranları ırkçı zihniyetinde ve partisinin karanlık mazisinde bulacaktır. Ömer Özkan’ın dizinin yayından kaldırılması için Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunması, ırkçı ve faşist zihniyetin ne kadar büyük bir tahammülsüzlük içinde olduğunun da kanıtıdır.
Özkan’a sormak isteriz. Dizi yayından kaldırılsa Kahramanmaraş katliamının, katliam olduğu gerçeğini gizlemeye gücünüz mü yetecek? Aynı zihniyetin Çorum’da, Malatya’da, Sivas’ta ortaya koyduğu kanlı senaryoyu unutturabilecek misiniz? Gerçek artık çırılçıplak ortadadır. İnkar değil, özür bekliyoruz."

Kaynak: milliyet.com.tr
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 24 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Çarş. Eyl. 10, 2008 1:31 pm

Deniz Gezmiş'e ayıp ettiler

Darağacında bile Deniz’in son sözlerine izin verdiler ‘Hatırla Sevgili’de sansürlediler.


Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, 68’in kırkıncı yılında genç kuşakların kahramanı oldu. Çoğu adlarını bile bilmiyordu belki, ’Hatırla Sevgili’yi izleyene kadar. Oysa ki Nihat Behram, bundan 32 yıl önce Vatan Gazetesi’nde bir dizi kaleme almıştı, sonra ’Darağacında Üç Fidan’ adıyla kitaplaşan... 22 yıl boyunca yasaklanan... Onun vatandaşlıktan çıkarılmasına yol açan... Sebebi, bu üç gencin son sözleriydi ve ne gariptir ki artık yasak olmamasına rağmen dizide sansürlendi. İşte Behram’ın affedemediği bu...

1 Mayıs’ta Taksim Meydanı’nın birkaç adım ötesinde, orada burada korsan eylem yapan gençlerin arasındayken, üç küçük çocuk çarpmıştı gözüme... “Ne arıyorsunuz burada?” dediğimde, aldığım cevapla afallamıştım. İlkokul beş öğrencisi bu çocuklar bana yakın tarihi bir çırpıda döküvermişlerdi. “Tıpkı Hatırla Sevgili’deki gibi” diye girmişlerdi söze... Sonra Deniz Gezmiş’in haksız yere idam edildiğinden tutun da, Mahir Çayan’la aralarındaki görüş ayrılıklarına kadar girmişlerdi ayrıntıya...

Yaşasın tam bağımsız Türkiye!

TV’nin sihri işte... Onlarca kitabın, yüzlerce demecin yapamadığını yaptı bir dizi... Oysa Denizler unutulmasın diye yıllarca mahkûmiyeti göze almış, yazı dizileri hazırlamış, kitaplar yazmış pek çok insan yaşıyor bu ülkede. Ama her şeyin olduğu gibi o dizilerin, o kitapların da bir ilki var ve onlara imza atan kişi Nihat Behram... Deniz Gezmiş Haydarpaşa Lisesi’nden arkadaşı, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan davadan... İşte bu yüzden ’Darağacında Üç Fidan’ ellerle değil, kalple yazılmış bir belgesel anlatı. Üç devrimci genç hayattan koparılırken, Nihat Behram hapisten yeni çıkmış... İdam edildiklerini öğrendiği anda karar vermiş bu kitabı yazmaya... Ama kitaptan önce acı ve umut dolu duygularını iki şiire dökmüş; ’Üç Dağa Ağıt’ ve ’Yalnız Değiller, Şarkıları ve Biz Varız’ diye... Bu iki şiir, hapishane duvarlarına asılmış, hep bir ağızdan ezberden okunmuş yıllar boyu... Sonra, hapiste yatmayı göze alıp yazmış Denizler’i... ’Darağacında Üç Fidan’ hâlâ Türkiye’nin en çok satan kitapları arasında... Yıllarca yasaklı olmasına karşın...

Nihat Behram’ın tüm bu çabalarına rağmen Denizler, onun kitabıyla değil de ’Hatırla Sevgili’ dizisiyle anılıyor bugün. Kaynak olarak yine onun kitabına başvuruluyor belki ama sonuçta bir TV dizisi ve her şey biraz magazinleşiyor. En azından Behram öyle düşünüyor. En çok içerlediği ise Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın ölüme giderken söyledikleri sözlerin dizide sansür edilmesi... “Darağacında öldürülen insanların hayatlarının en anlamlı özeti olan son sözlerini ve o son sözlerini yayınlamak için verilmiş mücadeleyi es geçip, yeniden sansür uyguladılar. Bırakın devrimci ahlâkı, bunun hangi ahlâk anlayışıyla açıklaması var?” diyor. İdam sehpasında bile insanların son söz hakkı varken, o insanların anıldığı bir dizide son söz hakkı olmaması gerçekten de acı... “Belki dizi yayından kaldırılır diye korkmuşlardır” diye savunmaya kalkıyorum, cevabını hemen veriyor Behram; “Kitap 22 yıl bu sözler nedeniyle yasaklı kaldı. Ben, bu sözler nedeniyle yargılandım, vatandaşlıktan çıkarıldım. Ama kitabım 1996’da beraat etti. Hiçbir yasal sakıncası yoktu bu sözleri dizide söyletmenin.”

Çok kırılmış, kendi adına değil, o üç insan adına... “Deniz Gezmiş’in son sözleri bizim mirasımızdır. Bu sözler, bu yurda sevdanın ateşiyle doludur. Bu sözler emperyalist yağmacılıkla mücadelenin, bu coğrafyaya aşkın ifadesidir” diyor Behram. Bize söyleyecek pek bir şey kalmıyor. Mirası sizinle paylaşmak dışında: “Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Marksizm-Leninizm! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği! Yaşasın işçiler, köylüler! Kahrolsun emperyalizm!”

Mine Şenocaklı / VATAN
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 24 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Çarş. Eyl. 10, 2008 1:32 pm

"Hatırla Sevgili'de tarafsız olamadım"

Nilgün Öneş, cismiyle ortalıklarda görünmese de, grafik tasarımları ile kitap kapakları ve film afişlerinde, senaryoları ile Süper Baba, İkinci Bahar gibi şahane dizilerde güzel kalbini toplumla paylaşan değerli bir insan, yönetmen Yavuz Turgul'un biriciği. Onu uzun zamandır Hatırla Sevgili'nin senaristi olarak izliyoruz. Dizinin bitmesine üç bölüm kala konuşmak kısmet oldu.

Bir senaryo ustası olarak, işin matematiğini, duyguların kimyasını, seyircinin nabzını elinizde tutmayı ne kadar becerseniz de hayatın o muhteşem senaryosu karşısında yazdıklarınızın karikatür gibi kaldığını hissediyor musunuz?

Çok güzel bir soru. Bazen kendimi senaryodaki bir karakter gibi düşündüğüm olmuştur. Ben şimdi bunu söyledim. Karşımdaki bana ne söyleyecek? Buradaki bilinmezliği çok mükemmel bir senaryo yazarının yazdığını düşünüyorum. Siz yazarken taklit ediyorsunuz hayatı. Kurduğunuz dünyada ne biriktirdiyseniz onu sunuyorsunuz. O yüzden de çok sınırlı oluyor. İyi bir senaryo yazmak için ömrümün yetmeyeceğini düşünüyorum.

Hayatın matematiği ile dizinin matematiği hangi açılardan farklı?

Hayatın matematiği sizin kafanızdaki matematikle hiç uyuşmuyor. Mesela ben sekiz buçuk yaşında annemi kaybettim. Normal koşullarda bir senaryo yazarı olarak bu olayı daha ileri bir tarihe atardım. Ama o çok erken geldi benim başıma. Birçok arkadaşımın hayatında da tam tersi oldu. Başlarına sıra dışı bir şey gelmeden bu yaşlara kadar gelebildiler. O da sıra dışı bir matematik bence. Çünkü senaryo matematiğinde birtakım iniş çıkışlara ihtiyacınız var.

Kendi yaşam senaryonuzun neresindesiniz?

Ortalarında. Yapacak şeylerim var çünkü. 30 yaşında bir kızım var. Ressam. Onun hayatını izliyorum. Beni heyecanlandırıyor oraya doğru bakmak. Sonra ülkeye bakmak. Bu her zaman derdim oldu benim. 78 döneminde örgütlü bir hayatım oldu.

Hangi örgütte?

TDKP. 68'de THKO olan grubun 78'de ismi bu oldu.

Hatırla Sevgili'de hangi karakter sizsiniz?

Orada çok parçam var. Mesela Yasemin benim gibi Güzel Sanatlar'da okudu. Ben aslında grafik tasarımcıyım. O resimle haşır neşir olmak Yasemin'de duruyor. Defne'de işin siyasi tarafı ve o dönem benim düşündüklerim duruyor.

Eylem olarak benzer şeylerde bulundunuz mu?

Defne 68'de hareketliydi. 78'de artık bir çocuğu vardı. Ve iş sahibiydi. Ben 78'de daha çok yazıp çizen, pankartları hazırlayan bir konumdaydım. Silahlı eylemde hiç bulunmadım. O hiçbir zaman yapamayacağım bir şey benim. Şiddet beni çok irite ediyor. Dizide de bir anlamda şiddeti eleştirmeye çalıştık. Fakat öyle şeyler yaşanmış ki o hep geri planda kaldı. Şimdi finalde derdimiz buydu gibi bir son söz yazmak istiyorum.

Bir parçanız da Işık'ta var mı?

Tabii. Işık'ta da, oradaki özel ilişkilerde var benim bir parçam. Sadece ülkücü biriyle birlikte olmak anlamında değil. Ama o yaşadıkları ayrılığı, hani biriyle koparsın ama kopamazsın sürecini ben de yaşadım. Karakterleri konuşturmak terapi gibi bir şey. Diyelim ki Yasemin olarak bir şey söylüyorum. Sonra Yasemin'in içinden çıkıyorum Ahmet oluyorum. Ahmet olarak bir şey söylemeye başlıyorum. Bu hem sizin içinizde olan öfke, sevgi, aşk işte bin çeşit duyguyu dışarı çıkarıyor. Ve biraz kendizi görmenize de neden oluyor.

Terapi değil, aslında şizofrenik bir şey bu.

Çok.

Hayatınız boyunca bir sürü senaryo yazdınız. Ve devam edeceksiniz. Acaba ne tahribat yapmıştır sizde?

Kalabalık yaşıyorum. Yani o karakterler hep kafamın içinde konuşup duruyorlar. Ama bir yandan da insanları kırmamak için söyleyemediğim şeyleri söyleyebilirler. Bu anlamda da iyi bir şey. İnsanları üzme duygusu ve o suçluluk duygusu çok baskın bende.

Senaryo kısaca arzu ve engel olarak formüle edilebilir. Bu temel çatışma sizin hayatınızda neye tekabül ediyor?

Çocukluğumdan beri hem yazabiliyordum hem çizebiliyordum. İç mimari okudum ama grafik tasarımı yaptım yirmi sene kadar. Bir arkadaşımın tavsiyesi ile senaryo yazmaya başladım. Becerilerimi kullanabildim. Bir kızım olsun istiyordum. O da oldu.

Ama kadın- erkek ilişkilerini tam beceremedim. İlk gençlik yıllarında çok romantik düşünürsünüz. Birlikte olduğunuz insanla ömür geçirmeyi planlarsınız. Bu benim ilk evliliğimde olmadı. Bunda kimsenin suçu yok. Sonra iki ilişkim daha oldu. Bunlar uzun sürdü ama ömür boyu sürmedi. O ilk hedefim, genç kızlık arzum gerçekleşmedi. Ben o konuda biraz romantiğim. Aşkta sadakat, güven önemli. 1960'lı yılları yazarken çok bayıldım. Çünkü oradaki aşk tam istediğim şeydi. Hiçbir engeli tanımadan birbirini sevmeye devam eden bir çift, artık zor bulunan bir şey. Ben de böyle bir şey yaşamak isterdim.

Hatırla Sevgili'nin senaryosunu tek başınıza yazıyormuşsunuz doğru mu?

Evet. 90 sayfalık senaryoyu ben yazıyorum.

Niye üç kişinin adı var?

Hikayeyi birlikte çalıştığım iki arkadaşım var. Oturuyoruz, bir bölümün hikayesini konuşuyoruz. Bir kişi onu senaryo taslağı haline getiriyor. Sonra ben onun üzerinde çalışmaya başlıyorum. Bir bölümü yazmak dört günümü alıyor. Sonra danışmanlara yolluyorum. Danışmanlardan gelen önerilerle değişiyor ve yeniden yazılıyor. Sabah erken kalkarım. Kahvaltı edip otururum bilgisayarın başına. Akşama kadar çok disiplinle çalışırım. Üç bölüm sonra bitiyor. Büyükada'da başladık. Büyükada'da bitiriyoruz. Bir kısmı mutlu son, bir kısmı da ileriye dönük mutlu son olacak. Herkesi memnun etmeye çalışıyorum. Benim içimde öyle bir şey var. Özellikle sevdiğim insanları mutlu etmek için kendimden fedakârlık yapabilirim.

Öyleyse bir parçanızın da Necdet'te olması lazım. Hem politik açıdan hem de Yasemin için yaptığı fedakarlık açısından.

Evet ben onun politik görüşlerini çok beğeniyorum. Derin devleti araştırıyor. Müdanaasız ve cesaretli. Ve iktidar karşıtı. İktidarda olunca insanların temiz kalamayacağını ifade etti. Bu yüzden de hiçbir tarafı tutmadığını, ne CHP'li, ne Demokrat Partili olduğunu söyledi.

CHP'li olmasının nedeni de bu haksızlıklara karşı etkin bir noktada olabilmekti.

Hatırla Sevgili'de biraz fazla taraf olmadınız mı?

Tarafsız olmaya çalışıyorum. Kendimi paralıyorum. Bütün görüşlere yer vermeye çalışıyorum. Geriye çekilip tepeden bakmaya çalışıyorum. Ama mümkün değil ki, ben bir tarafım. Amcam da dayım da İşçi Partisi üyesiydi. Onlarla aynı fikirde bir babanın çocuğu olarak benim çocukluğumdan beri bir görüşüm vardı. Diziye de bunu yansıttım tabii.

Sağ kesimi, sol kesim kadar vermediniz. Bir tek Yaşar ve Metin'le iş bitti mi? Çünkü orada da çok büyük dramlar yaşandı.

Doğru, yaşandı. İşin konsepti Türkiye'deki darbeler ve sonuçlarıydı. Böyle olunca zaten yol belli oldu. Biz THKO'nun içinden gideceğiz. THKPC bile değil. Çünkü Deniz'ler asıldı. Daha önce Demokrat Parti'yi anlatacağız. Daha sonra da Erdal Eren'in idamını göreceğiz. Yaşı küçük asıldığı için. Ama ondan önce bir sağcı, bir solcu asıldı. Onları göreceğiz. Şimdi yol böyle olunca ister istemez sol grupların içinde durduk. Ama bir şekilde Yaşar ve Metin kanalıyla da biraz o tarafı vermeye çalıştık. Ama dediğiniz gibi o kuvvetli olmadı.

İki kesim eşit verilemez miydi?

Yaşar ile Işık'ın hikâyesi başlı başına bir dizi projesi olabilir. O zaman Yaşar'ın ağırlıklı olarak kendi dünyası ve kendi siyaseti, Işık'ın etrafında olanlar böyle paralel bir şekilde gelir ve o çatışmaları oluşturur. Ve çok da güzel olur. Ama bu başka bir proje.

Ama Ergenekon her iki grubu da kullandı. Artı sağcılar da büyük işkence gördüler.

Evet. Şimdi onu Mamak'ta göreceğiz zaten. Ergenekon ismi de ilk 79'da anılıyor biliyorsunuz. Kullandık biz geçen bölümde. Dizinin başka eksikleri de vardı. Mahir Çayan'ı da daha detaylı anlatabilirdik. Ama bunların hepsi biraz belgesele doğru kaydırırdı. O da bir dizi olmaktan çıkardı artık.

Hatırla Sevgili'nin sonuçlarından biri de Deniz Gezmiş'in Che Guevara gibi bir pop ikonu haline gelmesi oldu. Deniz Baykal bunca yıl sonra, Deniz Gezmiş'i andı.

Başka şeyler de oluyor. 6 Mayıs'ta Ankara'daydım. Deniz'leri anma törenindeydim. Kabristanda inanılmaz bir kalabalık vardı. Ve bu sene böyle olduğunu söylediler.

Orada liseli gençler çoktu. Onlar için kahraman eksikliği varmış meğer. Pop ikonu bile zayıf bizde. Şimdi bir şey çıktı karşılarına ve ona tutundular. Mesela Deniz Gezmiş rolünü oynayan arkadaşımız Barış da oradaydı. Onu Deniz Gezmiş zannediyorlardı. Resim çektirenler, anneler babalar. Gençler. Kıyamet koptu. Bir panele katıldık. Panel inanılmaz kalabalık oldu.

İçi boş bir ilgi bu belki.

Belki şu: Biraz politikadan uzak bırakılmış bir gençlik var. Bir kısmı öyle değil ama genel olarak bizlerin gençliğimizde yaşadığımız gibi değil. Şimdi bu dizi ile birlikte o dönemlerin başkaldıran gençliğini gördüler. Onlar da başkaldırmak istiyor. Nasıl yapıyor onu? Annesiyle babasıyla tartışarak. Arkadaşlarıyla kavga ederek. Okulda birtakım çıkıntılıklar yaparak. Saçını kırmızıya boyayarak. Burada başka bir şey gördüler ve etkilendiler. Bana sorarsanız dizinin etkisi bittikten sonra sönecek bu. Aralarında Deniz Gezmiş fanları olacak. Ama bu kadar yaygın olmayacak artık. Her şey çok çabuk tüketiliyor. Bu da tüketilecek.

Dizi filmler sahteliği pekiştirmekten başka ne işe yarıyor Allah aşkına? Dizi filmleri hayatımızdan çıkarıp atsak, sinema bizim neyimize yetmez?

Yeter tabii. Hele de şu andaki koşullarda. Her hafta bir film senaryosu yazıyorum aslında, 90 dakika. Bunun titizlenerek yazılması mümkün değil. İzlerken bunu nasıl yapmışım diye masanın altına girdiğim birçok durum oluyor. Çok sinirleniyorum. Ama mümkün değil. Zamanla yarışıyorsunuz. Süre çok uzun. Amerika'da sekiz bölümlük diziler var. Hatırla Sevgili daha kompakt bir şekilde on üç bölüm yapılabilirdi.

Keşke bir kanun çıksa diziler on üç bölümü geçmeyecek diye.

Aynen. On üç bölümle ve en fazla 60 dakika ile sınırlanmalı.

Dizi filmler kalksa tümden, nasıl olurdu hayat?

Bence daha güzel olur. Belki o televizyon bağımlılığından da bir parça kopmuş oluruz. Çünkü ne olacak sonra deyip oturup seyrediyor insanlar. Dizi filmler kalksa biz de film senaryoları yazarız. Çok da güzel olur.

Ama diziden de çok para kazanıyorsunuz.

Para kazanıyoruz ama bütün enerjimizi filme versek, bu tempoda çalışsak senede birkaç film senaryosu yazmak mümkün. Onunla da geçinir insanlar. İlla böyle yüksek ücretler alınması gerekmiyor. Hem televizyonların hem sinemanın şu andaki bulunduğu yerden daha yüksek noktalara taşınması gerektiğini düşünüyorum. Eğer diziler özel olarak bir şey anlatmıyorsa, bir derdi yoksa olmasın daha iyi. Mesela bakıyorum, coğrafyadan kopuk, havalarda yaşayan birtakım aşk hikâyeleri görüyorum. Onlar nerede yaşıyorlar, hangi ülkedeler bilmiyorum.

Nuriye AKMAN - ZAMAN
__________________
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 24 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Çarş. Eyl. 10, 2008 1:34 pm

68'li darbeciler

40. yılında 68 kuşağı konuşuluyor. Yaşları 60-65 civarında olan "eski tüfekler", "bizim gençliğimizde..." diye başlayan ve gerçeklerle hiçbir ilgisi olmayan masallar anlatıyor.
Tarih, kocamış bir neslin nostalji arayışlarına feda edilemez. Çünkü bu masalı dinlerken Hasan Cemal'in dün yazdığı gibi "Alık gibi hep aynı filmi seyretmek zorunda mıyız?" sorusunu sormak zorunda kalıyoruz. Masal, adı üzerinde sahte ve uydurma. Ama çocuklara anlatılanlar gibi masum değil. Bu masal, Türkiye'nin 70'li yıllarda cinnet halinde yaşadığı 5000 insanın hayatına mal olan şiddetin arkasında duruyor. Üstelik Türkiye'nin kirli darbe tarihi bu masalla aklanıyor ve yeni darbelerin önüne halı gibi seriliyor.

Hasan Cemal'in devamı geleceği anlaşılan dünkü yazısını herkes dikkatle okumalı. Çünkü söyledikleri, her şeyden önce bir şahitlik. 68'i tam göbeğinde dolu dolu yaşayan Hasan Cemal bu şahitlikle, önümüze masalları değil gerçekleri koyuyor. 68 kuşağını, onun yalın biçimde anlattığı gibi, darbecilerin piyonları olarak tanıdığımız zaman bugün için çok önemli bir sonuca ulaşıyoruz: Bugün aynı filmi yeni bir isimle vizyona sokmaya çalışan darbecileri nerede görsek tanıyacak hale geliyoruz.

NATO'ya girdikten sonra ordunun, Türkiye'nin güvenliğini sağlamak gibi bir sorumluluğu kalmadı. NATO şemsiyesi altında, Soğuk Savaş'ın irademizi aşan gergin ortamında cuntacılık modası başladı. 27 Mayıs, cuntaların gelişip serpildiği toprağı verimli hale getirdi. Ordu içinde, ordu imkânlarını kullanan sol tandanslı bir cunta, iktidara çok yaklaştı. Bu yakınlığı kurabilmek için, Özel Harbin psiko-ideolojik teknikleri kullanıldı. 68 Paris Mayıs'ının verdiği ilhamla, gençler sokağa sürüldü. Şiddet ortamı tırmandırıldı. Amaç darbe şartlarını oluşturmaktı. Şiddet olayları ile darbe arasındaki ilişkiyi kurmakta zorlananlara, bu dönemde banka soygunları ve adam kaçırmalarla tırmanan şiddetin, 12 Mart'a yaklaşılan günlere tesadüf ettiğini hatırlatalım. Kısaca birileri darbe hesabı yapıyor, gençler de bu hesaplara uygun olarak adam kaçırıp banka soyuyordu.

Hasan Cemal'in dünkü yazısında verdiği örnekleri, Zaman okuyucularının mutlaka okuması lâzım: "12 Mart öncesindeki cuntacılık faaliyetlerine katılmış, o tarihlerde bizim gruba yakın duran, emekli deniz subayı Erol Bilbilik, İrfan Solmazer'i şöyle anlatır: "...Bir ara İrfan Solmazer bana, 'Erol, sen denizcileri ihmal etmişsin' dedi. Kimi ihmal ettiğimi sorunca, Sarp Kuray'ı, Deniz Gezmiş'i ihmal etmişsin, hiç temas kurmamışsın. Ama ben onlara İstanbul'da, Ankara'da mısır patlatır gibi bomba patlattırıyorum' dedi. 'Başka ne yapıyorsunuz?' diye sorunca, İrfan Solmazer'in yanıtı şu oldu: 'Deniz Gezmiş'i, Sarp Kuray'ı filan oturtuyorum. Amerikan Büyükelçiliği'nin ön kapısının kurşunla taranmasına demokratik olarak karar veriyoruz. Emri ben veriyorum. (Deniz Gezmiş, ABD Büyükelçiliği'ni tara ve yok ol!) diyorum. Sarp Kuray'a, (Git şurayı bombala!) emrini veriyorum. Bu işlerden Orhan Kabibay'ın mutlaka bilgisi vardı. Dolayısıyla Deniz Gezmiş'i, Sarp Kuray'ı kullandılar. İrfan Solmazer 12 Mart'a 24 saat kala Almanya'ya uçuruldu. Devrimci gençler kullanıldı. "

Bu satırlar, aslında 68 Masalı'nın en yalın özeti. Che Guevara'yı hâlâ ermiş zannedenler, Deniz Gezmiş'lerin verdiği kavganın, cunta hesaplarının esaslı bir ayrıntısı olduğunu fark edemeyenler, bizi aynı filme mahkûm ediyorlar. Doğrusu bu masalı bir kenara atıp, Hasan Cemal'in kurduğu şu köprü üzerinden etrafa bakmak. Geçmişle bugün arasında Hasan Cemal'in kurduğu köprü sağlam bir köprü: "...darbe süreci kesilecek mi, yoksa AKP kapatılarak başarıya mı ulaşacak, bilemiyoruz. Kırk yıl önce Deniz Gezmiş'lerin devrimci heyecanını kullanarak,'Onlara mısır patlatır gibi bomba patlattırarak' darbeye ortam hazırlamak isteyenler, bir süredir yine sahnedeler... "
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 24 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Çarş. Eyl. 10, 2008 1:34 pm

"Ülkemiz ve milletimiz için büyük bir tehdit"

Dizide milliyetçi-mukaddesatçı insanların cani olarak gösterildiği iddia ediliyor

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kahramanmaraş Teşkilatı, televizyonda yayınlanan 'Hatırla Sevgili' adlı dizi hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.

Konu ile ilgili MHP Kahramanmaraş il binasında basın toplantısı düzenleyen Merkez İlçe Başkanı Ömer Özkan, 'Hatırla Sevgili' adlı dizinin 2 ve 9 Mayıs'ta yayınlanan bölümlerinde Kahramanmaraş'ta 1978 yılında meydana gelen olayların anlatıldığını hatırlatarak, 'Dizide geçen bir takım sahne ve diyaloglar toplumsal gruplaşmaların yoğun olarak yaşandığı şu günlerde ülkemiz ve milletimiz için büyük bir tehdit olarak algılandığını düşünmekteyiz.' dedi.

1978 yılında Kahramanmaraş'ta yaşanan üzücü olayların dizide tek taraflı bir bakış açısıyla yayınlandığını kaydeden Özkan, 'Adana Sıkıyönetim 1'inci Askeri Mahkemesi'nin vermiş olduğu kararında açıkça Kahramanmaraşlıların bir iftiraya maruz kaldıkları açığa çıktığı halde hala dizide bu olaylardan katliam olarak bahsediliyor.' diye konuştu.

Dizinin sonraki bölümlerinde de bu ve buna benzer kelimelerin sürekli işlendiğine dikkat çeken Özkan, tarımı, sanayisi, kültürel zenginlikleriyle her geçen gün gelişen Kahramanmaraş'ı, tarihi ve geçmişiyle televizyon, basın, internet gibi yayın kuruluşlarından takip eden gençler önünde küçük düşürmeye ve aşağılamaya hiç kimsenin hakkı olmadığını belirtti.

Dizide milliyetçi- mukaddesatçı insanların cani olarak gösterildiğini dile getiren Özkan, 'Olaylar Ermeni ve dış güçler ile bağlantılı örgütlerin oyunudur. Dizide olayların bir Alevi Sünni meselesi gibi takdim edilmesi toplumumuzu daha çok germeye ve yeni ihanetlere zemin hazırlamasını sağlamaktadır. Zaten dış güçlerin bir takım tehdit ve baskıları ile zor bir dönemeçten geçmekte olduğumuz şu günlerde bu tür diziler ile birlikte halkımızın kafalarında soru işaretleri uyandırmaya, daha çok korku ve panik havasına sokarak bu cennet vatanımızın bölünmesine ve parçalanmasına müsaade edilmemesi gerekir.' şeklinde konuştu.

Basın toplantısının ardından Özkan ve diğer partililer dizinin yayından kaldırılmasını talep ettikleri suç duyurusunu Cumhuriyet Başsavcılığı'na teslim etti.
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 24 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Çarş. Eyl. 10, 2008 1:34 pm

Yakın tarihin bütün önemli isimlerine yer verildi


Emre Kongar'ın 'Tarihimizle Yüzleşmek' adlı kitabını okurken, o ana kadar her şeyi ne kadar 'olması gerektiği gibi' öğrendiğimi düşünmüştüm.
Gerçekten de tarihimizdeki hiçbir büyük dönüşümü çok irdelememiş, altında yatan diğer sebepleri önemsememiştim. Çünkü sınıfımı geçmem, sınavlardan iyi notlar almam için kitaplarda yazan bilgileri beynime kaydetmem yeterliydi.


UZAK YAKIN TARİH

Ancak sistemdeki hataların en korkuncu, tarih öğretmenlerimizin yakın tarihimizden uzak durmalarıydı. Yıllarca Osmanlı Tarihi okumamıza rağmen, Cumhuriyet tarihi kısacık bir dönemde anlatılır. İhtilallere, idamlara, öğrenci hareketlerine hiç ama hiç değinilmezdi. Politika konuşulan bir ailenin çocuğu değilseniz, siyaset hiç kimse için sözlük anlamanın dışına çıkmazdı. Bu anlattıklarım, 1980 doğumlu bir gencin gözünden 80 sonrası Türkiye'deki eğitim sisteminin durumu... Birçoğumuz kendi çabamızla öğrendik yakın geçmişi, Adnan Menderes'i, Deniz Gezmiş'i, sağ ve sol görüşün farkını... Hitler'in düşüncesi, Lenin ve Stalin'in dünyanın kaderindeki yerini, okul dışında okuduğumuz kitaplardan öğrendik. Zira hayatımızın baş köşesindeki televizyonda da bu kelimeleri duymak bile mümkün değildi.
Şimdi niye mi anlattım bunları? Çünkü geçtiğimiz günlerde uzun bir süre tartıştık, 'Hatırla Sevgili' gibi bir dönem dizisinin topluma neler katabileceğini...
Eski devrimciler, Denizler'in, Maraş Katliamı'nın, Abdi İpekçi Suikastı'nın konuşulamadığı yıllardan bugünlere geldiğimiz için umutlu olduklarını söylediler...
Günümüzde ulusal kanalda prime-time'da yayınlanan bir dizide bu konular dile getiriliyor. Yapım ekibi olaylara mümkün olduğunca ortadan bakmaya çalışıyor... Bir dönemin yasaklı üç ismi Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, vücut buluyor. Yeni nesil en azından Türkiye'de bir dönem neler yaşandığını sadece kitaplardan okumuyor... Çatışmanın ne demek olduğunu beyazcamda izliyor.
Kitap okunmamasından yakındığımız ülkemizde Deniz Gezmiş ve arkadaşları hakkında yazılan kitapların satışı yüzde 300 artıyor...

MİLYONLAR YAŞIYOR
Bu arada aktarımlarda eksikler olmuyor mu? Tabii ki oluyor... Deniz Gezmiş'in idam sehpasına giderken söyledikleri kırpılıyor. Ama inanın bu diziyi izlemeden önce Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan isimlerini dahi bilmeyen milyonlarca genç yaşıyordu bu topraklarda...
takvim.com.tr
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 24 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Çarş. Eyl. 10, 2008 1:35 pm

Ben de tarih yazdım"

Keşfedilmeden önce hastanede röntgen filmleri çektiğini biliyor muydunuz? Hatırla Sevgili'nin Deniz Gezmiş'i Barış Koçak HABERTURK.COM'a konuştu.


Hatırla Sevgili'de idam sahnesinde 'Hadi eyvallah' sözüyle Türkiye'yi
gözyaşlarına boğan Barış Koçak HABERTURK.COM'dan Begüm Çelikkol'a konuştu: "Ben de tarih yazdım"

'Deniz'in ömrü kısa sürdü. Umarım benim ömrüm onunki gibi kısa olmasın da
kalıcı işler yapayım onun gibi' diyor Barış Koçak ve ekliyor 'Herkes rahat
ve özgür yaşasın. İleride belki bunun için bir girişimde bulunurum, kim
bilir?'

Barış Koçak'ı hepimiz Hatırla Sevgili dizisinde Deniz Gezmiş karakteriyle
tanıdık ve sevdik.

O, idam sahnesinde 'haydi eyvallah' diyerek, vedalaşırkenki tavırlarıyla
tüm Türkiye'yi gözyaşlarına boğdu.

Sizin için Deniz Gezmiş'i oynayan Barış Koçak ile kısa bir söyleşi yaptık
ve hayattan beklentilerini, Hatırla Sevgili'deki rolünü, bundan sonraki
planlarını konuştuk...

Sizi biraz tanıyabilir miyiz?


Barış Koçak: İzmir doğumluyum. 30 yaşındayım. Ortaokul ve liseyi İzmir
Bornova'da okudum. Açıköğretimde İşletme okuyorum. İzmir'de güzel sanatlar
oyuncularında 2 sene kadar tiyatro yaptım. 2-3 sene kadar mankenlik
yaptım. Bir de Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde röntgen
filmleri çektim. Orada bir süre çalıştım. Deniz Gezmiş'ten önceki en büyük
işim Umut Adası'ydı. O filmin montajında keşfedildim. Keremcem'in
dizisinde oynadım. O diziyi bırakıp Hatırla Sevgili'ye başladım.

Hatırla Sevgili'deki rolüm için 8-10 kilo verdim. Mustafa Ağabey'le
(Mustafa Yalçıner) çalıştık bu rol için. Kendisi Deniz Gezmiş'in yakın
arkadaşlarındandır. Bu aralar Malatya'ya gittik geldik, yarından sonra
Kocaeli, Gaziantep, İzmir'de olacağım. Sonrasında Adana, Antakya ve
Mersin'e gideceğiz. Ordan da Avusturya ve Almanya'ya gideceğiz. Herkes
Deniz Gezmiş'i görmek istiyor. İsteklerini kırmıyoruz ve sevenlerimizle
buluşuyoruz.


Lisede elektrik bölümünde okuyup, üniversite için İşletme eğitimi
alıyorsunuz. Oyunculuğa geçiş nasıl oldu?

B.K.: Hekimolu dizisinde oynadım. O zamanlar tiyatro eğitimi de
almamıştım. Hiçbirşey bilmiyordum. 9 bölüm rol aldım orada. Orada
oyunculuğu çok sevdim. Müthişti. Büyük bir istek başladı. Hala da o istek
devam ediyor. Türk sinemasına birşeyler katmak istiyorum. Zaten ortada
sinemanın hali. Daha sonrasında televizyon direkt istedi. Acı Hayat, Aşka
Sürgün, Kurşu Yarası, Dede Korkut Hikayeleri gibi projelerim oldu.

"OY KULLANMAK İÇİN SIRAYA BİLE GİRMEK İSTEMİYORUM"

Bir röportajınızda sağcı kesimde bulundum demişsiniz...

B.K.: Herşeyi yaşayarak gördüm. Dışarıda büyüdüm. Aşırı sağda da bulundum,
sol kesimde de bulundum. Ama iki tarafı da benimsemedim. Benim bir görüşüm yok bu konuda. Oy kullanmak için sıraya bile girmek istemiyorum. Hiçbiri diye bir şık olmasını istiyorum oy pusulasında...

Deniz Gezmiş dönemi hakkında bilginiz var mıydı?

B.K.: O dönem hakkında bir bilgim vardı. Mustafa Ağabey'le çalışmalarımız
oldu. 'Onun hareketleri nasıldı, tavrı nasıldı?' diye sordum. Deniz Gezmiş
biraz hiperaktif bir insanmış. İnternetten araştırdım. Hacı Bektaş'ı da
okudum, Pir Sultan Abdal'ı da. O bazen çok dik kafalı bir insan, korkusuz
ve pervasız biriymiş. Onun bu düşüncesini benimsemeye çalıştım.

Onun bir sözü varmış hatta 'dönen dönsün yolundan ben dönmezem yolumdan'
Bu düşünceyi bensimsemeye çalıştım. O duyguyu hissetmem gerekiyordu.
Denizlerin bir sürü kitabını tekrar tekrar okudum. Diyet yaptım. 2 haftada
10 kilo verdim. O biraz sıktı beni. Sadece sabah kahvaltısı yapıyordum,
şekeri dengelemek için de akşam 1 çikolata yedim.

Peki ona benzemek nasıl bir duyguydu?

B.K.: Ona benzemek güzel bir duyguydu. Gidip geziyoruz. Gittiğimiz
yerlerdeki o coşkuyu görünce tüylerim diken diken oluyor. O kadar
hayranlar ki... Herkes beni Deniz gibi görüyor. 'Ben Deniz değilim'
diyorum. Onlar 'olsun' diyor.

Onun hakkında neler düşünüyorsunuz?

B.K.: Atatürk'ten sonra Türkiye'ye gelmiş en büyük insan diyebilirim Deniz
Gezmiş için. Herkesin eşit yaşamasını isteyen biri. 9-10 yaşındayken
büyükannesinin emekli maaşını almış, mahallediki bütün ihtiyacı olanlara
dağıtmış. Keşke herkes bunu yapsa da insanlar aç kalmasa. İnsanlar
kendisini düşünüyor. Deniz Gezmiş de kendisinden başka herkesi düşünmüş.
Bazen kendime hakim olamıyorum insanların sevgisini görünce.

Bazı konularda gözü kara bir insanım..

"İDAMA GİT DESELER KORKARIM"

Benziyorsunuz yani Deniz'le...

B.K.: Biraz benziyorum. Ama onun kadar cesur değilim. 'İdama git' deseler,
korkarım. Ölmek istesem bir anda olsun isterim. Ama rol önüme gelince
'yapmam gerekiyor' dedim. Deniz'in bayrağını taşımam gerekiyor. Kendimi
göstermem gerekiyor dedim.

Yattım kalktım Deniz Gezmiş'le. Her çekimden önce sürekli çalışıyordum.
Daha da iyi olabilirdi. Ama herkes bunu beğendi. Ben de haksızlığa
gelemiyorum, agresifimdir ben ama o mesela agresif değilmiş. Ben bazen
kendime gelemiyorum. Oynamak zor olmadı. Onların hayatlarını okuyunca içim
eridi. Çok üzüldüm.

İdam sahnesinde neler hissettiniz?

B.K.: Tüylerim diken diken oldu. Prangalarla gidiş sahnem pek fazla
etkilemedi ama darağacını gördüğümde kötü oldum.

Bir insan ölüme giderken neler hisseder?

B.K: İnsan bir kez ölüme gidiyor. Bir daha geri dönüşü olmayan bir yol.

"CESARETİNE HAYRAN KALDIM"

Yani o anda aklından neler geçti?

B.K.: Deniz'in cesaretine hayran kaldım. Kafası dik bir biçimde idama
gitmiş Deniz. Ben de öyle olmaya çalıştım. Hissetmeye çalıştım. Korku
vardı biraz. Mesela Deniz Gezmiş, kendi sehpasına kendi vurmuş ayağını.
Çok pervasız biriymiş, valiyle, rektörle bile konuşurken 'benim hainlerle
işim olmaz' demiş. Müthiş korkusuz bir insan. İdam kararının açıklanacağı
zaman hatırlarsınız belki, mahkemeye girdiği zaman izleyiciye gülerek
selam veriyordu.

Mustafa Ağabey'in bile gözleri doldu. Normalde duygularını belli etmeyen
bir insanmış..

Peki siz o dönemde yaşamak ister miydiniz?

B.K.: Yaşamak isterdim. Dışarıda bile rahat rahat yürüyemiyoruz şu anda. O
rahat dönemde olmak isterdim. Düşüncelerimi haykıra haykıra
söyleyebilirdim. Nasip bu zamanlarda yaşamakmış. Ama yaptığım da bir onur.
Ben de bir tarih yazdım. Öldükten sonra arkamdan 'Deniz Gezmiş'i oynayan
bir Barış vardı' diyecekler. Bu bana yeter. Gerisini kaldır at. Deniz
Gezmiş'in bayrağını taşımak istiyorum.

"SAĞ KESİM BİLE HAYRANLIKLA İZLEDİ"

Bu rolden sonra gelen tepkiler nasıl oldu?

B.K.: Çok olumluydu. Deniz Gezmiş'i sağcılar da takip ediyordu. Sağ kesim
de hayranlıkla izledi. Hiç kimse ona kötü bir laf söylemedi. İzmir'de
MHP'liler bile takdir etti. 'Sağ kesim neler yapmış!' diyenler bile oldu.
Bizim halkımız bilmiyordu. Biz gerçeği yansıttık halkımıza. Herkes Deniz
Gezmiş'e öcü gibi bakıyordu.

Mezarına gittiniz Deniz Gezmiş'in. Orada bulunmak nasıl bir histi?

B.K.: Müthiş bir coşku vardı orada. 20 binden fazla kişi oradaydı. Bir
araç vardı üzerine çıktık, konuşma yaptık. İlk kez gittim. Daha önce
gitmediğime pişman oldum. Bir de Deniz Gezmiş'i bu ülkeye sevdirdiğim için
çok mutluyum. Gerçi herşeyi tam anlamıyla yansıtamadık ama doğru şeyi
anlattık.

Neler yapacaksınız bundan sonra?

B.K.: Tomris Giritlioğlu'nun bir projesi var. İşçi sınıfıyla ilgili. Dizi
olarak hiç işlenmedi. Olursa oynamak isterim. Deniz'in akabinde güzel bir
iş olabilir. Onun güzergahında bir proje. Ama daha Tomris Hanım'la
anlaşamadık. Denizlerin filmini çekmek istiyor. Filmin ismi 'Erikler Çiçek
Açınca'. Ama kesin değil.

"AİLEM MUHAFAZAKAR KESİMDEN, ANNEM KAPALI"

Ailenizden bahsedebilir misiniz?

B.K.: Pek bir politik görüşleri yok. Biraz muhafazakar kesime yakınlar.
Annem mesela kapalıdır. Ama son derece dürüst insanlar. Babam memurdu.
İzmir Bornova Belediyesi'nde 35 sene çalıştı. Onu anlatamam... Şu anda
böbrek yetmezliği var onunla uğraşıyor. Kaderci yapıları var.

Onların tepkisi ne oldu. Sonuçta muhafazakar bir kesim dediniz...

B.K.: Onlar da olumlu düşündüler. Olaya rol olarak baktılar. En iyisini
yansıtmamı istediler. Babam da söyler 'Deniz Gezmiş o kadar dürüst bir
insan ki ama yanlış yaptılar' der...

Bir de ailem 'hiçbir şekilde siyasi olma. Ne olacağı belli olmaz. Kendini
kaptırma' dediler.

İzmirli olmanın avantajını yaşadınız mı oyunculuk anlamında? Rahat ve
Avrupai bir şehirdir...

İzmirliler İstanbul'u fethetti. Oyuncularımızın birçoğu İzmirli.

FACEBOOK'TA ACİLEN AŞIK OLMASI GEREKENLER GRUBUNDA

Facebook profilinize baktık gelmeden önce. 'Acilen aşık olması gerekenler'
diye bir grupta adınız var. Özel hayat kötü gidiyor sanırım..

B.K.: Ben biraz internet özürlüyüm. Yanlışlıkla da girmiş olabilirim. Ama
özel hayatımda biri var. İzmir'de yaşıyor. Bazen benim yerime o cevap
yazıyor... 2 senedir beraberiz. İzmir'de tanıştık. Ara sıra gidip gelirim.
Birkaç gün de kalacağım orada.

Hayatınızda birisi olmasaydı ideal kadın sizce kim diye soracaktım ama...

B.K.: Bence dürüst kadın. Bir de sadakat. Güzelliğe artık bakmıyorum.

Evlilik projeleri var mı pek yakınlarda?

B.K.: Bakalım... Neden olmasın?

HABERTURK.COM- Begüm Çelikkol
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 24 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Çarş. Eyl. 10, 2008 1:35 pm

'Hatırla Sevgili 2'

Adı tabii ki böyle olmayacak. Ben dikkat çeksin diye yazdım! "Hatırla Sevgili" bitiyor. Ama yeni proje seneye yine bizlerle. Dizinin devamı geliyor. Yani 80'den günümüze. Tabii ekip farklı olacak. Yeni bir kadro... Türkiye'nin "apolitikleşip" köşeyi dönme hayallerini "liberal" sosu ile karıştırdığı bir uzun dönem. Özal'lı yıllar zaten başlı başına bir dizi konusu... Meşhur "Hanedan" dizisi vardır. Sanki biraz öyle bir şey olacakmış gibi geliyor bana. Emekleyen kapitalizmin komik unsurlarını izleyeceğiz. Şu an kanal belli değil. Görüşmeler devam ediyor. Sanırım önümüzdeki yıla da damgasını vuaracak bir prodüksiyon olacak.

Sina
KOLOĞLU
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 24 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Çarş. Eyl. 10, 2008 1:35 pm

Hatırla Sevgili'nin finali çekiliyor

atv'nin sevilen dizisi Hatırla Sevgili ekrana veda etmeye hazırlanıyor. Son bölümünün çekimleri Büyükada'da devam eden dizinin oyuncularından Beren Saat'e yeni teklifler gelmeye başladı bile.

atv'nin iki sezondur büyük beğeni ile izlenen dizisi Hatırla Sevgili'de sona yaklaşılıyor.

Yayınlandığı günden bugüne kadar bir çok sahne ve tarihi olaylarla çok konuşulan dizinin son bölümünün çekimleri Büyükada'da devam ediyor.

Yaklaşan final ile birlikte dizinin oyuncularına da başka yapım firmalarından teklifler gelmeye başladı. Dizide Yasemin'i canlandıran Beren Saat ise teklifler karşısında şimdilik kararsız. Genç oyuncunun, son dönemin ses getiren yapımlarına imza atan Ay Yapım'dan Afife Jale isimli bir proje için teklif aldığı da konuşulanlar arasında.

Hatırla Sevgili'nin yapımcısı Tomris Giritlioğlu, bir süre önce 6-7 Eylül olaylarının anlatılacağı 'Güz Sancısı' filminin kadrosuyla ilgili yaptığı açıklamada Beren Saat'in de filmde rol alacağını belirtmişti.

KAYNAK: TELEVİZYONGAZETESİ
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 24 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Çarş. Eyl. 10, 2008 1:36 pm

ATV’NİN BÜYÜK İLGİ GÖREN SİYASİ DİZİSİ “HATIRLA SEVGİLİ” SONA ERİYOR!...

31/5/2008 15:01

12 Eylül müdahalesi sonrası yaşananlarla veda edecek 'Hatırla Sevgili'nin son bölümü Büyükada'da çekiliyor…

atv'nin iki sezondur beğeniyle izlenen dizi filmi "Hatırla Sevgili"de sona yaklaşılıyor. Yayınlandığı günden bugüne birçok sahnesiyle ve canlandırdığı tarihi olaylarla gündeme gelen dizinin son bölümünün çekimleri, Büyükada'da devam ediyor. Adnan Menderes döneminden itibaren yakın tarihin siyasi olaylarına ışık tutan dizi, 12 Eylül askeri müdahalesi sonrası yaşananlarla ekrana veda edecek. Sağ-sol kavgalarının ve iç çatışmaların arttığı dönemin sonundaki olaylar, final bölümüne konu olacak. Sokaklarıyla İstanbul'un eski dokusunu yaşatan yegane mekânlardan Büyükada, bu haliyle Hatırla Sevgili'ye de plato oldu.

SABAH
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 24 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Çarş. Eyl. 10, 2008 1:36 pm

Televizyon ekranını 'kadın eli' değmiş diziler sardı

Son dönemin en çok ses getiren TV dizilerinin büyük bir kısmı, kadın yönetmenlerin imzasını taşıyor. Yönetmenliğin cinsiyetsiz bir meslek olduğu düşünülse de, kadın eli değmiş dizilerin seyirci üzerindeki etkisi, bir başka oluyor. Televizyon dünyasının beş önemli kadın yönetmeni, bu işin keyifli ve zor taraflarını Marie Claire dergisine anlattı.....


Tek farkımız rejiyi iyi bilmemiz

* 'Hatırla Sevgili'yi çekmek zor. Zaten dizi çekmek başlı başına zor bir iş, bir de dönem işi olunca iki katı zorlanıyorsunuz. Seyirci çok detaycı ve bizden daha dikkatli. Zamansızlıktan dolayı bizim atladığımız ufak tefek şeyleri, seyirci atlamıyor,

* Haftalık olarak bir iş yetiştirmek çok zor. Sinema filminde inanılmaz bir hazırlık süreciniz var; bütün o senaryo defalarca elden geçiyor. Ama dizide 3 gün önce senaryo geliyorsa; bulunan mekanlarla, bulunan kastla acil olarak sete çıkmak, hızlı düşünüp hızlı karar vermek durumundayız. O yüzden zaten dizilerin ilk bölümleri çok güzeldir. İlk senaryoyu bir ay öncesinden okumuşsunuzdur, hazırlıklar yapılmıştır. Ama giderek tempoda düşme olur.

AÇIĞI BİZLER KAPATTIK


* 8-10 yıl öncesine gidecek olursak; reji asistanlığını kadınlar yapıyordu ağırlıklı olarak. Reji asistanlığı da biraz dikkati, koordinasyonu ve organizasyonu beraberinde getiren bir iş. Erkekler ise o dönemde, çekime yönelmişlerdi. Bir süre sonra televizyonun dizilere daha fazla yer vermesi itibariyle, inanılmaz bir yönetmen açığı ortaya çıktı. Yoksa program yönetmenleri ya da asistanlar kadın oluyordu ama kolay kolay yönetmenliği vermiyorlardı. Sadece 2-3 kadın isim vardır eskilerden.


SABAH
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 24 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Çarş. Eyl. 10, 2008 1:36 pm

Finali çekip eğlenmeye gittiler

Yayınlandığı günden beri büyük ilgi toplayan Hatırla Sevgili dizisinin final bölümü çekildi. Çekimler biter bitmez, oyuncular ve ekip yorgunluklarını atmak için eğlenmeye gittiler.

atv'nin sevilen dizisi Hatırla Sevgili'de sona yaklaşılıyor. 6 Haziran Cuma günü son bölümü yayınlanacak olan dizinin finali Büyükada'da çekildi.

Çekimlerin sona ermesinden sonra oyuncular ve ekip, yorgunluklarını atmak amacıyla düzenlenen gecede eğlendiler.

Dün akşam Taksim'deki Bacanak Ocakbaşı'nda biraraya gelen Hatırla Sevgili teknik ekibinin yanısıra oyuncuların büyük çoğunluğu da geceye katıldı. Geceye katılanlar arasında Beren Saat, Cansel Elçin, Laçin Ceylan, Ayda Aksel, Okan Yalabık, Kürşat Başar da yer aldı.

KAYNAK: TELEVİZYONGAZETESİ
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 24 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Çarş. Eyl. 10, 2008 1:37 pm

atv'nin iki yıldan beri izleyicide tiryakilik yaratan dönem dizisi 'Hatırla Sevgili', bu akşam ekrana gelecek final bölümüyle sona erecek. Türkiye'nin yakın tarihine ışık tutan dizi ekran serüveni boyunca; 1960 ihtilalini, Adnan Menderes'in idamını, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının mücadelesini ve 1980 darbesini izleyiciyle buluşturdu. Özellikle genç kesime yakın geçmişin ruhunu yaşatan 'Hatırla Sevgili', oyuncuları için de unutulması zor ve çok özel bir proje oldu. Dizinin yönetmeni Ümmü Burhan ve oyuncuları Cansel Elçin, Beren Saat, Belçim Bilgin Erdoğan, Laçin Ceylan, Ayda Aksel, Ayfer Dönmez ve Ezgi Asaroğlu; 'Hatırla Sevgili'ye dair görüşlerini GÜNAYDIN'a anlattı.

* ÜMMÜ BURHAN (Yönetmen): "Bu akşamki finalimizle birlikte bir devrin kapanıp, başka bir devrin başladığı havasına kapılıyorum. 'Hatırla Sevgili'nin televizyona yeni bir anlayış getirdiğine inanıyorum. Bundan sonra daha düzeyli, daha özel işlerin yapılacağına inanıyorum. Bir işi özenli yapmanın ne demek olduğunu gördük. Tabii ki çok hüzünlüyüz. Bizim karakterlerimiz dışında anlattığımız dönem gerçek, yaşanmış. Onlarla da vedalaşmak hüzünlendiriyor bizi. Her bitiş yeni bir başlangıç. İnşallah bu bitiş daha güzel şeylere gebedir."

* CANSEL ELÇİN (Ahmet): "Bu dizide oynadığım için çok gurur duyuyorum. Bittiği için biraz hüzün var ama lezzetli yerinde bırakmak da iyi oldu. İki sene Ahmet'le birlikte yaşadım. Bu akşamdan sonra Ahmet bitecek ve bu bana hüzün veriyor. Çok önemli bir dönemi tarafsız bir şekilde anlattık ve dizi dünyasında sanata yaklaştık. 'Hatırla Sevgili'yi insanlar uzun süre hatırlayacak. İnsanlar Adnan Menderes, Deniz Gezmiş'in kim olduğunu bilmiyordu. Tarafsız olarak anlatmayı becerebildik."

* LAÇİN CEYLAN (Sevim): "Dizi bitiyor diye o kadar büyük bir hüzün duyuyorum ki anlatamam. Hatta gazete çekimlerinde kendimi tutamayıp hüngür hüngür ağladım. Böyle bir tepki vereceğimi düşünmüyordum ama içim kabarmış demek ki! Set ortamını çok arayacağımı itiraf etmeden geçemeyeceğim. 'Hatırla Sevgili', popüler kültürün istenildiğinde çok iyi kullanılabileceğini gösterdi. Gençler de yakın tarihe ilgi göstermeye başladı. Dizi sayesinde şu anda neden bu halde olduğumuzun ve gündemin kökeninin nerelere dayandığına dikkat çekildi."

* AYDA AKSEL (Selma): "İyi bir şeyi bitirmenin burukluğu yaşanıyor tabii ki. Doğru dürüst bir iş yaptık ve yarı belgesel havasında bir proje oldu. Topluma çok şey kazandırdık ve finale geldiğimizde bu duygunun verdiği iç rahatlığını hissediyoruz."

* AYFER DÖNMEZ (Işık): "Bu kadar güzel bir işin bitmesi doğal olarak insanı hüzünlendiriyor. Çok güzel bir iş yaptık gerçekten. Dizinin konsepti açısından yakın tarihle ilgili çok güzel konular işlendi. Hepimiz için güzel bir iş oldu."

* EZGİ ASAROĞLU (Rüya): "Benim için gayet keyifliydi. Özellikle seyircinin doğumundan itibaren gelişimine şahit olduğu bir karakterin genç kızlığını oynamak kendi adıma heyecan verici bir deneyimdi. Çok keyifli bir ekiple çok güzel bir işte çalıştım. Çok özel bir proje içinde olduğum için mutluyum."

SABAH
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
denizdefnedevrim
yönetici
yönetici
avatar

Kadın
Yaş : 24 Kayıt tarihi : 26/06/08 Mesaj Sayısı : 2774 Nerden : İş/Hobiler :
üyenin aktifliği
üyenin aktifliği:
100/100  (100/100)
üyenin aldığı uyarılar:
0/100  (0/100)
üyenin seviyesi:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   Çarş. Eyl. 10, 2008 1:37 pm

Böyle bir ekip bir daha bulunur mu?

Hayati GÖK/MAGAZİN


'Defne' karakterine hayat veren Belçim Bilgin Erdoğan: Çok hüzünlüyüm. Böyle bir ekip bir daha biraraya gelir mi bilmiyorum!..
'Hatırla Sevgili'nin 'devrimci' Defne'si Belçim Bilgin Erdoğan, dizi biteceği için burukluk yaşadığını belirterek, "Gerçekten çok hüzünlüyüm. Böyle bir ekip bir daha biraraya gelir mi bilmiyorum. Biz burada bir aile olduk" dedi.

AŞKIMIZA ÖZENDİLER
* Bu gece ekrana veda edeceğiniz için neler hissediyorsunuz?
Son bölüm senaryosu elimize gelince dizinin bittiğini anladık. Çok hüzünlüyüm gerçekten...

* Defne karakterine gelen tepkiler nasıl?
Defne'yi çok sevip Deniz ile aşklarına özenen gençler oluyor. Hep olumlu tepkiler aldım. İlk bölümlerde kendi adıma skandal oynuyordum ama ilerledikçe kendimi beğenmeye başladım.

* 'Hatırla Sevgili' özellikle genç kuşak için önemli bir proje oldu herhalde...
O döneme dair toplumda ve özellikle gençlerde bir ilgi ve uyanış oldu. Ben de bir sürü şeyin daha farklı olduğunu rolü oynayarak gördüm. Başka türlü bu kadar derin hissedemezdim.

* Eşiniz Yılmaz Erdoğan sizi nasıl buluyor?
İlk başlarda çok fazla eleştiriyordu. Zamanla ben de adapte oldum rolüme ve bu süreçte Yılmaz'ın bana çok yardımı oldu. Sonlara doğru daha iyi olduğumu söyledi ve 'Yaptın sen bu işi! Defne diye bir karakter var artık' dedi.

* Bu projenin içinde kendinizi nasıl buldunuz?
Tomris Hanım Fransa'dayken bu projeden bahsetmişti. Fransa'da kalacaktım. Evlenip buraya gelince ve diziyi izledikçe 'Allahım ben de bu işte olmalıyım' dedikçe, haykırışımı duydu galiba. Birgün Tomris Hanım aradı ve 'Defne'nin büyümüş halini senin oynamanı hayal ediyorum. Sen ne diyorsun?' dedi. Ben de heyecanla 'Evet' dedim.

'GÜZ SANCISI'NDA BEN DE VARIM
* Peki yeni projeler var mı?
Tomris Hanım'ın sinema filminde yani 'Güz Sancısı'nda oynayacağım. Senaryo tam bitmediği için karakterim belli ama ayrıntıları belli olmadığı için açıklama yapmayı doğru bulmuyorum. Çok heyecanlıyım. Hikayeyi çok güzel buluyorum. Kadroda sevdiğim arkadaşlarımla oynuyorum.

Kaynak : SABAH
Kullanıcı İmzası
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content





MesajKonu: Geri: dizi hakkında çıkan tüm haberler...   

Kullanıcı İmzası
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

dizi hakkında çıkan tüm haberler...

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
4 sayfadaki 5 sayfası Sayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4, 5  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Berk Hakman :: berk hakman :: berk hakman hatırla sevgili -
Untitled Document
En Çok Mesajı Olanlar
Ayın En Çok Mesaj Yazan Üyeleri
Yeni Mesajlar Görüntüle
Kendi Mesajlarınız
Cevaplanmamış Mesajlar
Bedava forum | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Bir bloga sahip olmak